Filistin Yönetimi Başkanı Yaser Arafat, dün akşam Türkiye’ye destek çağrısı yaptı. Başkanlık Sarayı’nda bir grup Türk gazetecisi ile sohbet ederken, Ortadoğu barış süreci konusunda Türkiye’den çok şey beklediklerini söyledi. İsrail’le de çok iyi ilişkileri olan, Ortadoğu ile İslam Konferansı’nın çok önemli bir ülkesi Türkiye’nin, barışa böyle bir katkıyı sağlayabileceğini belirtti.
Arafat’a şu soruyu yönelttim:
"Şaron’la el sıkışacak mısınız? O iki yıl önce sizinle hiç el sıkışmayacağını söylemişti."
Arafat güldü ve yanıtı kısa oldu:
"Ben Rabin’le de el sıkışmıştım Washington’da, Beyaz Saray’ın bahçesinde..."
Arkasından şu soruyu yönelttim:
"Şaron’un lakabı ‘Kasap’ Arap dünyasında. Barış yapılabilir mi onunla?"
Arafat:
"Bekleyip görmek zorundayız. Bu bekleyiş bir hafta da sürer, altı hafta da sürer, bilemem. Her şey Şaron’a ve İsrail’e bağlı"
"1993 Oslo barış süreci ya da ‘Oslo modeli’ öldü mü?"
Arafat, yanıtını özellikle vurgulayarak verdi:
"Hayır, yaşıyor. Oslo sürecini hiç kimse yok edemez. Clinton, Kofi Annan, Kral Abdullah, Solana hepsi bu sürecin tanığıdırlar."
Bir sorum da şu oldu Arafat’a:
"Barıştan kim korkuyor?"
Gülerek yanıtladı Arafat:
"Ben değil."
Bir sorum da Şaron ile ilgiliydi.
"Şaron seçim gecesi İsrail’in ‘bölünmez ve ebedi başkenti Kudüs’ten vazgeçmeyeceğini söyledi."
Arafat’ın cevabı, soruyu bile beklemeden geldi:
"Şaron’un bu dediğine Arap ülkeleri de, İslam ülkeleri de, Hıristiyan dünyası da, Birleşmiş Milletler de, hepsi karşı... Buraları bizim kutsal topraklarımız, bütün Müslamanların kutsal yerleri..."
Son sözü Arafat’ın şuydu:
"Bekleyip göreceğiz, İsrail’le Şaron’u..."
Aşağıda, dün akşam geç vakit Arafat’la Gazze’de yaptığımız görüşme öncesinde yazdığım yazı yer alıyor.
Kasapla barış nasıl olur?
Barış umutları açısından kötümserlik ve belirsizlik havasının koyulaşması... Bir adım ötesini doğru dürüst göremeden, nerede ne patlayacak diye her an diken üstünde yaşayan insanların gerginliği, sıkıntılı hali...
Ya da bütün bunların toplamı:
"Ne olacaksa olsun artık!" psikolojisi...
Ve Filistinlilerle Yahudiler arasında aşılması zaten kolay olmayan güvensizlik ve sevgisizlik duvarının biraz daha yükselmesi, yani seçim gecesiyle birlikte duvarın üstüne bir sıra tuğla daha örülmesi...
Başka bir deyişle:
Muhafazakar Likud’un lideri, 72 yaşındaki Ariel Şaron’un, yani Arap dünyasında en çok nefret edilen ve hiç güvenilmeyen bir liderin, başbakanlık seçimlerini kendi lakabına uygun olarak buldozer gibi Barak’ın üzerinden geçerek kazanması kafaları daha da karıştırmış durumda...
Seçim gecesinden itibaren kulaklar kirişte. Kötü haber bekleyenlerin sayısı az değil.
Nerede ne patlar?
İntihar eylemi olabilir mi?
Yani sokaktaki adam kaygılı!
Provokasyon korkusu içinde... İki tarafın fanatikleri zaten Kaf Dağı’nın arkasında olan barış umutlarını iyice gömmek için terör ve şiddet eylemlerine başvurabilir mi?
Kana ve trajediye bir türlü doyamayan bu çelişkiler yumağı coğrafyada her şey mümkün! Daha bir iki ay öncesine kadar Şaron’un böylesine bir seçim zaferiyle iktidarı ele geçireceğini hiçbir Allah’ın kulu düşünmemişti bile.
Ama bu şimdi gerçekleşti.
Yarın bir başka şey niye olmasın ki? Örneğin Şaron’la Arafat’ın el sıkışması.
Olabilir mi?
Gazze’de, Filistin Özerk Yönetimi’nden bir yetkiliye dün öğle vakti sohbet arası sordum:
"Arafat, Şaron’un elini sıkacak mı?"
"Niçin sıkmasın ki? Bu Arafat’ın sorunu değil. İki yıl önce Dışişleri Bakanı’yken Şaron’du, Arafat’ın elini hiçbir zaman sıkmayacağını söyleyen..."
‘Yeni adam’ olmak...
Aynı soruyu dün öğle vakti Gazze’de, Filistin Yönetimi’nin fiilen Dışişleri Bakanlığı koltuğunda oturan Nabil Shaath’a sorduk. NTV’den Mithat Bereket’le birlikte sorularımızı yanıtlarken şöyle dedi:
"Böyle bir problemi yok Arafat’ın. O, Rabin’in bile elini sıktı. Geçmişin yaraları ne kadar yakıcı olursa olsun, geçmişe aittir, geçmişte kalmalıdır. İleriye bakarak bu yaraları tedavi etmekten başka çaremiz yok. İnsanlar değişir. Menahem Begin bile değişmişti."
"Yani ‘Kasap’la da barış olabilir mi?"
"Niye olmasın? De Gaulle de kasaptı Cezayir’de! Ama Cezayir barışını o yaptı. Begin de kasaptı! Mısır’la barışı o yaptı. Şaron da bizim için kasap! Ama ‘yeni’ bir adam olabilirse, barışı niye yapmayalım ki?.."
"Şaron 72 yaşında. Bu yaştan sonra değişebilir mi?"
"Neden olmasın? Geçmişin zincirlerinden kurtulursa, Filistinlileri boğmaya çalışan caniyane İsrail kuşatmasını kaldıracak önerilerle karşımıza gelirse, Şaron da değişmiş olur."
"İyimser misiniz?"
Filistin yönetiminin dış politikasından sorumlu Bakanı Nabil Shaath hiç duraksamadan yanıtlıyor bu sorumuzu:
"Fazla iyimser değilim."
Şöyle devam ediyor:
"Korkmuyoruz tabii ama tedirginiz."
Filistin yönetiminin havası böyle.
Şaron’dan umutlu olmadığını söylemek, Filistin tarafındaki en yaygın söylemlerden biri. Bu söylemin altında elbette İsrail’in yeni Başbakanı Şaron’un dünya kamuoyundaki son derece olumsuz şöhreti yatıyor. Filistin tarafı, Kasap Şaron söylemiyle İsrail’in uluslararası kamuoyundaki imajını kötüleştirmeyi, böylece yeni yönetimi şimdiden baskı altına almayı da deniyor olabilir.
Anlaşılan o ki, barış konusu bir süre daha bekleyecek bu bölgede.
Ne zamana kadar?
Barak daha 45 gün başbakanlık koltuğunda oturacak. Bu bir anayasal süre. Likud lideri Şaron bu arada en geniş tabanlı bir milli birlik hükümeti kurmayı deneyecek. Eğer İşçi Partisi’ni ikna edemezse, bu defa sağ bloku bir koalisyon çatısı altında toplamaya çalışacak.
Gerçek şiddet!
Deniyor ki:
"Şaron, hükümetini kurmaya çalışırken, ‘93 Oslo modeli artık tarihe karıştığına göre, yeni bir barış modeli ortaya çıkarmayı deneyecek."
Yani bir bekle gör dönemi mi?
Olabilir.
Bu dönem yıl sonuna kadar bir erken seçime de gidebilir.
Gazze’de, Akdeniz kumsalına bitişik Al Salam isimli balıkçıda dün öğleden sonra çipura benzeri tava balıklarımızı ve barbunyaları atıştırırken bir meslektaşım, Filistin Enformasyon’dan bir yetkiliye sordu:
"Bugün şiddet olayı var mı?"
Yanıt hem ilginç hem düşündürücüydü:
"Artık neden olsun ki şiddet? Beklenen bir barış yok ki artık. Ama bundan sonra gerçek şiddet gelecek."
Bu toprakların barıştan çok yine acıya gebe olduğunu gösteren bir işaret sayılmaz mı bu cevap da?..