16 Şubat 2001 Cuma


BİZE ULAŞIN



HABER İNDEKSİ



ARŞiV



YARDIM



KÜNYE



·  SON DAKİKA  
·  ANA SAYFA  
·  GÜNCEL  
·  SİYASET  
·  EKONOMİ  
·  YAZARLAR  
·  SPOR  
·  DÜNYA  
·  YAŞAM  
·  MAGAZİN  
·  SANAT  
·  SAĞLIK  
·  KADIN & MODA  
·  ASTROLOJİ  
·  OTOMOBİL  
·  ÇİZERLER  
·  BİLİM & TEKNİK  
·  TV'DE BUGÜN  
·  İŞ YAŞAMI  
·  ENTELLEKTÜEL B.  
·  OMBUDSMAN  
·  HAVA DURUMU  
·  İSTANBUL  
·  CUMARTESİ  
·  PAZAR  
 
 


BELGELER

AB- KATILIM ORTAKLIĞI BELGESİ
KOPENHAG KRİTERLERİ




Ecevit'e giden yolsuzluk raporuna eklenen bir üst yazı enerjide soruşturmayı 10 bakana yaydı
Devredeki ‘GİZLİ EL’

Soruşturmanın genişletilmesi sayesinde Ersümer tek hedef olmaktan kurtuldu

     SERPİL ÇEVİKCAN Ankara

     Başbakanlık Teftiş Kurulu'nun 1991'den sonraki 10 enerji bakanının incelemeye alınmasına yol açan raporunun ilk metnin de sadece ANAP'lı Enerji Bakanı Cumhur Ersümer ile eski bakan DSP'li Ziya Aktaş'ın soruşturulmasının istendiği ortaya çıktı. İncelemenin, aralarında FP Genel Başkanı Recai Kutan'ın da bulunduğu 10 bakana yayılmasında "bir üst yazı" rol oynadı.
     Aktaş Elektrik ile TEAŞ arasındaki mahsuplaşma işlemi sırasında devletin trilyonlarca lira zarara uğratıldığını saptayan Başbakanlık Teftiş Kurulu'nun 10 bakan hakkında suç duyurusunda bulunulmasına da gerekçe olan raporuna ilişkin şunlar yaşandı:
     
İlk rapor: İki bakan
     Raporda Aktaş Elektrik ile TEAŞ arasındaki mahsuplaşma işlemi sırasında Hazine'nin yaklaşık 40 trilyon zarara uğratıldığı öne sürülerek 1997'den bu yana Enerji Bakanlığı yapan Ziya Aktaş ile Cumhur Ersümer hakkında suç duyurusunda bulunulması talep edildi.
     
Kurul Başkanı’ndan ilave
     Olaya ilişkin çarpıcı gelişme ise raporun Başbakan Bülent Ecevit'in onayına sunulması aşamasında yaşandı. Raporu Ecevit'e sunan Başbakanlık Teftiş Kurulu Başkanı Osman Nuri Oduncu rapora bir "üst yazı" ekledi. Oduncu yazısında, "mahsuplaşmanın 1997 tarihiyle sınırlandırılmaması" bu nedenle 1991'den itibaren görev yapan bütün enerji bakanlarını kapsaması gerektiği görüşünü bildirdi. Böylece, Başbakanlık suç duyurusu kapsamını 10 bakana yaymış oldu.
     
‘Ben devlete 18 trilyon kazandırdım’
     Aktaş, "Her yıl yapılması gereken yapılmadı. Devlet zarara uğratıldı. Bunun değişmesi için olur verdim" dedi
ANKARA Milliyet
     Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı sırasında Aktaş şirketiyle ile TEAŞ arasındaki mahsuplaşmada devleti zarara uğratmakla suçlanan bakanlar arasında yer alan DSP İstanbul Milletvekili Ziya Aktaş, 9 yıldır yapılamayan işlemi yerine getirerek devlete 18 trilyon lira kazandırdığını söyledi.
     1989'da yapılan sözleşmenin ardından mahsuplaşma konusunda yaşanan gelişmeleri anlatan Aktaş, basın toplantısında şunları söyledi:
     
Devletin zararı
     "1990'dan başlayarak 9 yıl boyunca, sözleşme hükümlerine aykırı olarak Aktaş, TEAŞ'a aktarması gereken parayı aktarmadı. Her yıl yapılması gereken bu mahsuplaşmanın yerine getirilmemesi nedeniyle devlet zarara uğratıldı. 4 aylık bakanlığımda bunun yapılabilmesi için 'olur' verdim, 18 trilyonun TEAŞ'a aktarılmasını sağladım. Yıllarca şirketin kasasında bekleyen bu milletin hakkı olan trilyonların devletin kasasına girmesini istedim."
     
Ersümer ve Aktaş'ın durumu umutsuz!..
     1996 öncesi görev yapan 7 eski Enerji Bakanı sorumlulukları olsa bile yargılanamayacaklar
GÖKÇER TAHİNCİOĞLU Ankara
     Başbakanlık'ın haklarında suç duyurusunda bulunduğu isimlerin büyük bölümünün yöneltilen suçun zamanaşımına girmesi nedeniyle Yüce Divan yolu açılsa bile yargılanamayacakları anlaşıldı. Ancak Enerji Bakanı Cumhur Ersümer ile selefi Ziya Aktaş, dava açılırsa zamanaşımından yararlanamayacaklar.
     
Zamanaşımı 5 yıl
     Zamanaşımı süresinin 5 yıl olduğu dikkate alındığında, 1996 öncesi görev yapan 7 eski Enerji Bakanı, olayda sorumlulukları bulunsa bile, zamanaşımı nedeniyle yargılanamayacaklar.
     
Müsteşar Yardımcısı teslim oldu
     Beyaz Enerji Operasyonu çerçevesinde Ankara 2 Nolu DGM tarafından hakkında gıyabi tutuklama kararı verilen ve yaklaşık 1 haftadır emniyet birimlerince aranılan Enerji Bakanlığı eski Müsteşar Yardımcısı Mustafa Mendilcioğlu, Ankara DGM Başsavcılığı'na teslim oldu. Mendilcioğlu, cezaevine konuldu.
     
ENERJİ VECİZESİ:
‘Çiğ yemedim ki karnım ağrısın’
ANKARA Milliyet
     FP Genel Başkanı Recai Kutan, Başkabanlığın son 10 yılın enerji bakanlarına inceleme başlatılma kararı almasına tepki göstererek, "Başbakanlık işi sulandırıyor. Ancak her türlü hesabı vermeye hazırız. Çiğ yemedim ki karnım ağrısın" dedi.
     
10 SORU 10 CEVAP
100. maddeye göre bakan da yargılanır
SEMRA KARDEŞOĞLU
     Başbakanlık Teftiş Kurulu'nun son 10 yılın Enerji Bakanları hakkında savcılığa suç duyurusunda bulunması üzerine nasıl bir yargı süreci konusundaki sorularımızı Maltepe Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ülkü Azrak cevaplandırdı:
     1) Suçlanan kişilerin bakan olmaları yargılanmalarına engel mi?
     - Anayasa'nın 100'üncü maddesine göre yargılanabilirler.
     2) Bu maddeye göre süreç nasıl işler?
     - Meclis üye tam sayısının onda birinin vereceği önerge ile soruşturma açılması istenebilir. Soruşturmaya karar verilirse, partilerin adayları arasından ad çekme suretiyle kurulacak 15 kişilik bir komisyon tarafından soruşturma yapılır. Komisyon, sonucu iki ay içinde Meclise sunar. Meclis raporu görüşür ve gerekirse Yüce Divan'a sevkine karar verir. Anayasa Mahkemesi bu kişileri yargılar.
     3) Yüce Divan'a sevk hangi suçları kapsar?
     - Rüşvet, irtikap, görev ihmali ve görevi kötüye kullanma.
     4) Bakanlar kişisel suçlarından dolayı nasıl yargılanırlar?
     - Adli suçlarından dolayı Yüce Divan'a gitmezler. Dokunulmazlıkları kaldırılırsa adli mahkemelerde yargılanabilirler.
     5) Yüce Divan sürecinin sonuca ulaştığı en somut örnek hangisi?
     - 1980 öncesi Ecevit Hükümeti'nde üç bakan Yüce Divan'da mahkum oldu.
     6) Bu olayda Teftiş Kurulu'nun yapması gereken neydi?
     - Başbakanlığa başvurmalıydı.
     7) Suçlanan bakanlar arasında bugün milletvekili olmayanlar da var, neden savcılık yetkisizlik kararı veriyor?
     - Onlar da Yüce Divan'ın önüne gidecek.
     8) 10 bakan arasında, Meclis'te grubu bulunan dört ayrı partiden bakanın olması nasıl bir sonuç yaratabilir?
     - Yargılama engeli yanında siyasi engel de ortaya çıkıyor. Daha önce Mesut Yılmaz ve Tansu Çiller'le ilgili karar verilemedi.
     9) Böylesi bir olayda Avrupa ülkelerinde de benzer sorunlar yaşanıyor mu?
     - Türkiye'de çok zor işliyor ancak Avrupa'da da kolay değil.
     10) Mehmet Ağar'ın durumunun bu olayla benzerliği var mı?
     - Hayır yok. Çünkü iddia; Mehmet Ağar'ın, adı geçen suçu bakanlık döneminde değil. Yargılanması için dokunulmazlığının kaldırılması yeterli.
     
Sezer'den termik santrallara gözaltı
HÜSEYİN KOCABIYIK Muğla DHA
     Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer, Tes - İş ve Maden - İş sendikalarının şikayeti üzerine, özelleştirme kapsamında bulunan Yatağan, Yeniköy ve Kemerköy (Gökova) Termik Santralları ile maden sahalarına yapılan yatırım ve harcamaları incelemeye aldırdı.
     Tes - İş Sendikası Yatağan Şube Başkanı Erol Soğancı ile Maden - İş Sendikası Yatağan Şube Başkanı Murat Bekem, 27 Kasım 2000'de Sezer'e gönderdikleri bir dosyada, ihalesi yapılıp devir aşamasında bulunan üç termik santrala, son bir yılda yoğun yedek parça ve malzeme alımı yapıldığı, sosyal tesislerin ve binaların onarım, bakım, boyasına trilyonlarca lira harcandığını bildirdi.
     Sezer'in, sendikaların sözkonusu şikayetiyle ilgilendiği, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı'ndan konuyla ilgili bilgi istediği, TEAŞ Genel Müdürlüğü Santrallar İşletme ve Bakım Daire Başkanlığı'nın Yatağan Termik Santralı İşletme Müdürlüğü'ne gönderdiği 13 Şubat tarihli yazıyla ortaya çıktı. "Gizli, acele ve müddetli" olarak gönderilen yazıda, Tes - İş ve Maden - İş Sendikalarının gönderdiği dökümanlarda yeralan iddiaların ivedilikle incelenerek, Cumhurbaşkanı'na verilecek cevaba esas olmak üzere görüşlerinin acilen iletilmesi istendi.
     


 SİYASET


Devredeki ‘GİZLİ EL’
Baykal’a mektupla ültimatom
Erdoğan’ın taksici dünürü


 SAYFA BAŞI 




© 2001 Milliyet