Ulaştırma Bakanı Enis Öksüz’ün 26 Eylül 1999 tarihli onayına istinaden hazırlanan "Antalya Hava Limanı Yeni Dış Hatlar Terminal Binası ve Mütemmimleri" başlıklı inceleme raporundaki iddialara yer verdiğim yazıma, hem Bayındır Holding A.Ş’den, hem de Bayındır Holding’te bir süre çalıştıktan sonra, Yaşar Grubu’na geçen Vakıfbank eski Genel Müdürü Fehmi Gültekin’den açıklama geldi. Her ikisine de bu sütunlarda yer vereceğim. Daha önce bu sütunlara taşıdığım soruyu da yineleyeceğim.
"Sayın Başbakanlık Teftiş Kurulu müfettişleri, raporlarda sözü geçen iddialarla ilgili incelemeniz ne zaman bitecek?"
Bu soruyu sözlü olarak da iletmek isterdim. Ancak Başbakanlık Teftiş Kurulu Başkanı Osman Nuri Oduncu’dan telefonuma henüz yanıt gelmedi. Eğer bir cevap alırsam, onu da yayınlarım.
Bayındır ne diyor?
"Bayındır’ın raporu kaç yıl bekleyecek?" başlıklı yazıma, Bayındır Holding’den gelen açıklama, "Sn. Fehmi Gültekin ve Sn. Önder Karaduman (DHMİ eski Genel Müdürü) şirketimizden ayrılmıştır" cümleleri ile başlıyor. Yazımda, inceleme raporundaki iddialara yer verdim. O nedenle kişilerin özgeçmişlerine girmedim. Öyle olsaydı, Gültekin ve Karaduman dışında Bayındır Grubu’ndan ayrılan bürokratları anlatmam gerekirdi...Açıklamaya dönelim...
Bayındır, "Net - Yüksel - Allder firması ihale şartnamesine uymadığı için teklifi geri alınmadı, biz kazandık. Bahsettiğiniz raporda (Şartnameyi sorgulayan da rapor) 29 milyon 680 bin dolar ucuz teklif verene ihale edilememesi sorgulanıyor. Yüksek kalitede malzemelerle 65 milyon dolar olarak hesapladık. Nasıl, 35 milyona maledecek biçiminde planlanabileceğini anlamadık."
Bayındır, otopark alanı ile ilgili iddiaları ise "Yönetim Kurulu kararı alınmış olması nedeniyle otopark ile ilgili konunun tamamen gündemden kalktığı düşünülmektedir" diye yanıtlıyor.
Bayındır’ın kredi ile ilgili yorumu da, "Bu tür imtiyazlı ve devlet tarafından gelirleri garanti edilmiş olan projelere kredi temin etmek için herhangi bir ayrıcalığa gerek olmadığı hususu finans çevrelerince çok iyi bilinmektedir" cümlesi.
Vakıfbank’ın Bayındır riskini azaltmak için gruba ait yatırımların alıcısı olduğunu biliyoruz. Buradan bir eksiltme yapılması gerekiyor. Çünkü Grubun verdiği bilgiye göre Vakıfbank, Antalya Hava Limanı işletmesinde yok. Bunu da şöyle ifade ediyorlar: "Terminal binasını işleten şirketin yüzde 30 hissesinin Vakıfbank’a (Haziran 1999) satılması bir finansman yöntemidir. Bu paylar daha sonra devredenler tarafından (kimler?) daha yüksek bir bedel ödemek suretiyle geri alınmıştır. Vakıfbank’ın şirkette herhangi bir payı yoktur. Bu işlem şu an şirketin yüzde 50 ortağı olan FAG’ın katılımını sağlamak için gerçekleştirildi."
Derinlikli konu
Konular halen incelendiği için yorum yapmıyorum. Bayındır Grubu’nun nasıl yükseldiği, hangi karelerde yer aldığı, siyasette ne kadar hakim bir rol oynadığı üzerine tez yazılabilir. Yalnızca iki satır yazı ile konuyu kapatıyorum. Bir gün kitabını yazan çıkarsa, kamuoyu doğru bildiklerinin yanlış, yanlış bildiklerinin doğru olduğunu öğrenecektir. Bunu en iyi Süleyman Demirel anılarını kaleme alarak hafızamızda yer edinen araştırmacı Hulusi Turgut(Bayındır’ın televizyonu BRT’nin Koordinatörüydü)yapabilirdi, ama o da artık Bayındır Grubu’nda değil.
İlkelerime uymadı
Refahyol hükümeti döneminde, 17 Mayıs 1997’de Vakıflar Bankası Genel Müdürlüğü görevinden alınan, 24 Temmuz 1997’de Bayındır Holding’e geçen Fehmi Gültekin, yazımda yer alan şu ifadelere itiraz ediyor:
"Vakıfbank tarafından yüklenici firmaya 1996 tarihinde 18.078.804 dolarlık Teminat Mektubu kredisi ile 5 yıl vadeli yabancı para teminat mektubu, nakit ve ithalat akreditifinde kullanılmak üzede 43 milyon 500 bin dolarlık kredi tahsis edilmiştir. Bu kredinin tesis edildiği tarihte DHMİ’nin (Devlet Hava Meydanları İşletmesi) Vakıfbank’ta vadeli olarak 44.119.296 dolar hesabı dikkat çekicidir."
Gültekin, DHMİ’nin maaşlarının Vakıfbank’tan ödenmesi nedeniyle bankalarında bu veya bunun üzerinde miktarlarda parasının olmasını normal görüyor.
Hesabın vadeli olmasının önemi yokmuş.
Kredi için ise bankayı zarara uğratmayacak bir anlaşma imzaladığını söyleyen Gültekin, "Nakit kredi alınmadı. Teminat mektubu, Hava Limanı’nın gelirlerinin depo edilmesi kaydıyla verildi. Teminat olarak da AHL hisse senetleri rehin alındı. Daha sonra Bayındır Grubu’na geçince, Vakıfbank’ın teminat mektubunu iade ettirdim ve yabancı bir bankadan teminat mektubu aldım" diyor.
Gültekin, Bayındır Grubu’na kredi verip transfer olan bir yönetici olmadığını da üstüne basa basa söylüyor. Görevden alındıktan sonra, kendisine gelen teklifler arasında Bayındır’a "Bankanız olursa gelirim" demiş. Bayındır da Derbank’ı alınca, gruba geçmiş.
Açıklamasında yer verdiği bir ayrıntı da Bayındır’dan ayrılırken pek barışık olmadıkları. Geçtiğimiz Ağustos ayında Bayındır’dan ayrılırken mahkemelik oluyorlar, sonra da anlaşıp davaları geri çekiliyorlar. ‘Neden ayrıldınız’ diye soruyorum: "İlkelerim" diyor ve Bayındır’a girişine ilişkin soruya ise , "Vakıfbank genel müdürlüğünden ayrılıp, evde gazete okuyarak vakit geçirecek değildim" diye yanıt veriyor.