TURAN Güneş hoca büyük bir beyindi. Onun 1962'de Yön'de yazdığı "CHP Halktan Nasıl Uzaklaştı?" başlıklı dizi yazısı, "inkılap partisi"nin nasıl tutucu bir bürokrat ve eşraf hizbine dönüştüğünü anlatıyordu. Bu yazılar, 1977'de yüzde 42 oy alacak "Ortanın Solu" hareketinin fikri temellerini atıyordu.
Güneş'in yazılarını oğlu Prof. Hurşit Güneş "Türk Demokrasisinin Analizi" adıyla kitaplaştırdı. (1996 Ümit Yayıncılık)
CHP'de çarpışanların kaçı okumuştur, bilmiyorum. Halbuki rahmetli Güneş, "Atatürk'ün Partisi"nin nasıl halktan kopup küçüldüğünü, DP'nin (sağın) neden çığ gibi büyüdüğünü anlatıyordu:
CHP'nin bugün daha ağırlaşmış olan sorunu!
* * * TURAN Hoca'ya göre, daha 1946'da "Türkiye çok partili hayata geçerken, CHP'nin halkla bağlantısı çoktan kesilmiş bulunuyordu." (Sf. 79)
CHP bürokrasinin ve eşrafın "devlet partisi" idi. Baskı kalkınca, "'Milli Şef' zulmün, istibdadın temsilcisi olarak dehşet saçıcı hücumlarla karşı karşıya kalmıştı... DP ise 'kitlelerin isyanı' idi." (Sf. 83)
Acaba, eskiden beri belletildiği gibi, "irtica" yine "cahil halkı kandırmış" mıydı?
Turan Hoca düşünmeye çağırıyordu: DP'den daha fazla dinden bahseden parti (MP) neden başarılı olamıyor? Halkın önemsediği, din konusunda olsun, başka konularda olsun, asıl "baskının kalkması"dır! (Sf. 92)
Hele şu halkı hor görüp bir tür "aydın diktatörlüğü" modelini savunanlar! Halkın oy gücünü neredeyse sıfırlayan Anayasa taslağının hazırlayıcısı İstanbul Üniversitesi bu eğilimin şampiyonuydu! Prof. Güneş "dört başı mamur bir faşizm" diyordu buna! (Sf. 153)
Ve darbecilere sesleniyordu: "Ne Türk milletinin sağduyusunda bir eksiklik var, ne de mücadele silahımız yetersizdir... Şimdi eğer çıkarmışsanız tabancanızı kılıflarına sokunuz!" (Sf. 151)
* * * GÜNEŞ'İN yazdıkları, CHP'nin 27 Mayıs darbesini alkışladığı o yıllarda 'sivil' bir ışıktı; köklü bir partinin fikren nasıl yenileneceğinin örneği idi. Ecevit'in "Ortanın Solu" hareketi de siyaseten yenilenme örneği idi.
Baykal, "Yeni Sol" ve "Anadolu Solu" ile, CHP'yi böyle bir yenilenme sürecine sokmak istiyor. İsabetli bir doğrultudur bu...
Ama henüz "Ortanın Solu" gibi siyasi platformlarda tartışılarak işlenmiş değil.
Evet, "Ortanın Solu" da CHP'de kavga ve bölünme yaratmıştı. Ama bu besbelli bir fikir kavgası idi. Yeni fikrin galip gelmesi, bölünmüş partiyi yüzde 42'ye yükseltmişti.
Bugünkü CHP'de ise "fikir tartışması" o kadar dikkat çekmiyor, kişilerin ekiplerin çekişmesi ön planda gözüküyor.
Baykal, toparlayıcı olduğu ve fikri ön plana alıp bunu geniş platformlarda tartışarak elbirliğiyle zenginleştirdiği ölçüde başarılı olabilir.
CHP'nin başka şansı da gözükmüyor. Eski türkülerle ancak eski zaaflar nükseder...