16 Şubat 2001 Cuma


BİZE ULAŞIN



HABER İNDEKSİ



ARŞiV



YARDIM



KÜNYE



·  SON DAKİKA  
·  ANA SAYFA  
·  GÜNCEL  
·  SİYASET  
·  EKONOMİ  
·  YAZARLAR  
·  SPOR  
·  DÜNYA  
·  YAŞAM  
·  MAGAZİN  
·  SANAT  
·  SAĞLIK  
·  KADIN & MODA  
·  ASTROLOJİ  
·  OTOMOBİL  
·  ÇİZERLER  
·  BİLİM & TEKNİK  
·  TV'DE BUGÜN  
·  İŞ YAŞAMI  
·  ENTELLEKTÜEL B.  
·  OMBUDSMAN  
·  HAVA DURUMU  
·  İSTANBUL  
·  CUMARTESİ  
·  PAZAR  
 
 







Sorumluluk hissi

     DOĞAN KOLOĞLU

     Galatasaray, bugünlerde ülkenin moralinden de sorumludur. Bu yazı, bu bilinçle kaleme alındı. Artık, Galatasaray’da aylardır savunduğumuz gerçekler, su yüzüne çıkıyor. Dün de baktık, tribünler Jardel’i bizim ölçülerimizle tanımaya başladı. Ayağında top tutamadı, durduğu yerde ofsayta düşüyor, hareket halinde tutarsız ve top kontrolü sınırlı, pres yapmıyor. Bunu aylarca önce söylediğimiz zaman bir televizyon ekranı fotoğrafımızı gösterip, bizi bilgisizlikle teşhir ediyordu. Tribünler, ".... basın bunu da yazın" temposu tutuyordu. Onların, Süren yönetimini böyle bir başarıya sahip olunduğu sürece tutmalarını yadırgamıyoruz. Ama bir de "Sportif süzgeç mantığı" var. O süreç içindeki yaratıcı gelişmeyi kovalamaktır. 1982’de "Hücum futbolu" diye başladığımızda bu sözcüğü yadırgadılar, ama 18 yıl sonra Fatih bunu Galatasaray’dan sonra açıkça İtalya’da da bugünkü takımına uyguladı. Galatasaray’da düşünceyi geliştirmişti. Şimdi, Fiorentina maç kaybetse bile hep oyuna seyri hoş, renk katan ve güzelleştiren taraf oluyor. İtalya, mali kaynak ve oyuncu kadrosu yetersiz Fiorentina’nın bu tempodaki bir futbolu kaldıramayacağını anladı. Fatih yüceliyor, Fiorentina kaynak arıyor, ama dünkü Galatasaray oynadığı futbol kalitesi olarak, Fatih döneminin gölgesi olamaz. İnanılmaz bir düşüş var. Nitekim; ikide bir "Jardel’i biz transfer ettik" diyenler de, artık seslerini kıstı.
     Galatasaray’ın 7 - 8 ana oyuncusu var ki, hırs ve onurla dünkü maçı aldılar. Bir de Hagi ve Popescu gibi koşmayanların faturasından da sezon başı söz etmiştik. Geri kaçan defans ve fizik gücü zenginleştirmemek, orta alandaki 40 metrede "Gidip gelen oyuncularda inanılmaz yaralar açar" o da yaşanıyor. Dün de Hakan, Ümit ve Suat sakatlanarak, iddia belgelendi. Lucescu için "Büyük takım antrenörleri, oyuncularının yaşlandığını göremez. Geleneğe göre bu hocalar, yıldız oyuncular ile birlikte ölürler" demiştk. O da gerçekleşiyor. Hocanın Rumen inadına o yüzden oluşan tepki, oyundan alınan futbolcuların sahayı terkederken, oyuncuların dudak aralarında şekilleniyor.
     Galatasaray’ ın sol kanatta Hakan, Hasan, Emre veya Ergün üçlüsünün Dünya’da yıkamayacağı rakip kanat yoktur. Dün de ilk golle o zevki yaşadık. PSG, maçında da, o kanattaki rakip bek, tutacağı adamı şaşırmış yan yönetime dert yanıyordu. Türkiye’nin milli takım içindeki en etkili futbol özelliği bu üçgendir. Uyum, top kontrolü, çalım, oyun zekası, gol becerisi, defans ve ofansta görünme, bütün çağdaş özellikler bu grupta var. Hayran olmamak elde değil. Bir de bunun yanı sıra "Çanakkale geçilmez" anlayışı ile oynanan dünkü maç var. Defanstan uzaklaştırma amaçlı çıkan uzun topların arkasındaki panik futbolun dramını yaşadık. Galatasaray bu değil. Şimdilik yorgunluk faturası diyelim.
     


 SPOR


Bücür’den süper çalım!
Haftanın Analizi
At yarışları
Avrupa Ligleri
ÜLKER MUCİZESİ: 93 - 91
Play - Off'da puan durumu
Lakers yıkıldı
Güneş Sigorta mağlup
‘Kadıköy bana göre’
REKORTMEN JOHNSON
TÜRK KÂBUSU!
YILMAZ’A ÇİFTE DARBE
Üç büyüklere taviz yok
Yine holiganlar
8 maçta 15 gol
Dijitale izin yok
Badem’in acı günü
İstanbulspor - Gaziantepspor
Inter fırsat tepti
Haftanın hakemleri
Güneş’ten Avrupa turu
Fiorentina’dan başvuru
Şenol’a üç maç ceza
Sorumluluk hissi


 SAYFA BAŞI 




© 2001 Milliyet