15 Şubat 2001 Perşembe


BİZE ULAŞIN



HABER İNDEKSİ



ARŞiV



YARDIM



KÜNYE



·  SON DAKİKA  
·  ANA SAYFA  
·  GÜNCEL  
·  SİYASET  
·  EKONOMİ  
·  YAZARLAR  
·  SPOR  
·  DÜNYA  
·  YAŞAM  
·  MAGAZİN  
·  SANAT  
·  SAĞLIK  
·  KADIN & MODA  
·  ASTROLOJİ  
·  OTOMOBİL  
·  ÇİZERLER  
·  BİLİM & TEKNİK  
·  TV'DE BUGÜN  
·  İŞ YAŞAMI  
·  ENTELLEKTÜEL B.  
·  OMBUDSMAN  
·  HAVA DURUMU  
·  İSTANBUL  
·  CUMARTESİ  
·  PAZAR  
 
 




CHP'li yazı yazmanın dayanılmaz ağırlığı...

     Bir CHP yazısı... Elim bir türlü varmıyor yazmaya. Tuhaf bir duygu. Geçmişin düş kırıklıkları belki de... CHP ile ilgili neye baksam, ben bu filmi daha önce görmüştüm hissi de olabilir.
     Önce yeni CHP...
     
Sonra yeni sol...
     
Şimdi de Anadolu solu...
     
Değişen sloganlar, klişeler...
     Ama değişmeyen CHP!
     Yıllardır öyle galiba.
     Fikir üretmekle laf üretmek, üstelik şehvetle laf üretmek hala birbirine karışıyor. Proje üretmekle slogan ve klişe üretmenin arasından geçen ve disiplinle sabır gerektiren o çizgi hala fark edilmek istenmiyor. Değişim için fikir üretmenin kurumlaştırılması yerine, hala 'PR şovları'nın kolaycı tertipleriyle vakit öldürülüyor.
     Ne yazık!
     Sahici olmayan bir şey var.
     Balığa çıkılıyor. Tramvaya biniliyor. Aydın Menderes'e gidiliyor. Duvarlara Edibali'den törenle deyişler asılıyor. Sola Anadolu'dan kökler aranıyor.
     Her seferki usta zamanlamayla aynı gün dört ayrı gazetede dört ayrı röportaj... Yakışıklı fotoğraflar... Her gazetenin meşrebine göre o malum ince ayar söylem farklılaştırmaları...
     Hangisi yeni? Hiçbiri.
     Hep bildik şeyler.
     Sahici mi?..
     Sahici olabilir mi?
     Yoksa televole politikası mı?
     Bu kadarı belki fazla ağır.
     Ancak siyasetin magazinleştirilmesi akla geliyor. Kim bilir, gerçek sorunlardan, sahici olandan kaçıp siyaseti magazinleştirmekten medet ummak belki de...
     Ya Ali Topuz?
     
Yeni mi? Değil tabii.
     Yine İstanbul örgütünün başında.
     30 yıl önce olduğu gibi.
     1970'lerde Ecevit'le birlikte örgütten Baykalcılar'ı kazırdı. Namı yürümüştü, Ali Topuz, hokuz pokuz diye. Şimdi Baykal'la birlikte mi kazıyor?
     Galiba.
     Ateş olmayan yerden duman çıkmaz! Muhalefet bağırıyor, örgütte kıyım ileri boyutlarda diye. "30 il, 100'ün üstünde ilçe görevden alındı" deniyor.
     Hani ya parti içi demokrasi...
     Parti içi hukuk...
     
Bu açılardan CHP'nin çok yakın tarihinde Altan Öymen - Tarhan Erdem ikilisi olumlu işlere imza atmışlardı. Şimdi bu yeni düzenden geriye dönüş mü?
     Eski düzen mi?
     Bir başka deyişle:
     Genel başkanın delegeyi, delegenin de genel başkanı seçtiği, al gülüm ver gülüm düzeni...
     
Ya da lider sultası!
     
Oysa demokrasi, başarısız olanın kazık kakması değil ki. Başarısız olanın seçim yoluyla değişmesidir demokrasi.
     Bu mekanizma bizim partilerde işlemiyor. İşlemeyince, bir kısır döngü oluşuyor ve damgasını vuruyor siyasete. İyilerin önü açılmıyor. Kuşak değişimi gerçekleşmiyor. Yeni, genç sesler, farklı sesler politikada duyulmuyor. Delege ve parti ağalarının ağır gölgesi siyaset sahnesini karartmaya devam ediyor.
     CHP yazısı, zor yazı.
     Sanki benim için öyle.
     Otuz küsur yıldır gazeteci olarak izliyorum CHP'yi. O yüzden elim artık kolay varmıyor CHP yazısı yazmaya.
     Demin belirttiğim gibi, belki düş kırıklıkları... Belki ben bu filmi daha önce görmüştüm duygusu...
     İkisi de olabilir.
     Bana artık CHP'deki hiçbir şey yeni ve değişik gelmiyor. Belki de bunun içindir ki, CHP yıllardır iniş eğrisi çiziyor. Ve yarın CHP'nin yüzde 10'un yine altına değil de az üstüne çıkması da, bugünkü gidişiyle yenilik ve değişiklikten ileri gelmeyecek.
     Bunu da biliyorum.
     Peki öyleyse, bu yazıyı niçin yazıyorum?
     Laf olsun, torba dolsun diye mi?..
     O kadar da değil.
     CHP güncel.
     CHP yine fokurduyor.
     Örneğin, CHP'yi Baykal'la baş başa bırakıp yeni parti kurma hazırlığı içinde olanlar bile var.
     Örneğin CHP'nin lordları, yani eski genel başkanları, başta Erdal İnönü olmak üzere Cezmi Kartay, Hikmet Çetin, Altan Öymen ve Murat Karayalçın bu sabah Ankara'da Karayalçın'ın evindeki kahvaltıda buluşuyorlar.
     Hiçbiri mutlu değil Baykal'dan...
     Peki ya Erdal İnönü, politikaya girerken ve çıkarken yaptığı sürprizlerinden birini yaparak yeniden ben varım diyebilir mi?..
     
     h.cemal@milliyet.com.tr
     



 SAYFA BAŞI 





Taha AKYOL
CHP?

Şahin ALPAY
İcazet

Melih AŞIK
Dostlara selam

Fikret BİLA
Susurluk kararının anlamı

Berrin Cankat
Aşka dönüşen böbrek acısı

Hasan CEMAL
CHP'li yazı yazmanın dayanılmaz ağırlığı...

Nilgün CERRAHOĞLU
Bir kent, iki çehre

Yılmaz ÇETİNER
SSK'lı hastalanınca ne yapsın?

Güneri CIVAOĞLU
Sevgili ve GS

Yalçın DOĞAN
Hatay'da kuşlar uçak düşürecek!..

Abbas GÜÇLÜ
MEB'den Çankaya'ya 52 gün sonra cevap

Doğan HEPER
Çok komşu çok dert...

Sami KOHEN
İran ile yeni bir başlangıç

Meliha OKUR
"Oynanan oyunları" açıklamaktan korkmayın!

Hasan PULUR
Kaçak işçiler

Derya SAZAK
Truva uyarısı

Meral TAMER
80 milyarlık Seda Hanım’ın vergisi nerede?

Tamer HEPER
Kapkaççılık önlenemez

Güngör URAS
Deli dana

© 2001 Milliyet