Düsseldorf'da ünlü alışveriş ve eğlece merkezleri, Heike's, Kombucha, Türk mankenleri CPD'yi salladı, ölümden döndük, Divan'da pazar keyfi...
Sabah uyandığımda muhteşem bir kahvaltı vardı. Tüm mankenler asker gibi salondaydı. Kahvaltıda Ceylan Saner ile sohbet ettim. Ceylan yazılanların aksine, kocası Selim Tekyeli ile çok mutlu olduğunu söyledi. Sonra şehri dolaştık. Yıllar önce Hülya Avşar, İbrahim Tatlıses, Bahar Öztan, Oya Aydoğan, Pakize Suda, Kamil Sönmez ile bu kentte konser vermiştik. Düsseldorf'da son yıllarda büyük göç yaşanmış, nüfus azalmış. Yeniden yapılan eski kent eğlence, lüks eşya ve ticaret merkezi olarak kurulmuş. İlk gece gittiğimiz Louisiana da eski kentteydi. Otel çevresinde çok şık bir yer keşfettim: Heike's Baguetteria. Ertesi sabah kahvaltıyı burada yaptım. Hayli ucuz. İtalyan ve baguette sandöviç çeşitleri, kruasanlar, salatalar müthiş. Tıka basa yedim, 10 mark, yani 3,5 milyon verdim. Türkiye'de böyle bir yerde bu paraya ancak kahve içersiniz. Ardından grup halinde dünyanın en büyük moda fuarının gala defilelerine katılmak üzere CPD'ye gittik. 46 ülkeden 2000'in üzerinde moda firmasının 2001 -2002 sonbahar -kış koleksiyonlarını, çeşitli saatlerde ayrı salonlarda düzenlenen defilelerde sergiliyorlar. Bu fuarı organize eden IGEDO COMPANY'nin yönetim kurulu üyeleriyle tanıştım. Fuarın gala ve devam defilelerini yapan, bana göre mesleğinde rakipsizler arasında giren sevgili Uğurkan Erez ilk kez bir Türk koreografi olarak başarı kazanırken 13 top modelimiz de Avrupa'nın önde gelen modacılarının defilelerinde yer aldılar. İzlerken gözlerim doldu. Tabii bu başarıda İTKİB Başkanı Nuri Artok ile Fuarlar Komitesi Başkanı Süleyman Orakçıoğlu'nun da payı büyük. Asuman Krause, Burcu Erkoç, Burcu Kutluk, Ceylan Saner, Çağla Şıkel, Deniz Akkaya, Gülsün Duran, Şenay Akay, Sema Şimşek, Sinem Öztufan, Tuğba Karaca, Yüksel Ak ve Uğurkan Erez ile ne kadar gururlansak azdır. Pırıl pırıl Türk tasarımcısı, modacısı olarak Hakan Yıldırım'ın da başarısını gözardı etmemek gerekir. Her defile sonrası konuklara ikram edilen Kombucha adlı bir Çin çayı yakında Türkiye'de de piyasaya sürülecek. Müthiş bir şey. Gençlik iksiri gibi.
Ünlü alışveriş merkezleri...
Defile sonrası Düsseldof'un en ünlü alışveriş merkezleri olan ve zenginler semti olarak adlandırılan SchadowstraBe 11'de önce Shadow Arkadan'a girdik. Bizim Akmerkez gibi, dünya markaları satılıyor. Burada 'Otto Bittner' hayli şık bir cafe -restoran, fiyatları da ehven. Ardından yine Akmerkez ayarında bir başka alışveriş merkezine, Kö -Gaylarie'e girdik. Königsallee 60'daki Kö'nün içinde çok şık Marche Restaurant var. Movempick zincirinden. Kahvaltı, muhteşem bir yemek, zengin bir tatlı büfesi, kısacası damak tadınıza uygun herşey var, üstelik açık büfe. Brunch 30 mark, yani 10 milyon. Bir porsiyon makarna ve yanında bira 6, kahve, çay ya da soğuk bir içecek ve yanında pasta ise 3,5 milyon lira. Bence Almanya gerçekten ucuz. Alışveriş de öyle. Vitrinleri gezerken şok oldum. Ama mağazalar erken kapandığı için birşey alamadım. Fakat 100 milyona kışlık ve yazlık gardrobunuzu yapabilirsiniz. Hele H&M diye bir mağaza var ki 1 milyona t -shirt, pijama, gecelik bulabiliyorsunuz, üstelik de hayli şık. Yine Sevens Passage, Königsalle meşhur alışveriş merkezleri. Tabii bu arada bir zincir halinde olan ve bizim Karamürsel Mağazaları'na benzeyen Kaufhoff'lar ise bizim pazarlarımızdan da ucuz. Türklerin çok sık gittiği 'La Canseletta Pizza', Çin yemeği için 'Rosengaten', 'San Boo', Meksika restaurantı 'Bandido', eğlenmek için Capitol Theater'da sahnelenen 'Life a Cabaret Das Musical' ve 'Apollo Variete' ilginizi çekebilir. Dönüşte ölümden döndük. Uçağın iniş takımları teknik nedenle açılmadı, pilot pas geçti. Bu durumu anons edince herkesin beti, benzi attı. Neyse, 45 dakika sonra indik. Ayağımın tozu ile daldım yine İstanbul eğlence yaşamına.
Divan Pub'da bir pazar, Kenan çok hızlı
Son zamanlarda internet magazini aldı başını, gidiyor. Öncülüğü sevgili Ufuk Güldemir www.habertürk.com ile yaptı. Ardından magazin basınının sevilen iki ismi, Tayyar Işıksaçan ve Hakan Solaker www.superbacanaklar.com sitesinde magazin dünyasını anlatmaya başladılar. Şimdilerde ise magazin dünyasının usta ismi Kenan Erçetingöz www.gecce.com ile fırtınalar estiriyor. Ben tıklattım ve şok yaşadım. Mutlaka tıklatın, siz de Kenan'ın cesur yorumları ve haberleriyle şok yaşayabilirsiniz. Efendim, bugün pazar malumunuz. Gününüzü zengin bir kahvaltı ya da tadında bir öğle yemeği ve Boğaziçi'nin keyfini çıkararak geçirmeniz için Kuruçeşme Divan Pub'ı öneriyorum. Ben kahve içmeye de olsa uğrayacağım. Açık büfesi zengin olacak, kişi başı 17,5 milyon. Bu rakam size pahalı gelirse Ortaköy Ertekin'de 5 milyona ya da Arnavutköy'deki Kumrucu Hüseyin'de 1,5 milyona farklı bir pazar geçirebilirsiniz.
Çapa & Çapa ortaklığı bitti mi? Öncelikle belirteyim, yazacaklarım can dostum İzet Çapa'yı koruma ve kollama adına değil. Zaten 20 gündür görüşemiyoruz. Yalnızca gazetecilik görevimi yerine getiriyorum. Son günlerde İzzet ile ağabeyi Celal'in arası limoni. Bunun nedeni de eski Bice'nin sahibi Cüneyt Kurt. Nişantaşı'nda eski Bice'nin yerine açılan Fashion Figaro'nun trend olduğunu ve hafta arası bile kapısında kuyruk oluştuğunu bilmeyen yok. İşlettiği her yeri ihya eden, mekan sahiplerini paraya boğan can dostumun ne yazık ki kuruşu yok. Yani İzzet'in attığı imzaların karşılığı, kocaman bir sıfır. 6 aydır ortağı olduğu ve işletmesini yaptığı şirketlerden kuruş para alamayan, talep edince de 'tu kaka' olan İzzet'e milyon dolarlık tekliflerin getirildiğini biliyorum. Ama o ağabeyi Celal'a kazık atmamak için hepsini reddetti. Kapısına kilit vurulan, alacaklıların sıraya girdiği Bice'nin yerine açtığı Fashion Figaro'yu trend haline getiren İzzet'e yapılan yanlışlığa ben "nankörlük" derim. Yakın arkadaşlarım olan Cüneyt Kurt ve Celal'in şapkalarını önlerine koyup düşünmeleri gerektiğine inanıyorum. Önce genç ve başarılı işletmeci Tolga Sezgin'i bezdiren Cüneyt, hakkı olan parayı isteyen İzzet'e "Ben günah keçisiyim, o ağabeyine dikkat etsin" dese de haksız. Çapa & Çapa'yı eğlence dünyasının imparatorluğu yapan İzzet, şimdilerde Sellam, Fashion Figaro ve Bario Latino'ya dönmek istemiyor. İzzet'in elini çektiği yerler batmaya mahkum. Bekleyelim ve görelim... Bakalım Fashion Figaro, Sellam ve diğerleri ne olacak? Yerimizin darlığı nedeniyle 'Haftanın Dedikodusu'nu koyamadık bağışlayın. Bu pazar da bu kadar. Kalın sağlıcakla, en kötü gününüz benimkinden iyi olsun efendim.