09 Şubat 2001 Cuma


BİZE ULAŞIN



HABER İNDEKSİ



ARŞiV



YARDIM



KÜNYE



·  SON DAKİKA  
·  ANA SAYFA  
·  GÜNCEL  
·  SİYASET  
·  EKONOMİ  
·  YAZARLAR  
·  SPOR  
·  DÜNYA  
·  YAŞAM  
·  MAGAZİN  
·  SANAT  
·  SAĞLIK  
·  KADIN & MODA  
·  ASTROLOJİ  
·  OTOMOBİL  
·  ÇİZERLER  
·  BİLİM & TEKNİK  
·  TV'DE BUGÜN  
·  İŞ YAŞAMI  
·  ENTELLEKTÜEL B.  
·  OMBUDSMAN  
·  HAVA DURUMU  
·  İSTANBUL  
·  CUMARTESİ  
·  PAZAR  
 
 




Kudüs'ten: Barış için milli birlik hükümeti...

     KUDÜS

     Yıl 1996. İsrail Başbakanlık binasının önünde küçük bir çadır. İçinde, tek başına açlık grevi yapan bir siyaset adamı:
     Ariel Şaron.
     
İsrail hükümetinin Filistin yönetimiyle yürüttüğü barış görüşmelerini protesto ediyor. O günlerde bir İsrail heyeti Yaser Arafat'ı ziyarete gider. Filistin lideri masadaki tabaktan bir elma alır ve alaylı bir dille, "Alın bunu Şaron'a götürün, aç kalmasın!" der.
     Değişimin hızı ve cilvesi...
     Özellikle Ortadoğu'da daha çarpıcı.
     72 yaşındaki Likud Partisi lideri Şaron, beş yıl önce önünde açlık grevi yaptığı Başbakanlık binasının şimdiki sahibi. Arafat ise beş yıl önce kafa bulduğu Şaron'la bugün el sıkışma noktasında...
     Arafat'a önceki gece Gazze'deki Başkanlık Sarayı'nda sordum:
     "Şaron'la el sıkışacak mısınız? O sizinle hiç sıkışmayacağını iki yıl önce Dışişleri Bakanı iken söylemişti."
     Arafat'ın yanıtı sakindi:
     "Ben İzak Rabin'le de el sıkışmıştım."
     "Arap dünyasında lakabı 'Kasap' olan Şaron'la barış yapılabilir mi?"
     Kışkırtmaya yine gelmedi:
     "Barış görüşmelerine kaldığımız yerden devam etmeyi umut ediyorum."
     "Yani Oslo barış süreci ölmedi mi?"
     Üslubu gene mutedildi Arafat'ın:
     "Hayır, yaşıyor. Oslo sürecini kimse yok edemez. Şimdi her şey İsrail'le Şaron'a bağlı. Bekleyip görmekten başka çaremiz yok. Bu bekleyiş ne kadar sürer? Bir hafta, altı hafta, bilemem."
     Bekle gör!
     Bütün taraflar, bütün başkentler şimdi bu bekleyişin içinde. Herkes Şaron'un nasıl bir hükümet kuracağını bekliyor. Çünkü, yeni hükümetin kompozisyonunu ve koalisyon bildirgesini görmeden sağlıklı bir değerlendirme yapmak olanaksız.
     Bekleyiş ne kadar sürer?
     Bir aydan aşağı olmaz diyenler çoğunlukta.
     Moşe Dayan formülü...
     
Peki, nasıl bir koalisyon?
     Ariel Şaron, İşçi Partisi'ni de içine alan geniş tabanlı bir ulusal birlik hükümeti kurmak istiyor.
     Bu bakımdan kamuoyunun nabzı olumlu. Yoklamalarda ulusal birlik hükümeti diyenler yüzde 80 - 85 arasında çıkıyor. Yani Şaron'un arkasında kamuoyu desteği var.
     Buna karşılık seçimi kaybetmiş ve Ehud Barak'ın istifasıyla lidersiz kalmış olan İşçi Partisi kaynıyor. Kafalar karışık! İsrail solunun öteden beri kabusu olan Şaron'la kol kola girmeyi istemeyenlerin sesi yüksek çıkıyor.
     Ancak, 1970'li yıllarda Mısır'la barışı yapan Likud lideri Menahem Begin örneğini anımsatanlar da var. Şaron gibi yalnız Arap dünyasında değil, İsrail solunda da bir tarihlerde hiç sevilmeyen ve adı 'Eli kanlı terörist'e çıkmış olan Begin 1977'de İşçi Partisi'ni de alarak bir milli birlik hükümeti kurmak istemişti.
     İşçi Partisi bu öneriyi reddetmesine rağmen, partinin çok önde gelen iki kişisi Moşe Dayan'la Ezer Weizman koalisyona girmeyi kabul etmişlerdi. Dayan Dışişleri, Weizman Savunma Bakanı olmuştu. Böylece eli güçlenen Begin bu sayede Enver Sedat'ın Mısırı'yla 1978'de Camp David Barış Antlaşması'nı imzalamıştı.
     Şimdi Şaron da İşçi Partisi'ni milli birlik hükümetinin içinde görmek istiyor. Barak'a Savunma, Perez'e Dışişleri bakanlıklarını önerdiği biliniyor. İsrail kamuoyunda ulusal birlik hükümeti lehine esen şiddetli rüzgarlara dikkati çekenler, İşçi Partisi'nin bir süre sonra Şaron'la el sıkışabileceğini belirtiyorlar.
     Bu konuda, İsrail Dışişleri'nden üst düzeyde bir yetkili dün öğleyin kendisiyle sohbet ederken şunları söyledi:
     "72 yaşındaki Ariel Şaron'la 77 yaşındaki Şimon Perez'in birbirlerine ihtiyacı var. Şaron da eski Şaron değil artık. Kendisinin uluslararası kamuoyundaki kötü imajının silinmesi ve uluslararası sahnede belli bir meşruiyet kazanması için Perez'i istiyor Şaron. Buna karşılık, İşçi Partisi'yle İsrail politikasının akil adamı Perez ise mimarı olduğu ve Nobel Barış Ödülü'nü kazandığı Oslo barış sürecini kurtarmak istiyor."
     
"Oslo ölmedi mi daha?"
     "Doğru, hastaneye kaldırıldı. Yoğun bakımda ve çok kritik durumda... Ama ne yapacaksınız? Sil baştan yapmak da kolay mı? Şurası da doğru: Barak fazla cesur, fazla hızlı gitti. Oslo'nun mimarlarından Şimon Perez de fazla hızlı gidildiği kanısındaydı."
     
Arafat yanılttı!
     Şöyle devam etti aynı yetkili:
     "Arafat alır sandık, yanıldık. Toprağı verirsin, imzayı basar sandık, olmadı. Barış karşılığı toprak formülü tutmadı. Ve İsrail solu için bu büyük bir şok oldu. Arafat da çok büyük bir fırsat kaçırdı. Ama şimdi sil baştan yapılabilir mi? İlk kareye dönebilir misin? İsrail olarak toprağın yüzde 98'ini konuşmuşsun, şimdi yüzde 45 diyebilir misin? O yüzden Oslo öldü demek de kolay değil. Kaldı ki Perez de ölsün istemez. Çünkü ölürse, tarihe başarısız bir devlet adamı olarak geçer de ondan..."
     
Oslo öldü, ölmedi.
     Tartışmalı sayılabilecek bir konu. Öldüğünü, kritik durumda olduğunu söyleyenler kadar, hala yaşatmak isteyenler de var.
     Ama şimdi herkes bekleyişte.
     Şaron'un nasıl bir hükümet kurabileceği, zaman zaman birbirlerine ev ziyaretleri de yapan Şaron'la Perez'in anlaşıp anlaşamayacakları bekleniyor.
     Kritik bir azman dilimi!
     Nitekim, dün güpegündüz Kudüs'ün orta yerinde havaya uçan otomobil d7e, bu ritik zamanın tedirgin edici işaretlerinden biri...
     
     h.cemal@milliyet.com.tr
     



 SAYFA BAŞI 





Taha AKYOL
Din ve toplum

Melih AŞIK
Piyano zamanı

Fikret BİLA
Sezer'in kararı

Berrin Cankat
Metin Toker’in şubatları

Hasan CEMAL
Kudüs'ten: Barış için milli birlik hükümeti...

Güneri CIVAOĞLU
Acil servise...

Yalçın DOĞAN
CHP'de kendini aşma zamanı

Yalım ERALP
Büyüklük kompleksi

Abbas GÜÇLÜ
Meslek liseleri katlediliyor

Nail GÜRELİ
Tarih yazan Çupi

Doğan HEPER
Coşan'a karşı Nazım Hikmet

Sami KOHEN
Zaman daralıyor

Meliha OKUR
Kişisel kavga zamanı değil...

Hasan PULUR
Ecevit, o sözlerini tutanaktan çıkarmalı

Derya SAZAK
Sezer de olmasa

Umur TALU
N'apıyor bu cumhurbaşkanı?

Meral TAMER
Türk Dil Kurumu kusur kalırdı!

Tamer HEPER
Tazminat istenebilir

Güngör URAS
Piyasanın açılması "mümkün değil"

Serpil YILMAZ
Demirel gitti, Polisan ayağa kalktı

© 2001 Milliyet