BİLİMSEL düşünce çağımızın belki de birinci özelliğidir. Hatta, demokrasiye aykırı olarak, bilimi siyasi meşruiyet kaynağı sayanlar bile olmuştur: Pozitivist ve 'bilimsel sosyalist' diktatörlükler gibi...
Bilimsellik sözü fevkalade yaygındır ama bilimsel düşünme o kadar yaygın değildir.
Elbette bilim felsefecisi olmak zorunda değiliz, ama bu çağda "popüler bilim" düzeyinde bir şeyler okumamız gerekir.
Bugün, TÜBİTAK tarafından yayımlanan, Sir Peter Medawar'ın "Genç Bilim Adamına Öğütler" adlı kitabından bahsedeceğim. (Atatürk Bulvarı, No: 221, Kavaklıdere, Ankara)
Önce kitaptan ilginç bir cümle: "Dinsel inançların 'bilimsel' açıdan eleştirilmesi, inançların bilimsel açıdan savunulmasından daha az yanlış değildir." (Sf. 34)
Dahasını merak edenler kitabı okumalıdır.
* * * MEDAWAR başka bir bölümde diyor ki: "Aristotales teorilerini kurmak için deneylerden yararlanmadı. Onun yöntemi, teorilerini rasgele ortaya attıktan sonra, asılsız önerilerine destek ve kabul sağlamak için deneyleri kullanmaktı..." (Sf. 85)
Aristo'ya göre, alev ve sıcak gazlar güneşten gelmişti, aslına dönmek için göğe yükseliyordu. Katı cisimler toprağa dönmek için yere düşüyordu.
Evet, işte dünya kurulalı beri alevler yükseliyor, cisimler düşüyor; Aristo teorisi katrilyonlarca defa 'doğrulanmış' oluyordu!!!
Sürekli kollarını sallayarak bu şekilde "vahşi filleri kovaladığını" söyleyen bir New Yorkluyu psikiyatriste götürmüşler. New York'ta vahşi hayvanların olmadığını söyleyen psikiyatriste bu kişinin cevabı: - Yöntemim çok etkili değil mi?! (Sf. 58)
Bu örnekte de, Aristo teorisinde de dış görünüşteki olaylarla, onların gerçek sebepleri arasındaki bağlantı, zihinde yanlış kurgulanmış, yanlış sebeplere bağlanmıştır. Politik paranoyalarda da böyledir.
Halbuki, cisimlerin düşmesinin sebebi yer çekimi, sıcak gazların yükselmesinin sebebi ısı farkı, yani fiziğin termodinamik yasalarıdır.
* * * GÖRDÜĞÜMÜZ olayları, hele de duygularımızı etkileyen karmaşık toplumsal görüntüleri, böyle zihnimizdeki önyargılı kurgulara bağlamadan nasıl anlayabiliriz? Mesela türban irtica simgesi mi, modernleşme simgesi mi?!
Elbette fizikle sosyolojinin kuralları çok farklı. Ama Medawar, sosyal bilimleri de içine alan çok genel bir bilimsel düşünme meselesi üzerinde duruyor. (Sf. 2) "Önemli olan, mümkün olduğunca işin doğrusunu bulmak arzusu ve bunu sağlayacak girişimlerde bulunmaktır." (Sf. 3)
Yani araştırma... Yani, zihnimizdeki önyargıları, daha gelişmiş düzeyde ise, teorik hipotezleri olaylara vurarak 'test' etmek gerekir. Medawar, "Kant tarzı" dediği bu bilimsel araştırmayı şöyle ifade ediyor: "Bakalım, farklı bir bakış açısıyla ne tür sonuçlar elde edebiliriz?." (Sf. 88)
Zihnimizdeki ideolojik bir önyargıyı, bir şablonu 'doğrulamak' üzere, mesela yükselen alevleri sayıyorsak, toplumsal görüntüleri alt alta koyup bilanço çıkarıyorsak, "farklı bir bakış açısıyla bakmış", zihnimizdeki şablonu 'sınamış' olmayız.
Onun için, sağcı, solcu, dinci, laikçi olmamız fazla önemli değildir. Ön kabullerimizi (ideolojimizi, teorimizi) "farklı bakış açıları"na göre "sınama"ya zihnimizin açık olup olmaması önemlidir. "Bilimcinin günlük işi, bilgileri toplamak değil, teorileri sınamaktır." (Sf. 100)