12 Şubat 2001 Pazartesi


BİZE ULAŞIN



HABER İNDEKSİ



ARŞiV



YARDIM



KÜNYE



·  SON DAKİKA  
·  ANA SAYFA  
·  GÜNCEL  
·  SİYASET  
·  EKONOMİ  
·  YAZARLAR  
·  SPOR  
·  DÜNYA  
·  YAŞAM  
·  MAGAZİN  
·  SANAT  
·  SAĞLIK  
·  KADIN & MODA  
·  ASTROLOJİ  
·  OTOMOBİL  
·  ÇİZERLER  
·  BİLİM & TEKNİK  
·  TV'DE BUGÜN  
·  İŞ YAŞAMI  
·  ENTELLEKTÜEL B.  
·  OMBUDSMAN  
·  HAVA DURUMU  
·  İSTANBUL  
·  CUMARTESİ  
·  PAZAR  
 
 




Bir çapkın da DYP’den çıktı

     DSP’lilerle ANAP’lılar yapar da, DYP’liler geri kalır mı?
     Haysiyetlerine dokundu demek ki, bir "çapkın milletvekili" haberi de bu partiden geldi.
     Bu milletvekilinin, gençlere olan ilgisini asıl mesleğine, sekreterlere olan ilgisini de Meclis’teki görevine bağlayanlar var. Eğer böyleyse, Meclis’teki genç sekreteri, kendisine gösterilen ilgiyi yanlış anladı demektir.
     Sekreter hanım, DYP milletvekilini, şööyle işaret parmağını sallayarak:
     – "Bak ilişkimizi basına açıklarım ha!.." diye tehdit etmeye başladı bile.
     Bizim doğulu milletvekili bu haberin, 3 çocuğunun annesinden çok Tansu Hanım’ın kulağına gitmesinden korkuyor.
     Not: Meclis’in manevî şahsiyetine saygım sonsuz. Benim derdim, içerideki "şahsiyetlerle". Mesela, Meclis’te görevli bir hanımın, yakınlarda, gizlice yurtdışına gidip doğum yaptığını, hem de nur topu gibi ikizleri olduğunu yeni öğrendim... Mutlu babayı bilahare kutlayacağım!
     
Kaçamak - kaçamamak
     Sevgilisiyle Paris kaçamağı yapan bir politikacıdan bahsetmiştim. "Kaçamak" konusunu "açmak" vaadinde bulunmuştum. Bey, sanatı ve sanatçıyı sever. Hanım sanatçılarla "uygun" bir süre meşgul olur. Bunlardan meşhur ettikleri de vardır.
     Sonra efendim, spora çok düşkündür. Kendisine bağlı olduğu günlerde, TRT, başkanı olduğu kulübünün maçlarını yayımlamış, kulübe gelir sağlanmıştı. Şarkıcı sevgilisi kim mi?
     Haberin kaynağını buldunuz, suyu pınarından içelim diyorsunuz galiba.
     
...imam ölüden hoşlanır
     Gene kaçırdım. Reha Muhtar’ı seyredemedim. Muhtar, programına gülme hastalığı olan bir vatandaşı çağırmış, önceki gece.
     Adam her söylenene, her yapılana gülüyormuş. Tabii karşısındakiler de, bu "gülme sorununu" bilmediğinden, adamcağızın başına gelmedik bela kalmıyormuş.
     Reha Muhtar, böyle bir müşteri bulur da, başka kanalara kaptırır mı? Bir de uzman doktor çağırmış o saatte. Gündemin bu önemli meselesini tartışıyorlar.
     Okurum "RTÜK bu kanalı kapatır vallahi" diyor. Ankırların en ankırmeni, programına davet ettiği "gülme sorunlu" beyle kendi üslubunca konuşuyormuş:
     
     – Gülüp durma, döveceğim şimdi!
     – Bırak da programı kapatayım lan!
     – Senin nörolojik bir durumun var; ne gülüyorsun, lan?
     Adamcağız yine de ağzıyla gülüyormuş.
     
Dişi yalanmazsa erkek dolanmazmış
     Cumartesi günü, Milliyet’te bir haber vardı: kolay tecavüze hapis yok, diye özetlenebilir.
     Tecavüze uğrayan kadın "yeteri kadar karşı koymadı" diye, Alman hâkim suçluyu serbest bırakmış. Hemcinslerime hep söylüyorum, anlatamıyorum. Tekrarlayayım. Eğer tecavüze uğramanız ihtimali varsa:
     (1) Blucin giymeyin. Biliyorsunuz, İtalyan hâkim "tecavüz edildiğini iddia eden kadın blucinliyse, yalan söylüyordur. Bir erkeğin, kadının blucinini zorla çıkarması imkânsız. Demek ki kadın isteyerek tecavüze uğramış" diye sanığı serbest bırakmıştı, hatırlarsınız.
     (2) Yanınızda ahlak polisinden alınmış bir temiz kâğıdı olsun. Türk hâkimi "fahişelerin ırzına geçmek haktır" diye buyurmuştu.
     (3) Size saldırana direnin. Ama ölçüyü kaçırmadan!..
     a) Az direnirseniz, Alman hâkim gibi "mademki direnmedi, tecavüz edilmek istiyordu" derler.
     b) Fazla direnirseniz, tecavüzcüyü yaralayabilirsiniz. Amerikalı hâkim, "kastı aşan adam yaralama" suçunuzu tespit edip, sizi tazminat ödemeye mahkûm edebilir.
     Bütün bu şartları yerine getirdikten sonra, dua edin, dosyanız "Dişi yalanmazsa, erkek dolanmaz" diyen bir hâkimin önüne gelmesin...
     Aslında, bu alçaklar için mahkemeleri işgale gerek yok.
     Kısasa kısas kuralını uygulamak yeter!
     
TRT Genel Müdürü’nden basın danışmanı tutmak
     Ne kısmetli dernekler var. Duyduğuma önce inanamadım. Sordum soruşturdum, "öyleymiş" dediler.
     Eski TRT Genel Müdürü Kerim Aydın Erdem, Türk Belediyecilik Derneği’nin basın müşavirliğini üstlenmiş. "Sıfatı Müşavir değil, Danışman" diyenler de var. Ben o kadar inceliğini bilmem.
     Hiç yakışmıyor, diyenlere hatırlatırım, Erdem bir dönem MHP’den milletvekili olmayı da düşünmüş, ama listeye girememişti.
     Şimdi, koskoca bir TRT Genel Müdürü, böyle küçük bir derneğin basın danışmanlığını kabul ediyorsa, muhakkak bir bildiği vardır.
     Benim diyeceğim, Türk Belediyecilik Derneği çok kısmetli. TRT Genel Müdürü’nden basın danışmanı tutmak, herkese nasip olmaz.
     
FIKRA GİBİ
     Büyüklerin isteklerini öğrendikten sonra garson masadaki genç adama döndü:
     – Çocuğa ne getireyim?
     Çocuk dediği 5 yaşında bir adamdı; itiraz etti:
     – Ben size gorson diyor muyum! Benim adım Alkım..
     
     bcankat@milliyet.com.tr
     



 SAYFA BAŞI 





Taha AKYOL
Bilimsel düşünce

Fikret BİLA
Esnaf...

Berrin Cankat
Bir çapkın da DYP’den çıktı

Nilgün CERRAHOĞLU
"Kimse hesap soramaz"

Yılmaz ÇETİNER
Türkeş ve 40 yıllık söylentiler!

Yasemin CONGAR
"Geçmiş" başka bir ülke mi?

Şükrü ELEKDAĞ
Demokrasi ihracı...

Yalım ERALP
Balkanlar'daki silahlar ve uranyum

Hasan PULUR
Muhsin Bey'e mektuplar

Tamer HEPER
Ortaklık devam eder (1)

Osman ULAGAY
IMF’ye kızmakla neyi kurtarırız?

Güngör URAS
Karı paylaşanlar şimdi "zarar"ı sineye çekecek"

© 2001 Milliyet