Rektörler, Başbakan Ecevit’e sundukları "Devlet Üniversitelerinin Sorunları" başlıklı raporda, vakıf üniversitelerinin, Üniversitelerarası Kurul’da temsiline kısıtlama getirilmesini istediler. Rapora göre, "Vakıf üniversiteleri önem ve ağırlıklarını aşan ölçüde temsil ediliyor. Bu da devlet üniversitelerini ikinci plana düşürüyor." Biz de dört rektöre sorduk.
Prof. Dr. İlter Turan - Bilgi Üniversitesi
Sorumlu biz değiliz
Son derece komik bir şikayet. Vakıfların ayrı tutulmasına yönelik değil, üniversitelerin temsiline ilişkin esaslar getirilmelidir. Sanki Üniversitelerarası Kurul’un işlememe nedeni vakıf üniversiteleri... Genelde biz, devlet üniversiteleri arasında ezilen kurumlar olarak kendimizi hissediyoruz. Üniversitelerarası Kurul’un kendi kimliğini oluşturamamasında, vakıf üniversitelerinin bir rolü yok ki! Kurulda, üyelerin çoğu devlet üniversiteleri olduğu için, zaten daha çok onların dertleri üzerinde duruluyor. Bunu anlayışla karşılamaya hazırım. Ancak, vakıf üniversitelerini dışlayarak bir yarar elde edilmesi mümkün değildir. Bizim temsilimize sınırlama getirilmesi isteği, iyi düşünülmemiş bir değerlendirmedir.
Prof. Dr. Ural Akbulut - ODTÜ
Öğrencisi olmayan var
Tüm vakıf üniversiteleri 50 bin civarında öğrenci okuturken, yalnızca Selçuk Üniversitesi’nin 55 bin öğrencisi var. Sıfır öğrencisi olan vakıf üniversiteleri bile kurulda temsil ediliyor. Biz, "Vakıf üniversiteleri, Üniversitelerarası Kurul’un ahengini bozuyor" demiyoruz. "Belirli bir yıl hizmet versinler, öğretim üyesinin, öğrencinin sorunu nedir görsünler, ondan sonra söz sahibi olsunlar" diyoruz. Amaç, öğrenci sayılarının artmasını teşvik etmek. Devlet üniversitelerinde maaşlar yetersiz. Vakıf üniversitelerine devlet karışmıyor. Oysa benim harcadığım her bir kuruş denetleniyor. En küçük terslikte zimmet arıyorlar. Sorunu bilmeyenler nasıl çözüm getirecekler
Prof. Dr. Sıddık Yarman - Işık Üniversitesi
Ayrım zarar verir
Üniversitelerarası Kurul daha iyi çalışsın" isteniyorsa, bunun yolları araştırılabilir. Ancak vakıf - devlet ayrımı yapılacaksa buna karşıyım. Böyle bir ayrım, devlet üniversitelerine de yarar sağlamaz. Üniversitelerde öğretim üyesi başına yapılan yayınlarda, ilk 10 sırada
ağırlıklı olarak vakıf üniversiteleri bulunuyor. Vakıf üniversiteleri, devlet üniversitelerine de hareketlilik getirdi. Ayrım, ülkeye de zarar verir.
Akademik performansı dikkate almaya kalksak, devlet üniversitelerinin yarısından fazlası Üniversitelerarası Kurul’a giremez bile.
Prof. Dr. Feyzi Bingöl - Fırat Üniversitesi
Eşit temsil olamaz
Vakıf üniversitelerine karşı değiliz. Yararları var. Eğitim öğretime katkı da sağlıyorlar. Ancak, öğrenci sayısı bini aşan vakıf üniversitesi çok az.
50 öğrenciyle öğretim yapan vakıf üniversitesinin, 50 bin öğrencisi olan devlet üniversitesiyle aynı ağırlıkta temsil edilmesi sıkıntı yaratıyor. Öte yandan vakıf üniversitelerinin sayıları da sürekli artıyor. Yakın bir gelecekte devlet üniversitelerinin sayısına yaklaşacaklar.
Asıl sorun oldukça fazla üye sayısının olduğu Üniversitelerarası Kurul’da herkesin düşüncesini gündeme getirememesi, sorunların tartışılamaması, konuşulamamasıdır.