Ömürboyu güçlü ve güzel şiirler yazdın... Ve biz sana ömürboyu acı çektirdik: Hapis, ceza, sansür, sürgün... Ölümünden sonra ‘vatan haini’ diye karaladık seni. Bugün 99’uncu yılında, ne kemiklerine rahat veriyoruz, ne de değeri tartışılmaz kişiliğine... Dünya seni "Türkçe’nin en büyük modern şairi" olarak tanıyor ve övüyor da, bizde birtakım zavallı politikacılar dil uzatıyor sana... Mezarın Anadolu’da bir yerde olmasın şimdilik. Çünkü karanlık kuvvetler belki saldırırlar, kirletmeye kalkışırlar. Ama, Türk vatandaşlığının yeniden verilmesi bir doğal haktır. Türkiye’deki iyi niyetli insanlar, komünizmin düşmanı olan niceleri, utanıyor sana onyıllardır reva görülen kötülüklerden. Affet bizi Nâzım. Eminim, sen her zamanki hoşgörünle gülümsüyorsun şaşkın birkaç politikacıya.
Yazık öğretim lisesi
TRT, yeni dönemine yeni ve sevimli programlarla girdi. TRT, bilgi, haber, sanat ve kültür yayımcısı olmak işlevini güçlendirdiği için seviniyoruz. Gelgelelim, "Açık Öğretim Lisesi" eski sıkıcılığını, yararsızlığını sürdürüyor. Ben zaman zaman oturup (sabırla ve üzüntüyle) izliyorum, özellikle edebiyat programlarını. Çoğu yavan, bazılarında yanlışlar var. Umarım, Milli Eğitim okullarında ve özel liselerde, edebiyat üretimi bu kadar ruhsuz ve sevimsiz değildir. M.E.B. ve TRT üstdüzey yetkilileri oturup birkaç programı izleseler, hem harcamalara, hem de harcanan öğrencilere yazık edildiğini hemen göreceklerdir. Canlı, zevkli, güzelliklerle dolu Açık Öğretim programları hazırlayıp sunmak, imkansız olmasa gerek.
Sevgi gününde Kenter ve Dormen
Yıldız Kenter ile Haldun Dormen’in sanat yaşamlarının 50 yılını kutlamak için, vefalı dost Vitali Hakko ile değerli eşi, 14 Şubat gecesi, "Four Seasons" otelinde zarif ve eğlenceli bir ziyafet verdiler. "Sevgililer Günü"nün akşamıydı. Yıldız Kenter ve Haldun Dormen, Türk sanatseverlerinin heyecanla sevdiği iki büyük insan. Kenter’i ve Dormen’i sevgiyle alkışlayanlar, 50 yıllık yaratıcılığın 50 yıl daha sürmesine dua ediyorlar.
Asena ve Demirkent
Soyadları, Türk mitolojisinin iki güçlü simgesiydi. Orhan Asena, her türlü kötülüğün karşısına güçlü bir azimle, hümanist bir kahramanlık anlayışıyla çıktı. Demirkent, basında, toplumsal bozukluklara karşı direnen bir yıkılmaz kaleydi ismi üstünde... Türk tiyatrosu ve iletişim aleminden iki yüce aydınlık uzaklaştı. Ama, armağan ettikleri ışıklar, bize hep doğru yolları gösterecek.