07 Şubat 2001 Çarşamba




BİZE ULAŞIN



HABER İNDEKSİ



ARŞiV



YARDIM



KÜNYE



·  SON DAKİKA  
·  ANA SAYFA  
·  GÜNCEL  
·  SİYASET  
·  EKONOMİ  
·  YAZARLAR  
·  SPOR  
·  DÜNYA  
·  YAŞAM  
·  MAGAZİN  
·  SANAT  
·  SAĞLIK  
·  KADIN & MODA  
·  ASTROLOJİ  
·  OTOMOBİL  
·  ÇİZERLER  
·  BİLİM & TEKNİK  
·  TV'DE BUGÜN  
·  İŞ YAŞAMI  
·  ENTELLEKTÜEL B.  
·  OMBUDSMAN  
·  HAVA DURUMU  
·  İSTANBUL  
·  CUMARTESİ  
·  PAZAR  
 
 







ACIMIZ BÜYÜK

Hep ona endeksli yaşadık son 17 günü. Kara haber ha geldi, ha gelecek. Ve dün sabah "öldü" denilince... Tüm çalışma arkadaşları, son yolculuğa uğurlarken babayı kaleme aldık

     Dostları ne diyor?
     "Her zaman beyni, bedeninden daha genç olan adamdı. Sadece ihtiyarlığın kapıyı çaldığı şu son günlerde değil, onunla dostluğumun başladığı 35 yıl öncesinden beri böyleydi. Hep düşünmüşümdür, bu beyin sadece spora ve futbola hapsedilmemiş olsa, ortaya başbaşka bir İslam Çupi çıkacaktı."
Kahraman BAPÇUM

     "İslam Çupi eşsiz bir yazardı. Öldüğüne inanmak çok güç. Yaşamak için ölüme karşı verdiği direnç onun mücadeleci karakterini çok iyi anlatıyor. Dopdolu bir yazardı. Gökkuşağı gibi bir insandı. Onunla 1968’den itibaren 10 yıl bir spor sayfasının labirentleri içersinde birlikte olduk. Güzel işler yaptık. Babı ali’nin o zamanki rotatiflerine birbirinden güzel sayfalar sunduk. Ona hep efsane gözüyle bakarım. Çapa’da ölüme karşı direnirken son ödülünü kazandı, rahmetli Namık Sevik’in adını taşıyan bir yazıyla. O hep şampiyondu. Ölürken yazmak diye buna denmez mi ? Nur içinde yat sevgili İslam..
Necmi TANYOLAÇ

     "İslam Çupi hepimizin hocasıydı. Onunla yıllarca birlikte çalışmanın onuruna ve mutluluğuna eriştim. Ondan çok şey öğrendim. Spora edebiyatı getiren insandı. Farklı ve saygın bir kişiliği vardı. Entellektüel bir kalemdi. Küçükle küçük, büyükle büyük olabilen ender insalardan biriydi. Yaşamdan, mesleğinden zevk alan ve bu zevki okurlarıyla paylaşabilen asil bir kalemdi. Çok üzüldüm. Tanrı rahmet eylesin"
Nezih ALKIŞ

     "Türünün belki de son örneğiydi. Yaşayan bir efsaneydi. Usta kalemiyle satır aralarında top canbazı gibi oynayan, beyniyle erişilmez bir düşünce zenginliği yaratan, bir kelimeyi yazarken dakikalarca düşünen, sıradan, anlamsız tek bir cümle kurmadan, koca yazıyı bitiren erişilmez bir ustaydı o. Spor basınına damgasını vuran, adını kazıyan İslam Çupi ile aynı gazetede çalışmaktan, aynı sayfayı paylaşmaktan şeref duyuyorum. Yaşayan Efsane’nin önünde saygıyla eğiliyorum"
Şansal BÜYÜKA

     "İSLAM ÇUPİ arkadaştı, dosttu, sırdaştı, babaydı, ögretmendi, ama her şeyden önemlisi " adam gibi adamdı". İSLAM ÇUPİ kızına, dostlarına, kalemine, İstanbul’a ve Fenerbahçe’ye aşıktı. İSLAM ÇUPİ, yaşamı süresince hiç kimseyi kırmadı, hayatı herkesle paylaştı. İSLAM ÇUPİ, "perşembe dostlarının" ağabeyi, lideri, babası, herşeyi idi. İSLAM ÇUPİ, Türk spor basınının gerçek ve tek "spor filozofu"ydu. Ailesinin, biricik kızının, perşembe dostlarının, bütün Milliyet ailesinin, Fenerbahçe’nin ve İstanbul’un başı sağolsun"
İhsan TOPALOĞLU

     "İslam ağabeyi anlatmak için onu tanımak gerekir. O çağdaş bir yazardı. O bir spor aşığıydı. Renkli ve sevecen kişiliği vardı. Günün birinde "Baba kalk Urfa’ya gidiyoruz" demiştim. Hiç itiraz etmedi, vardık Urfa’ya. Orada Urfa’nın fahri hemşehrisi oldu. Harran Ovası şimdi İslam ağam için ağlıyor."
Hüseyin KIRCALI

     Miras
     Gazeteci gibi yaşadı;
Dürüst, düzeyli, onurlu.
Kalemi hep doğruyu yazdı;
Kıvrak, lezzetli, coşkulu.
Bir İstanbul aşığıydı;
Delicesine, yürekten, duygulu.
Aramızdan ayrıldı, bir devir kapandı.
Ve geride, şimdilerde değeri unutulmaya yüztutan bir büyük, bir anlamlı mirası bıraktı; Adını.
Zeki ÇOL

     ASLINDA alışmış olmalıydık. Güya 17 gündür kendimizi ölüm gününe hazırlamıştık. Doktorları "Umut yok" dedikten sonra, o 17 günü hep kara habere endeksli yaşamıştık. "Öldü" haberini alınca, kendimizi aldattığımızı anladık. İçimizden bir şeyler koptu. Boğazlarımızda bir şeyler düğümlendi. Gözlerimiz doldu. Ve ayrılığın acısının, ölümün soğukluğunun o zaman farkına vardık.
     ARKADAŞIMIZ, abimiz, babamızdı. Yılları, olayları, acıları, keyif dolu anları birlikte yaşadık. Kimimiz, o doyumsuz yazılarını sayfalara taşıdık. Kimimiz bir kaç kadeh yuvarladık, sohbetiyle sabahladık. Çok şey öğrendik, hepimiz onunla dostlukları paylaştık. Ve yöneticisi, yazarı, muhabiri, safya sekreteri, son yolculuğa uğurlarken İslam Çupi’yi kaleme aldık.
     ***
     İslam Çupi, sadece Türk spor yazarlığı için değil, Dünya spor yazarlığı çerçevesinde de üslubu, kültürü ve futbolu anlayışıyla eşine rastlanmayacak bir kalem olarak anılacaktır. Çupi ile kırk yılı aşkın dostluğumuz var. Onu kaybetmek bizim kadar Milliyet okurları için de büyük eksiklik olacak. Ailesine sabır ve hepimize ise onun ödün vermeyen spor anlayışını yaşatmamızı dilerim.
Togay BAYATLI
     Gazetede sırt sırta oturuyorduk. Tam bir söz cambazıydı. Kelimeleri bu kadar hakkını vererek kullanan bir ikinci futbol yazarı yok. Bazen tuttuğu Fenerbahçe fırlamalığı yapar, esprisi yakalanınca elinden bardağı düşürüp kıran bir çocuk saflığıyla gülerdi. Hep dürüstlük korkusu yaşardı. Bir ara sendika temsilcisiydi. Toplu sözleşmede topa tuttu bizi. Sonra oturur içki masasına hep, herşeyi orada hallederdi. Sonunda da o tutkusu onu...
Doğan KOLOĞLU
     Özgün ve özgürdü... İlkeli, bilgili, sevgiliydi... Balıkların, çiçeklerin ve ağaçların azaldığı, yıldız sporcuların birer birer kaybolduğu dünyayı sevmiyordu. Tek formaya tutsak olmuş, evreni sadece iki renkli gözlükle seyreden sığ ve yeteneksiz abur, cubur takımına karşın renklerin ve insanların tümünü seviyordu. Hakkı Yeten O’na "Sporun Balzac’ı" unvanını yakıştırırdı... Biz, kalplerimizden seslenirdik: "Baba!.." Rakamların, dolarların ve ihtirasların yükseldiği bir çağda "Mohikanlar’ın sonuncusu" olduğunu biliyordu. İslam Çupi, belki bir alıcısı bulunur umuduyla özgürlüğünü, felsefesini ve sevgisini bıraktı, yerine göre nota, kimi zaman da balta gibi kullandığı sözcüklerini alıp gitti. Kalemi öksüz, sevenleri yalnız kaldı.
Attila GÖKÇE
     İslam ağabeyi yaşam terazisinde tarttığımızda görüyoruz ki, kendisinden büyük ve küçük arkadaşları ile diyaloğunda saygısını ve sevgisini hiç esirgememiştir. Kurduğu düşlemler, özgün anlamlı ilginç benzetmeler onun yazarlık gerçekçiliğini simgeler. O edebi spor yazarlığında bir büyükelçi gibi Bab - ı Ali’ye konuk oldu. Değişik bir üslup göçtü, bir çınar yıkıldı, çöktü.
Tankut ANTİKACIOĞLU
     Türk spor basını, bugüne kadar yetiştirdiği en büyük ustadını yitirmiştir. İslam Çupi, spor dünyamızda herhangi bir müsabakayı bir edebiyat şahaseri halinde kaleme döken ve şairane üslübuyla sayfada işleyen en nadide ustamızdı. Türk sporu daima var olacak, ancak İslam Çupi’nin yokluğunu da her an hissetmeye devam edecektir.
Erdoğan ŞENAY
     Muhabbet yüklü gecelerimizin sonunda "Yağmur dindi beyler!.." diye bizlere evlerimizin yolunu gösterirdi... Evet... Maalesef ve ne acı ki, "yağmur dindi" Baba...
Mesut YAVUZ
     Bab -ı Ali’ye başka bir renk katan, çınar İslam, örnek olarak daima anılacak ve anlayabilenler tarafından aranacaktır.
Kaya ÇİLİNGİROĞLU
     Bab ı Ali’ye gelmiş, geçmiş en önemli yazarlardan biriydi. Özellikle spor adına, futbol adına yazılarıyla tüm dikkatleri üzerine çekmenin ötesinde, her satırında düşünce kokan bir kalemdi. Hep gönlümüzde kalacak.
Nihat GEVEN
     İnanılmaz bir kadro oldu "cennetöte... Sevik’ler, Gülesin’ler, Erbulak’lar ve daha niceleri... Şimdi de İslam abi... Kucaklaşmalarını tahmin edebiliyorum. Ve ben, biraz da kendime; geride kalan bizlere üzülüyorum.
Ercan GÜVEN
     Ustaydı. Hem kalemi, doyumsuz Türkçesi, hem Dünya görüşü ve spor bilgisiyle. Ondan çok şey öğrendim. Zaten önce yazar, sonra hocaydı. Spor yazarlığı çok önemli bir ismini kaybetti. Yeri doldurulmaz, doldurulamaz.
Ömer ÜRÜNDÜL
     Sporun edebiyat yazarıydı. Yazılarındaki yumuşaklık, sahadaki sertliği hiç aktarmazdı. Yuvarlak top, onun kaleminde dünyaya açılan bir mesaj gibiydi. İnsanlara bu topun etrafında birleşin, sevişin, gülüşün diyordu adeta İslam. Namık ağabeye söyle, Milliyet’in sönmeyecek spor meşalesi içindeki gençler sizleri asla unutmayacak.
Fevzi AKSOY
     İslam Çupi, spor yazarı. Futbolu dün bırakıp, bugün yazan Ahmet, Mehmet de spor yazarı. Ama en farklıydı, tartışmasız en iyiydi. Lefter, futbol için ne ise, O da basın için oydu. Onunla aynı gün yazılarımın çıktığı Milliyet’i saklıyorum, ileride aynı gazetede yazdık diyebilmek için.
Bilgin GÖKBERK
     Şu sütunlarda duygularını aktaran, gencisine, yaşlısına, ustasına bir göz gezdirin. Herkesin BABA için pınarlarında biriktirdiği ya da içine akıttığı gözyaşlarını, ders çıkardığı anılarını hafızanıza kazıyın. Çünkü siz onlar kadar şanslı değilsiniz. Çünkü siz İSLAM ÇUPİ gibi, çürümüş dünyanın içinde açan son çiçeği koklayamadınız... Ama şanslısınız, onun gibi bir yazı sihirbazının, artık mumla aradığımız gazeteci örneğinin eserleri hiçbir zaman ölmeyecek... O da ölmedi, kalbimizde yaşıyor... Tıpkı toprağa verdiğimiz birçok sevdiğimiz gibi...
Cem ŞENGÜL
     Güle güle baba. Seni küçük satırlar nasıl anlatabilir ki? Dostluğu, saygıyı, insanları sevmeyi paylaştık seninle kardeş gibi, baba gibi... Şimdi hepimiz öksüz, babasız kaldık. Yan masam boş, yüreğim yanıyor. Dostların, oğulların, sensiz kalan sevgilin İstanbul’un senin için ağlıyor. Nur içinde yat.
Hasan TANKAYA
     Böyle bir insanı tanımış olmayı büyük bir şans olarak görüyorum. Ondan çok şey öğrendim. Hem mesleki açıdan, hem hayatın kendisi açısından. Bana çok şeyin adabını öğretti. Bu öğrettikleriyle de en değerli mirası bıraktı. Verecekleri daha çoktu. Dayandı, direndi, ama yorgun kalbi yenik düştü. Türk basını babasını, ustasını, idolünü kaybetti. Onun öfkesini de tatlı şakalarını da muzipliğini de inatçılığını da çok ama çok özleyeceğim. Güle güle baba.
Meriç MÜLDÜR
     Haber yazmasını ondan öğrendim ben... Küçükleri sevmeyi, büyüklere saygı göstermeyi... Gazeteciliği. Kısaca hayatla ilgili her şeyi. Bir bedende benim için iki insandı o. Hem hocam, hem de babamdı. Öksüz kaldım. Bakıyorum spor servisine hepimiz öksüz kaldık. Acımız büyük. İçimiz yanıyor. Ne insan ki; bakıyorum Türkiye ağlıyor.
Gürel YURTTAŞ
     Şanslıyım, çünkü İslam Çupi gibi bir spor yazarı duayeni ile çalıştım. Pek çok meslektaşım gibi O’na özendim. Taklit bile olamadım. İslam Baba Türk spor yazarlığının gelmiş geçmiş eli öpülesi ender isimlerinden biriydi. Şanslıyım, çünkü ben O’nun elini öptüm.
Cemal ERSEN
     Onunla ilk tanışmamız İzmir’de oldu. İçindeki samimiyeti, dostluğu, insancıl yaklaşımını daha 17 yaşında görmüştüm. Onun baba sevecenliğini içimde hep hissettim. Her karşılaştığımızda duygulanır, böyle iyi bir insanı tanımak gözlerimin dolmasına neden olurdu. O benim hep içimde kalacak.
Gürsel KURU
     Sadece Milliyet’in değil, Türk basınının çok acı bir kaybı oldu İslam Çupi. Kıvrak zekası ve üslubuyla tam bir ekoldü. Hayatını gazeteciliğe vakfetmiş, yeri dolmaz bir insanı kaybettik. Acımız sonsuzdur.
Yaşar SAYGI
     Üç kelimeden ibaretti duyduğumda beni çok etkileyen ve beynime kazınan söz, "Ağaçlar ayakta ölür". Çok tanık oldum ayakta ölen ağaçlara.. Sonuncusu oldu İslam ağabey.. Ağacın hem de en görkemlisi, kök budak salmış dev bir çınarıydı. Ömrü hiç azalmayan bir sevgi yumağı içinde geçti. Seni çok özleyeceğiz baba. Nur içinde yat"
Fuat ERCAN
     "Güçlü kalemiyle yazdığı yazıları büyük bir keyif içinde okuduğum İslam ağabeyi kaybetmenin derin üzüntüsünü yaşıyorum. İşine olan bağlılığı, disiplini ile hepimize örnek olan İslam ağabey, Milliyet’in babasıydı. Hepimiz babamızı kaybettik. Başımız sağolsun."
Selçuk MUMCU
     Olmadı be baba... Var mı bizi bırakıp gitmek, Bizim Yokuş’u öksüz bırakmak? Yokuş’un son kalesi, son "imparatoruydun" baba... Şimdi "evlatların" sensiz ne yapacak ? Kime "baba" diyecek dostların, kime takılacak, kimden "ders" alacak? Kimden "50 lira borç" isteyecek... Seni seni tanımayana nasıl anlatacağız ? O kadar zor ki baba.... Adam gibi adamdın... Gazeteci gibi gazeteciydin... Güle, güle baba...Seni yaşatacağız... Seni gelecek kuşaklara anlatacağız baba...
Bilal MEŞE
     Baba gitmiş. Herkes yazı yazsın dediler. Ne hissediyorsanız yazın dediler. Ne mi hissediyorum? İnsanın nasıl etinden et kopar, tırnağı sökülür, derisi yüzülür, kafasına taş düşer, beyninin ortasına kurşun yerse ne hisseder? İşte ben onu hissediyorum. Darmadağın, sonsuz acılı, küskün, bitik, yıkık. Söyleyecek fazla bir şey yok. Sağol baba, babacığım bize bıraktığın herşey için.
Halil ÖZER
     Mesleğe başladığım 17 yıl önce tek örnek aldığım insandı. Usta kalemini hayatının her kilometre taşında başarılı ile kullanmış bir duayendi. Ağabey, kardeş, dosttu bize. Seni çok özleyeceğiz İslam baba.
Afşin YAKUBOĞLU
     Üslup, içerik ve anlatım itibarıyla türk spor basınına damgasını vuran İslam ağabeyi anlatmak çok zor. O bir ekol, dahası bir "İzm" di. Onun boşluğunu türk medyası zor dolduracak.
Ergun ATA
     Hep İslam amca gibi yazmak istedim. İtiraf etmeliyim ki beceremedim. Diğer kalemleri de okudum. Onlarda da seni bulamadım. Seni ve yazılarını hep özlemle anacağım, İslam amca.
Ünver ERGUN
     "Hayatımın önemli anlarında "babam" yanımdaydı hep. Milliyet’e ilk geldiğimde onu görmüştüm, 17 yıl önce. Nikahımda da yanımdaydı, şahitti mutlu günümde. Ama şimdi. Hayatımdaki en mutsuz günümü yaşatıyor bana... Güle güle baba!"
Uğur UZUN
     O’nu keşke daha fazla anlayabilseydik. Sporcusu, futbolcusu, basını daha çok dinleyebilseydik. Büyük insan, büyük yazardı. Onunla aynı servisi paylaşmanın gururunu hep içimde yaşayacağım.
Turgay ÖRME
     O, elindeki sihirli kalemiyle çevresindeki tüm gençleri gazeteciliğe özendiren bir kahramandı. İnsanın kendi öz babas’ndan sonra rahatça baba diyebileceği eşsiz bir insandı. Bu servisin en genci olarak İslam Baba’yı çok özleyeceğim.
Erhan TELLİ
     Onu 12 senedir tanıyorum. "Babacığım" diye hitap ederdim. Servisimizin vazgeçilmez insanıydı. Şimdi servisimiz ve spor basını öksüz kaldı.
Cengiz MALGIR
     Yıllarca herkese bir baba şefkati ile yaklaştı. Türk Basını, en büyük kalemlerinden birini kaybetti. Mesleğe yeni başlayan her genç ondan birşeyler öğrenmiştir ve eserleriyle bundan sonra da ondan ilham alacaktır.
Kartal YİĞİT
     Hayatımda iki kişiye baba dedim, biri İslam Çupi’ydi. Gazetecilik hayali kurduğum ilk gençlikte, dantela gibi bezeli, edebi yazılarını imrenerek okudum. Ve sekiz yıl, bir rüya gibi İslam Baba ile aynı gazetede çalışmanın gururunu yaşadım. O’nu çok özleyeceğiz.
Murat AĞCA
     Türk Spor Basını’nın son çınarı da yıkıldı. Onu tanıdığım 11 yıl boyunca çevresine hep ışık saçtı, gençlere deneyimlerini aktardı. İslam babanın koşullar ne olursa olsun sabahları servise kahkalar içinde girişini hep hatırlayacağız, özlemle anacağız.
Ediz SIRAPINAR
     Sen servisimizin babası; Babamız hangimizin seninle anısı yok ki, hangimiz senden bir şeyler öğrenmedik ki. Birlikte kah güldük, kah ağladık. Olmadı İslam baba senden bir tebessüm alacağımız kaldı. Çünkü gülücüğü alıp yüzümüzde hüznü bıraktın. İçimize acı saldın. Ruhun şad olsun babacığım...
Kazım AYHAN
     Servisin en yenisi olduğum için sadece sekiz ay birlikte çalışma imkanı bulabildim. Herkes baba diyordu ben de dedim. Ve sekiz aydır ilk defa servisimizin bu kadar sessiz ve hüzünlü olduğunu görüyorum.
Gökay AKIN
     İslam Çupi, benim gözümde spor yazarlığının ötesinde, her yönüyle tam bir beyefendiydi. Ve en güzel Fenerliydi.
Vedat DANACI
     İslam baba gittikçe kuruyan gazetecilik denizine gürül gürül akan bir ırmaktı. Yokluğunu hep hissedeceğiz.
Ercan ARIKAN
     Bilmediklerimizi bilen, hoş görmediklerimizi hoş gören, çok özlediğimiz bir çağın ender temsilcilerinden birini kaybettik. Senin her akşam hepimize teker teker "iyi akşamlar" dediğin gibi biz de şimdi sana sesleniyoruz: "Güle güle İslam baba!"
Serdar DİNÇBAYLI
     Bugün Milliyet’in spor sayfaları senin için ağlıyor İslam baba. Pazarın Ertesi’ni çok arayacağız. Yolun açık olsun baba!
Serdar SARIDAĞ
     Yazılarını keyifle okuyordum. Gülüşünü özlemle arayacağım. Onu anlatmaya bizim Türkçemiz yetmeyecek.
Ceyhun YEŞİN
     Her gazetecinin bir meslek idolü vardır. Örnek aldığı, peşinden gideceği bir lider. İslam Baba bizim önderimizdi. Yazı kültürü, hayat felsefesi ve yorumlarıyla benim için evimin arka penceresiydi.
Gürcan BİLGİÇ
     Spor yazarlığının duayeni, İslam Çupi’nin bir gün ölebileceğini hiç düşünmemiştim. O’nunla aynı çatı altında çalışmanın, yazılarından ders almanın, sohbetinin keyfini yaşamanın gururunu hayatım boyunca taşıyacağım."
Ayşe YEŞİN
     "Yazıları her genç gazeteci gibi beni de her zaman etkilemiştir. Ama beni en çok duygulandıran ne zaman görev icabı İstanbul’da erken saatlerde servise gitsem, O’nu işinin başında görmemdi. Nur içinde yatsın."
Necmi KEPÇETUTAN
     Sokak literatüründe bir tabir vardır, "baba" diye. Hiç sevemedim o kelimeyi. Önüne gelene öyle hitap edersin. Ama bir kendi babama, bir de herkesin dediği gibi "İslam Baba"’ya "baba" dedim hayatım boyunca. Şimdi o yok, şimdi o gitti. Acaba O’nun gibi bir "baba" daha gelir mi bu dünyaya...
Tuncay ŞEN
     Tanrı’ya şükürler olsun ki Milliyet Spor Servisi’nin "Babası" İslam ağabey gibi bir insanı bana tanıma fırsatı verdi. Seni sonsuza kadar unutmayacağız ve yaşatacağız.
Hüseyin YAVUZ
     "Boşuna İslam Çupi gibi yazmayı denemeyin" dediler, bize sadece ona imrenme şansı tanıdılar. Şimdi de tam fırsatı yakalamışken, onunla daha fazla aynı çatı altında çalışmayı beceremedik diye dövüneceğiz. Ne talih!
Yusuf KOBAL



 SPOR


BABAMIZI KAYBETTİK
Haftanın Analizi
At yarışları
Avrupa Ligleri
Beşiktaş elendi
Play - Off'da puan durumu
Toronto farklı
Filede bugün
Başkanın adamları!
Fener’de refah payı
‘Kanattan vurun’
SÜMER’DEN SALVO
ACIMIZ BÜYÜK
HESAP GECESİ
Ömer Kaner bıraktı
Terim’in zor gecesi
Sporda da ambargo
Digitürk tarifesi
Havuzda savaş


 SAYFA BAŞI 




© 2001 Milliyet