Beşiktaş, Rizespor yenilgisiyle kupadan sonra Türkiye ligi şampiyonluğu hedefinden de uzaklaşmaya başladı. İkinci yarıya "kötü" başlayan siyah beyazlılar zirve yarışından koparsa 2002 umutları da suya düşer ve futbolda artık Avrupa'ya taşınan "başarı" çıtası yakalanamaz.
Neden böyle oldu?
Sezona Avrupa Şampiyonlar Ligi iddiasıyla başlayan, eleme turlarını geçtikten sonra İstanbul'da Barcelona'yı 3 - 0 deviren, Galatasaray ve Fener'i yenen Beşiktaş'ın şansı nasıl tersine döndü?
Rize'de tarihinin en ağır ikinci yenilgisini aldı takım.
Beşiktaş'a '5' çayı diye başlık atmış gazeteler.
Elbette Rizespor'un oyun gücünü ve başarısını kutlamak gerekiyor yenilgiyi eleştirmeden önce, ancak "istikrarlı" kötüye gidiş karşısında "BJK nereye?" sorgulaması şimdi yapılmazsa sezon sonunda çok geç olabilir.
Beşiktaş; yönetimin öne sürdüğü gibi "değişim"in sancılarını mı yaşıyor yoksa, İtalyan çalıştırıcı Scala'yı da şaşırtan "kafa karışıklığı" sürecinden mi geçiliyor?
Lig ortasındaki "neşter" sözü takımın motivasyonunu aldı götürdü, kaptan Mehmet'in sezon sonundaki jübilesini böylesine "örtülü mesajlar"la gündeme getirmenin, futbolcular üzerinde huzursuzluk yaratmanın gereği yoktu. Daha büyük dalgalanmayı kulüp başkanının "Bizi İnönü'ye asın!" sözleri yarattı. Seba'nın "tek adamlığı"na son verme iddiasındaki genç ekibin bastırılamayan "ben merkezci" duygularını ele veren bu sözler aslında siyaset kurumlarına da egemen olan bir çarpıklığı sergilemektedir.
Özeleştiriden uzak, "tek doğru"ya endeksli "karşı görüşe" tahammülsüz bu anlayış, hayal denizine yelken açtıkça, zamanla akılcı tüm önerilere kapanmaktadır.
Fransız Nouma'nın Şampiyonlar Ligi'ndeki Leeds maçından bu yana takıma verdiği zarar bir yana, Gençler ve Rize karşısında dökülen yabancısı ve yerlisiyle Beşiktaş'ın milyonlarca dolarlık "transfer yatırımı" boşa gitmiştir. Kulübün borçlarının 50 milyon dolara yaklaştığı bildiriliyor.
Yönetim şimdi "ekonomik darboğaz"ı aşmak için 100 milyon dolarlık hisse senedi satışı planlıyor.
Bugünkü "kriz" ortamında bu rakam ne ölçüde gerçekçi bilinmez ama Beşiktaş'ın esenliği için kongre üyeleri, yönetime "yetki" verdi. Nasrettin Hoca misali, "peşin para"yı görünce herkesin yüzü güldü.
Bilgili - Scala ikilisine de bir görev düşüyor.
Beşiktaş'ı şampiyonluğa taşımak, taraftarın yüzünü güldürmek.
Göreve gelirken verilen "söz"ler unutulmasın!