19 Şubat 2001 Pazartesi


BİZE ULAŞIN



HABER İNDEKSİ



ARŞiV



YARDIM



KÜNYE



·  SON DAKİKA  
·  ANA SAYFA  
·  GÜNCEL  
·  SİYASET  
·  EKONOMİ  
·  YAZARLAR  
·  SPOR  
·  DÜNYA  
·  YAŞAM  
·  MAGAZİN  
·  SANAT  
·  SAĞLIK  
·  KADIN & MODA  
·  ASTROLOJİ  
·  OTOMOBİL  
·  ÇİZERLER  
·  BİLİM & TEKNİK  
·  TV'DE BUGÜN  
·  İŞ YAŞAMI  
·  ENTELLEKTÜEL B.  
·  OMBUDSMAN  
·  HAVA DURUMU  
·  İSTANBUL  
·  CUMARTESİ  
·  PAZAR  
 
 




Çılgın fotoğrafçı "hile yapın" diyor

     Biz Türkler ve de şahsen bendeniz, Oliviero Toscani'yi Benetton'un fotoğrafçısı olarak tanıdık. Ama siz kazara Toscani ile bir yerlerde karşılaşırsanız, sakın bu tür bir patavatsızlık yapmak gafletinde bulunmayın. Hemen ağzınızın payını alıverirsiniz. Size "Benetton'u meşhur eden benim" diye kükreyiverir ve haksız da sayılmaz. (Bana aynen öyle oldu.)
     Davos'ta geçen ayki Dünya Ekonomik Forumu toplantıları çerçevesinde 21. Yüzyıl'ın şirketlerinde sanatın önemi konulu öğle yemeğinin konuşmacısı Toscani'ydi. Sezen Aksu meselesini de sorarım diye gitmiştim yemeğe. Şansa bakın, 50 kişilik yemekte Toscani ile aynı masaya, üstelik sağ yanına oturmayı başarmış ve daha bismillah demeden ağzımın payını almıştım. (Masamızdaki 8 kişiden 3'ünün ağızlarının paylarını almaları da benden hemen sonra 5'er 10'ar dakika arayla gerçekleşiverdi.)
     Toscani çok pervasız, hafif küstah. Ama hemen fark ediliyor ki çok yetenekli. Müthiş yaratıcı, özgün ve aykırı. Yaratırken kural tanımıyor. Ve dün uzun uzadıya yazdığım Sezen Aksu örneğinde olduğu gibi maalesef etik - metik de umurunda değil.
     Şirketlerin kendisine verdiği siparişler sayesinde zengin olmuş, ama işadamları hakkında ağzına geleni söylemekten geri durmuyor. Hatta iş dünyasına düşmanca baktığı bile söylenebilir:
     "Bütün şirket yöneticileri yaratıcılıktan, sanata destek olmaktan dem vururlar. Ancak iş uygulamaya gelince kimsenin yaratıcılık falan aradığı yoktur. Hepsi sizden daha önce yapılmış olanı yapmanızı, kopya etmenizi bekler ve tonlarca parayı da ona ödemeye hazırdır.
     Ben de ne yapıyorum biliyor musunuz? Onlara bir proje götürürken var olanın bir benzerini anlatıyorum, tonlarca paralarını alıyorum. Sonra da hile yapıp kendi kafama göre farklı bir şey yapıyorum. Yeni bir şey yaratıyorum..."
     Toscani bu cüreti gösterebilir. Çünkü her yaptığı olay yaratıyor ve parayı ödeyene getirisi var. O her ne kadar meslekdaşlarına "yaratıcılığınızı kullanmak istiyorsanız hile yapın, işvereni aldatın" dese de bunu yapabilmek herhalde herkesin harcı değil.
     Toscani ile belki arkadaş olunamaz, ama fikirlerinden yararlanılabilir. Reklam bize sırıtan bir leştir adıyla birkaç yıl önce Türkçeye çevrilen kitabını ben henüz bulup da okuyamadım, ama adamı gördükten sonra size tavsiye ediyorum.
     
Hortumlanan bankalara çocukları sevindirecek
     Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu Başkanı Zekeriya Temizel'i Nezih Demirkent'in cenazesinde gördüğümde sadece elini sıkmakla yetindim. Oysa "iyi ki varsınız, ne kadar iyi işler yapıyorsunuz" demek nasıl da gelmişti dilimin ucuna... Ama orası yeri mi değil mi, herkes zaten benzeri şeyler söylüyordur, çok mu sıradan olur falan diye tereddüt edince, arkadan TV kameraları eşliğinde gelen kalabalığın abanmasıyla bir anda kendimi 5 adım ötede buluverdim.
     Ancak önceki günkü ekonomi sayfamızda, satılamadığı için Sümerbank çatısı altında birleştirilen 5 bankadan arta kalan bilgisayarların okullara bağışlanacağını ve Temizel'in bu konuyu Milli Eğitim Bakanı Metin Bostancıloğlu ile görüştüğünü okuyunca, "Bu duygularımı kendisine söyleyemedim, yazayım bari" dedim. Aslında daha iyi oldu. Yazıya dökülen her şey kalıcı.
     Alıcısı çıkmadığı için Sümerbank adı altında birleştirilen 5 bankada Yaşarbank'ın bilgisayar sistemi kullanılacakmış. Egebank, Sümerbank, Yurtbank ve Bank Kapital'in masa üstü bilgisayarları ve sistemleri ise okullara bağışlanacakmış.
     Böylelikle Temizel'in sayesinde halkın milyarlarca dolarını hortumlayanların gençlere küçücük de olsa bir hayrı dokunmuş olur.
     
Yeni ekonomide reklama rağbet az
     Geçen yıl dünyada en fazla reklam veren 25 şirket sırasıyla şöyle:
     * Unilever
     * Nestle
     * Gillette
     * Procter & Gamble
     * Pfizer
     * Johnson & Johnson
     * Philip Morris
     * L' Oreal
     * Mars
     * Coca Cola
     * Henkel
     * Diageo
     * Ford
     * Sony
     * Volkswagen
     * SmithCline
     * Pepsi
     * Philips
     * General Motors
     * British American Tobacco
     * Lucent Technologies
     * IBM
     * Hewlett Packard
     * American Home Products
     * DaimlerChrysler
     Dünya Markaları Raporu'nda yer alan bu sıralamada atadan - dededen kalma gıda, temizlik ürünleri, otomotiv, ilaç ve tütün şirketlerinin ezici çoğunluğu hemen dikkati çekiyor. Bir önceki yıl da durum farklı değilmiş.
     Peki nerede yeni ekonominin parlak isimleri?
     Yanıt: Lucent Techologies, IBM ve Hewlett - Packard'la ancak alt sıralarda temsil ediliyorlar. Ancak takdir edersiniz ki bu üçü de gerçek anlamda yeni ekonominin temsilcileri sayılmaz. Hatta 1996'da kurulan ve son dönemde telekoma yönelik altyapı hizmetlerine yoğunlaşma kararı alan Lucent'ın dışında yeni bile değiller.
     Gözleriniz boşuna Microsoft'u, Cisco Systems'ı ya da Sun'ı aramasın. Çünkü yok. Nokia ve Ericsson gibi cep telefonu üreticileri ve Vodafone gibi işleticiler de yer almıyor listede.
     
     mtamer@milliyet.com.tr
     



 SAYFA BAŞI 





Taha AKYOL
Prof. İnalcık...

Fikret BİLA
Medeni...

Berrin Cankat
Turancı dergisinde Bülent Ecevit şiiri

Nilgün CERRAHOĞLU
Seks ve pasta...

Yılmaz ÇETİNER
Tüketici keriz değil!

Yasemin CONGAR
Saddam = 2, oğul Bush = 1...

Şükrü ELEKDAĞ
İngiltere özür dilesin

Yalım ERALP
Ermenistan'a açılım

Tuncay Özkan
Başlarken

Hasan PULUR
Polisi insan olarak anlatmak

Meral TAMER
Çılgın fotoğrafçı "hile yapın" diyor

Tamer HEPER
Bizim yasa iyi değil

Osman ULAGAY
Biz yaptık olmadı, moraller bozuldu

Güngör URAS
IMF'nin gerdiği ipi gevşettiğimiz gün dibe çakılırız

© 2001 Milliyet