13 Şubat 2001 Salı


BİZE ULAŞIN



HABER İNDEKSİ



ARŞiV



YARDIM



KÜNYE



·  SON DAKİKA  
·  ANA SAYFA  
·  GÜNCEL  
·  SİYASET  
·  EKONOMİ  
·  YAZARLAR  
·  SPOR  
·  DÜNYA  
·  YAŞAM  
·  MAGAZİN  
·  SANAT  
·  SAĞLIK  
·  KADIN & MODA  
·  ASTROLOJİ  
·  OTOMOBİL  
·  ÇİZERLER  
·  BİLİM & TEKNİK  
·  TV'DE BUGÜN  
·  İŞ YAŞAMI  
·  ENTELLEKTÜEL B.  
·  OMBUDSMAN  
·  HAVA DURUMU  
·  İSTANBUL  
·  CUMARTESİ  
·  PAZAR  
 
 




Meclisin yürek ve beyin ortalaması nedir?

İnsan, kazanan takımın oyuncusu olmak için solcu olmaz. Takımın belki de hep kaybedeceğini bilerek, ama haysiyetli ve haklı bir "ütopya" için ısrar edeceğine inanarak yapar bunu. Hayalperest olarak suçlanmaktan da asla sakınmamalıdır. Çünkü ütopyasını terk etmiş solun zavallılığı ortadadır

     Deniz Baykal ve pişekarları "Halk için koşar adım geri" manasına da gelebilen "Anadolu solu" sloganını bulup "İlim Platformu"nu doğrultmuş olmaktan dolayı kim bilir kendilerini ne kadar bahtiyar hissediyorlardır. Yarattığı heyecanla insanın nefesini tıkayan slogandaki "Hâlkımızla kucaklaşiciiz" aroması bir yana, "Anadolu solu, iktidar yolu!" gibi uyaklı kullanımlara da olanak sağlıyor. Pek şeker! Hazretlere hayırlı muvaffakiyetler temenni ediyoruz!
     Ama öyle sanıyoruz ki, en çok Anadolu alınmıştır bu yeni "açılıma". Yıllar boyunca diyelim ki, Cumhuriyet okuduğu için dayak yiyen, "caminin yolunu bilmez" diye dışlanan, oralardaki fitne fucür sömürüleri eleştirdiği için mahallenin delisi muamelesi gören ve nihayetinde zehirli taşra yalnızlığıyla cezalandırılan "Anadolu solcuları" kendilerini malum yola niyazi gibi hissetmişlerdir. Karaoğlan’ın da kıtlıkta bile oy verilecek tarafı kalmadığı için herhalde seçim olursa kime oy vereceklerini daha şimdiden düşünmeye başlamışlardır. Sonuçta elde kalan ÖDP’ye mi?
     
Özgür Dermansızlar Partisi!
     İstemeye istemeye yazıyorum: Yapacakları bir eylemin saatine karar verirken bile eski malum sol hesaplaşmalara dalan, daha da beteri, seçim zamanı üyelerinin gidip de sandığa oy atmaya derman bulamadığı sayılarla ortaya çıkmış bir parti ÖDP.
     Neyse, esas mesele bu değil zaten. Esas mesele daha ferahlatıcı.
     
Teorik-Pratik-Kritik
     Şimdi madem CHP yeni "açılımlar" peşinde, düşünmeye taşınmaya niyetlendi, o vakit öncelikle Seattle ve Prag eylemleri üzerine düşünsün. Kuru kuru düşünmek olmaz, gitsinler bir de Wallerstein falan okusunlar. "Aydınlanmış muhafazarkârlığın" sağ siyasetin yeni bir numarası olduğunu, sol ile bağdaşır, ona yaklaşır bir hali olmadığını falan (Deniz Baykal’ın yaptığı bu aydınlanmış muhafazakarlarla fikir alışverişi yapmak kabilindendir) öğrenebilecekleri gibi, "Bildiğimiz Dünyanın Sonu" kitabından kapitalist sistemin 50 yıl içinde kendini tüketeceğine, azgelişmiş ülkelerdeki halk hareketlerinin önemine ilişkin ciddi tezleri de okuyabilirler. Hatta tartışmaya niyetlendilerse, çağırsınlar Wallerstein’ı. Kendisi New York Eyalet Üniversitesi’nde ders veriyor. Tabii eski sağcılardan medet umduklarına göre "yeni
     dünya düzeni", "kutuplarından kurtulan dünya" teraneleriyle kafaları karışmış da olabilir. O vakit, Noam Chomsky’nin "Dünya Düzeni: Eskisi Yenisi" kitabı şiddetle tavsiye edilir. Kitap, bu tür akıl tutulmalarını tedavi edecek niteliktedir.
     CHP böyle yaparsa, açıklarını "eski sağcılarla" değil, "yepisyeni solcularla" kapatma imkanı bulabilir herhalde.
     Diğer yandan... Yılbaşında Taksim Meydanı’nda atılan maytapların bir isyanın "işaret fişekleri" olduğunu yazmış idik. O işaret fişekleri tabandan gelen çok ciddi bir muhalefet potansiyeli barındırıyorsa eğer, bunu sol örgütlemeyecek de kim örgütleyecek, onu da merak ederim? Esas ütopyasını "sola karşı duyulan hayal kırıklığı" modasına kaptırmış ve yeni düşlerini "aydınlanmış bir muhafazakarlık" üzerine doğrultmakla oyalanan bir sosyal demokrat partinin
     esas işi zaten "açların gözbebekleri" ile ilgilenmek değildir de nedir?
     Sola karşı duyulan hayal kırıklığı modası bitti artık. "Uyuşuk halk" teranesi de sona erdi, yılbaşında gördük. Bütün dünyada ve Türkiye’de sisteme karşı "kendiliğinden" gelişen bir muhalefet var. "Aç mezarı yoktur" diyen bir halk ilk kez hakikaten de açlıkla yüz yüze. Sokak kaynıyor.
     Alo - o!!! Sol uyuyor mu? Tutarlılık, samimiyet ve sisteme muhalefet artık "in" oluyor!
     


 CUMARTESİ


Seyyah oldum bu sahnede
İnternet dedikoduları
‘Erkekler bana âşık olmakta haklı’
Müritlerden e-mail var
LEZZET
Kazancı Bedih evinizde...
Tavanarası hikayeleri
ÇAL ANAHTARI
Mistik caz
Evinize kuş kondurun
Amerika rüyası
Yeni bir başlangıç: MEZUN.COM
Sevgililer Günü’ne özel...
Kendi filmini yap
Meclisin yürek ve beyin ortalaması nedir?
Bu yazıyı kötü polisler okumasın
Farkına varmadan alışıyoruz


 SAYFA BAŞI 





© 2001 Milliyet