08 Şubat 2001 Perşembe


BİZE ULAŞIN



HABER İNDEKSİ



ARŞiV



YARDIM



KÜNYE



·  SON DAKİKA  
·  ANA SAYFA  
·  GÜNCEL  
·  SİYASET  
·  EKONOMİ  
·  YAZARLAR  
·  SPOR  
·  DÜNYA  
·  YAŞAM  
·  MAGAZİN  
·  SANAT  
·  SAĞLIK  
·  KADIN & MODA  
·  ASTROLOJİ  
·  OTOMOBİL  
·  ÇİZERLER  
·  BİLİM & TEKNİK  
·  TV'DE BUGÜN  
·  İŞ YAŞAMI  
·  ENTELLEKTÜEL B.  
·  OMBUDSMAN  
·  HAVA DURUMU  
·  İSTANBUL  
·  CUMARTESİ  
·  PAZAR  
 
 




Yaşamayı biliyor muyuz

Değişim hamlesini sürdüren Milliyet Sanat Dergisi şubat ayında "Yaşama Kültürü" adlı bir dosyayla okurlarının karşısında

     Yayın hayatında 28 yılı geride bırakan Milliyet Sanat Dergisi, dört ay önce başladığı değişim hamlesini sürdürüyor. Bu süreçte tirajı iki katına çıkan, iki bine yakın üniversite öğrencisini okurları arasına ekleyen dergi, 1 Şubat sayısında "Yaşama Kültürü" adlı geniş çaplı bir dosyaya yer veriyor.
     
Lifestyle lifestyle dedikçe...
     Bilgi Üniversitesi öğretim üyelerinden Serhan Ada, yazısında ilginç bir sonuca ulaşıyor: "Galiba lifestyle, lifestyle dedikçe hayat tarzı da bir tür işlevsiz nesneye dönüşüyor." Türk - Osmanlı yaşama kültürünü kadının toplumsal yaşamdaki yeri, zaman karşısında takınılan tavır ve ölümle ilişkileniş tarzı açılarından ele alan tarihçi - yazar Reha Çamuroğlu, farklı bir yazıyla dosyada yerini alıyor. Anglosakson kültürü anlatan İTÜ öğretim üyesi Doç.Dr. İştar Gözaydın, batı toplumlarının kültürel gündemini Adalıların belirlemeye devam ettiğine dikkat çekiyor.
     Dosyadaki bir başka özgün kalem ise Saint Joseph Lisesi öğretmenlerinden Mişel Tagan. Tagan, Frankofon kültürü "Bir sezgi ve paylaşma kültürü, ötekini dinleme fırsatı, evrensel barış ve kardeşliğe ulaştıran bir anlayış, sevgi ortamı, hislerin eksik olmadığı düşünsel bir düş mekânı ve süreci..." olarak tanımlıyor.
     Dosyanın sonunda yer alan soruşturmada, Bedri Baykam, Bülent Erkmen, Hasan Bülent Kahraman, Ümit Kıvanç, Gülriz Sururi ve Avniye Tansuğ görüşleriyle "Türkiye’de insanlar yaşamın hakkını verebiliyorlar mı?" sorusunu ilginç açılımlara taşıyorlar.
     Bülent Erkmen, Türk insanının yaşamı yaşayamama çelişkisini son derece çarpıcı bir ifadeyle özetliyor: "Siz Türk insanının yaşama kültürü derken; makarna yemekle fesleğenli domates soslu spagetti yemek arasındaki, klasik müzik dinlemekle Chopin’in etüdlerini Ashkenazy’nin piyanosundan dinlemek arasındaki farktan mı söz etmemi istiyorsunuz? Yoksa siz Türk insanının yaşama kültürü yerine yaşama refleksine sahip olma özelliğini mi soruyorsunuz?"
     
Yaşamı renklendirmek için...
     Soruşturmada "Yaşamı renklendirmek için önce renkleri farketmek gerek. Bu da kültüre, sanata, bilime yaşamda yer açmaktan geçiyor" diyen Avniye Tansuğ, bu sözleriyle hem dosyanın hem de Milliyet Sanat’ın genel tavrının altını çiziyor bir anlamda.
     Birbirinden hoş, ilginç söyleşiler, kitap tanıtımları, sinema, tiyatro ve sergi haberleri, yenilenmiş, farklı, "genç", ilkelerinden ödün vermeyen çizgisiyle on beş gününüzü dolu dolu geçirtecek, yaşam dolu, sıcak bir Milliyet Sanat sizi bekliyor.
     


 SANAT


Yaşamayı biliyor muyuz
Ajanda


 SAYFA BAŞI 





© 2001 Milliyet