9 Aralık 1999’da başlayan ekonomik programın en önemli ayağı olan sabit kur politikasından vazgeçildi. Artık döviz fiyatı serbest piyasada belirlenecek
HARUN GÜREK Ankara
Milli Güvenlik Kurulu’nda (MGK) pazartesi sabahı devletin zirvesinde yaşanan tartışmaların ardından üç gündür ekonomide tırmanan kriz, IMF ile 9 Aralık 1999’da imzalanan stand - by anlaşması çerçevesinde uygulamaya konulan ekonomik programda değişikliği gündeme getirdi.
Pazartesi gününden itibaren fırlayan faiz oranları ve Türk Lirası sıkışıklığının dün tüm ödemelerin kilitlenmesine yol açması üzerine Başbakanlık’ta kriz zirvesi toplandı.
Bahçeli zirvede
Başbakanlık’ta saat 14.00’de başlayan Başbakan Ecevit’in başkanlığındaki toplantıya, Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcıları Mesut Yılmaz ve Hüsamettin Özkan, Devlet Bakanları Tunca Toskay ve Recep Önal, Maliye Bakanı Sümer Oral, bürokratlardan ise Hazine Müsteşarı Selçuk Demiralp, Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu Başkanı Zekeriya Temizel ile kamu bankalarının genel müdürleri katıldı. Türkmenistan ziyaretini tamamlayan Başbakan Yardımcısı Devlet Bahçeli’nin de toplantı sürerken Başbakanlığa geldiği görüldü.
Eski bakanlardan Güneş Taner de Başbakan Yardımcısı Mesut Yılmaz’ın isteği üzerine Başbakanlığa geldi. Daha önce iki kez benzer kriz yaşayan Taner, Yılmaz’a deneyimlerini aktardığını söyledi.
Kur dalgalanmaya bırakılacak
Başbakanlık’taki toplantıya saat 19.40’taki kısa bir aradan sonra yeniden devam edildi. Toplantıda, faiz oranlarını dengeli tutabilmek için, yaklaşık bir yıldır uygulanan kur politikasının değiştirilmesi kararlaştırıldı. Bu çerçevede, kurların, programda açıklanan sepet (1 dolar, 0.77 Euro) sınırlarının yerine, serbest piyasa tarafından belirlenmesi gündemde. Program uyarınca kur sepetindeki değer artışının bu ay binde 9 olması öngörülüyordu.
Yaklaşık 12 saat süren zirve sonrasında yapılan yazılı açıklamada döviz kurunun dalgalanmaya bırakılmasının yanı sıra, Telekom ve Türk Hava Yolları özelleştirmelerinin gerçekleştirilmesi için gerekli önlemlerin alınacağı, ekonomik programın titizlikle sürdürüleceği, yapısal reformların planlandığı gibi gerçekleştirileceği ve maliye programında değişiklik olmayacağı bildirildi. Açıklamada yeni düzenlemenin ihracat ve turizim gelirini artıracağı vurgulandı.
IMF krediyi erteliyor
ESRA YENER
Milli Güvenlik Kurulu’nda (MGK) ortaya çıkan krizin ardından ekonomide yaşanan dalgalanmalar üzerine Uluslararası Para Fonu (IMF), "Sorun siyasi, Fon’un yapabileceği bir şey yok" değerlendirmesi yaptı. Aynı çerçevede, IMF stand - by anlaşmasının altıncı dönem gözden geçirme çalışmalarının artık bir anlamı kalmadığını ve mektuba gerek olmadığını bildirdi.
Heyet, ekonomideki gelişmeler belli bir noktaya gelene kadar mart başında verilecek 2 milyar dolarlık ek rezerv kolaylığının üçüncü taksidinin şu aşamada ödenmesinin dondurulacağını bildirdi.
Bu çerçevede, pazartesi akşamı Ankara’ya gelerek Başbakan Bülent Ecevit’le görüşen IMF 1. Başkan Yardımcısı Stanley Fischer ve Fon’un Avrupa Direktörü Michael Deppler’in önceki gün yapılan ihalenin stratejisini çizdiği, ardından da "Bundan sonrası siyasi çözüm gerektirir" diyerek, Türkiye’den ayrıldıkları kaydedildi. IMF Türkiye Masası Şefi Carlo Cottarelli de dün Türkiye’den ayrıldı.
Ancak dün Başbakanlık’ta zirve sürerken IMF Sözcüsü Conny Lotze bir açıklama yaparak, Ankara ile sürekli temas içinde olduklarını, alınacak yeni önlemleri beklediklerini bildirdi. Fisher de Türkiye’den ayrılırken, hükümetle programın güçlendirilmesi için gerekli önlemleri görüştüklerini belirtmişti.
Bürokratlar gece yarısı toplandı
Milli Güvenlik Kurulu’nda yaşanan kavganın Türkiye’yi ekonomik krize sürüklemesi üzerine önceki akşam bir grup üst düzey bürokrat bir araya gelerek durum değerlendirmesi yaptı.
Toplantı sırasında bazı eski ve yeni üst düzey bürokratlarla da temasa geçilerek görüş alışverişinde bulunuldu. Ankara’da ekonomiyle ilgili üst düzey bir bürokratın verdiği bilgiye göre ekonomide sivillerin çözüm önerilerinin ve krize yaklaşımlarının yetersiz, başarısız olduğu yolunda görüş birliğine varıldı.
‘İç kavgalar yüzünden ülke çıkmaza giriyor’ şeklinde konuşan bürokratlar gelişmelerin ancak güçlü bir otoriteyle dengelenebileceği kanaatlerini ortaya koydular. Bu otoritenin de Genelkurmay olabileceği ve durumun askerlere iletilerek onlardan sivillere bir uyarı gitmesi gerektiği yolunda fikirler ileri sürüldü.
Bir grup bürokrat ise Genelkurmay ile birlikte Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer’e de başvurup, asker, bürokrat ve Köşk işbirliğiyle çözüm aranması yönünde değerlendirme yaptı. Gecenin sonunda kısa bir süre daha beklenip harekete geçilmesi kararına varıldı.
10 milyar lirası olan 225 milyon kazandı
Bankacılık sisteminde inanılmaz düzeylere tırmanan faizler dünyada görülmemiş getiriler ortaya çıkardı. Kimsenin kimseye para satmak istemediği piyasada faizler yüzde 7000’e kadar çıktı.
Parasını yüzde 7000 faizden satan bankanın bir günlük getirisi yüzde 17 oldu. Bankaların müşterileriyle yaptıkları repolarda ise yüzde 1000’li rakamlar telaffuz edildi. Böylece repo müşterileri de yüzde 3’e yakın getiriyi ceplerine koydu. Bu durumda 10 milyar lirası olan bir vatandaşın günlük kazancı 225 milyon lira oldu.
Dibe vuran borsa ise yatırımcısına tarihinin en acı günlerinden birini yaşattı. Birçok hisse günü taban değerinden kapattı. Dolar ise olduğu yere çakıldı kaldı.
Bir günde yüzde 3 kazanç
- İMKB repo piyasasında faiz dün yüzde 7000'e tırmandı. Bu parayı satan bir bankanın (eğer parasını tahsil edebilirse) günlük kazancı yüzde 15.8 oldu.
- Bankalar repo müşterisine nominal yüzde 1000 düzeyinden repo yaptı. 1 milyar lirasını repo yapanın bir günlük getirisi ise 225 milyon lira oldu.
- Tarihinin en büyük düşüşünü yaşayan borsa yüzde 18.11 değer yitirdi. 1 milyar lirasını hisse senedinde değerlendirenin parası 818.9 milyon liraya geriledi.
- Günü 687 bin liradan tamamlayan doların fiyatında önceki güne göre bir değişiklik olmadı.
- Yüzde 160'a kadar tırmanan bir aylık bononun getirisi yüzde 7.4 oldu. Bononun bir günlük getirisi ise yüzde 0.3'e yaklaştı.