Dün gece Fiorentina için çok zordu. Ligin son iki maçını kaybetmenin moral bozukluğu, dar kadro yüzünden takımın genelindeki yorgunluk ve maç öncesi sakatlık, hastalık problemleri tedirginlik yaratıyordu.
Fatih Terim alışılmış sisteminden ödün vermedi. Fiorentina yine maça atak ve oyunu karşı alana yıkma prensibi ile başladı. Zacheroni bu sezon ilk defa dörtlü defans uygulamasına geçerken yeni transfer Kalatze’nin arkadaşlarını yeterince tanımadan orta geride yer alması Mor Menekşeler’in üretkenlik sağlaması için avantajdı. Böyle de oldu. Ama ele geçen üç fırsat kaçtı. Buna karşılık Milan’ın seyrek atak girişimleri de tehlikeli oluyordu. Toldo çok kritik anda önemli bir kurtarış yaptı. Devre biterken de Chiesa, Rui Costa’nın zamanlamalı pasıyla buluşup kendine has müthiş gole imza atınca takım rahatladı.
İkinci yarıda Fiorentina kontrollü anlayışa sadık kalınca kendi klasiğini de yine sergiliyordu. Milan da mecburen risk alıp kalabalık hücum girişimlerinde bulunuyordu. Yedek kulübesi kuvvetli olan Zacheroni bütün kozlarını denemeye başladı. Bilhassa Serginho girdikten sonra Fatih Terim’in Rossi’yi sahaya sürmesi çok akılcı bir görüştü. Bu şekilde Torricelli’ye yardım gelirken Rossi hücumu da zorladı. Daha sonra Chiesa’nın çıkmasıyla ikinci forvet kimliğine bürünen Rui Costa bir süre kendini unutturup sahneye çıkarak işi bitiren golü attı.
Sonuçta Fiorentina zorlu rakibi Milan’ı bileğinin hakkıyla geçerek finale adını yazdırdı. Bu bir yerde de Fatih Terim’in zaferiydi.