10 Şubat 2001 Cumartesi


BİZE ULAŞIN



HABER İNDEKSİ



ARŞiV



YARDIM



KÜNYE



·  SON DAKİKA  
·  ANA SAYFA  
·  GÜNCEL  
·  SİYASET  
·  EKONOMİ  
·  YAZARLAR  
·  SPOR  
·  DÜNYA  
·  YAŞAM  
·  MAGAZİN  
·  SANAT  
·  SAĞLIK  
·  KADIN & MODA  
·  ASTROLOJİ  
·  OTOMOBİL  
·  ÇİZERLER  
·  BİLİM & TEKNİK  
·  TV'DE BUGÜN  
·  İŞ YAŞAMI  
·  ENTELLEKTÜEL B.  
·  OMBUDSMAN  
·  HAVA DURUMU  
·  İSTANBUL  
·  CUMARTESİ  
·  PAZAR  
 
 




Gölgeler

     "Gölge, doğuşunu ışığa borçludur.
      John Gay"

     
     Türkiye'de görüntüler net değil.
     Ardarda gölgeler var...
     Örneğin, bir casusluk romanı kadar heyecan verici olan "Ermeni soykırımı" iddialarının arkasında, matruşka bebekleri gibi birbirinin içindeki gölgeler...
     Hadisenin bazı aşamalarını daha önce yazmıştım.
     Ama... Yeni bilgilerle giderek daha ilginç bir hal alıyor.
     Şöyle ki...
     
Baskının anatomisi
     Türkiye'nin Ermenistan'la ilişkilerini düzelterek, dünyadaki Ermeni Diasporası'nı etkisiz hale getirme yolunun üzerindeki engel Azerbaycan'dı...
     Azerbaycan ile köken bağımız var...
     Ayrıca... Azeri petrollerinin Bakü - Ceyhan Hattıyla Akıtılma Projesi ve bu hattı stratejik olarak Rusya'dan geçirtmek istemeyen Washington yönetimi de ağırlıklı etkenlerdi...
     Kilidin açılması için Azerbaycan'la Ermenistan arasında çok gizli görüşmeler başlatılmıştı.
     Ancak... Koçaryan'ın Cumhurbaşkanı olmasından sonra bir grup tarafından Parlamento basıldı... Başbakan öldürüldü.
     Yeni Cumhurbaşkanı Koçaryan, baskını yapanlarla başbaşa konuştu ve isyanı kırdı.
     "Meclis'e baskının, gizli görüşmelerin öğrenilmesi sebebiyle yapıldığı ve Koçaryan'ın da onlara, Azerbaycan'la diyaloğu kesme sözü verdiği" yolunda yaygın bir kanaat vardır.
     "Daha sonra Koçaryan'ın düğmeye bastığı ve Ermeni Diasporası'nı ABD, İtalya, Fransa, Belçika ve İngiltere'de 'kıyım' iddiaları için harekete geçirdiği" izlenimleri hiç yalanlanmadı.
     
Gölgenin gölgesi
     Dahası...
     Türkiye'nin istihbaratına göre; "Koçaryan, büyük bir olasılıkla bu baskını el altından kendisi düzenletmiştir."
     
Böylece, ABD'ye karşı "Azerbaycan'la gizli görüşmeleri kesen ve Bakü - Ceyhan stratejik boru hattını sabote eden adam" görüntüsünü vermemiştir.
     Bitmedi...
     Ya Koçaryan'ın da arkasında bir gölge varsa?
     "Bu baskını, Koçaryan'ı kullanarak ya da doğrudan Taşnak militanlarını harekete geçirerek Rusya Gizli Servisi'nin yaptırdığı" iddiaları da Türkiye'ye ulaşan bir diğer istihbarattır.
     Böylece Rusya, Kafkasya'da Türkiye - Ermenistan - Azerbaycan petrol yolunun açılmasını ve Ermenistan'ın da kendi etki alanından çıkmasını önlemiştir.
     
Diyarbakır'da suikast
     Şimdi de başka görüntülere ışık tutalım ki... Geri plandaki gölgeler belirsin.
     Örneğin, Diyarbakır Emniyet Müdürü Gaffar Okkan'a yapılan suikast...
     Değerli bir Emekli General'in yorumunu yansıtayım.
     "Bu, öyle bir terör örgütü işi değil.
     Arkasında kurmay kafası olan büyük bir organizasyon.
     30'a yakın adam... Birinci kademede
'perdeleme'... Ardından eylemi silahla gerçekleştirenler... Sonra 'baraj grubu'...
     Yani, eylem koyarken perdeleme grubu herhangi bir gözlem ve müdahaleyi gizliyor, caydırıyor.
     Diğer uçtaki baraj grubu da aynı işlev için hazırlanmış olmanın ötesinde, suikastten kurtulabilecek olanlara operasyonu tamamlayacak ateş hattını oluşturuyor.
     Ve gene bu iki kanattaki gruplar, silahlıların olay yerinden uzaklaşmalarını güvenceye alıyorlar."
     
Uluslararası düzeyde bir suikast...
     Bu kadar çok sayıda kişinin yer aldığı bir saldırıdan sonra hiçbirinin yakalanmamış olması, daha da düşündürücü değil mi?
     Arkalarında hangi amaç ve gölgeler var?
     Ve Yunan soykırımı(!)..
     
Dün, Yunan Hükümeti'nin ani bir kararıyla "14 Eylül Türklerin Anadolu'da Rum Soykırımını Anma Günü" ilan edildi.
     Yakında "1 milyon Rum'un kıyıldığı"nı öne süren bu iddia, Avrupa Parlamentoları'na ve ABD Kongresi'ne de taşınır.
     Gölge oyunu sürüyor.
     Adeta... Bir senaryonun sayfaları sahnelenmekte.
     
     gcivaoglu@milliyet.com.tr



 SAYFA BAŞI 





Taha AKYOL
Eşitlik, laiklik

Şahin ALPAY
Haklı uyarı

Melih AŞIK
Piyano zamanı (2)

Fikret BİLA
Ekonomiye ince ayar

Berrin Cankat
Büyükelçi, bakan ve güzel kadın

Hasan CEMAL
Ramallah'ta bir cuma: Şiddetle barış...

Güneri CIVAOĞLU
Gölgeler

Serdar DEVRİM
Alo karne sendromu

Yalçın DOĞAN
"Kara Kasım" rüşveti

Abbas GÜÇLÜ
Öğretmenin feryadı

Doğan HEPER
İktidar pahalı "çözüm"e teslim

Sami KOHEN
Ortadoğu'da belirsizlik

Meliha OKUR
Gündemin adını siz koyun!

Hasan PULUR
Kılavuzu Fransız olanın...

Derya SAZAK
Çankaya

Umur TALU
Maruzatımız var

Meral TAMER
ABD üzerinden borç tasfiyesi

Güngör URAS
"Porgy ile Bess" İstanbul'da

© 2001 Milliyet