22 Şubat 2001 Perşembe


BİZE ULAŞIN



HABER İNDEKSİ



ARŞiV



YARDIM



KÜNYE



·  SON DAKİKA  
·  ANA SAYFA  
·  GÜNCEL  
·  SİYASET  
·  EKONOMİ  
·  YAZARLAR  
·  SPOR  
·  DÜNYA  
·  YAŞAM  
·  MAGAZİN  
·  SANAT  
·  SAĞLIK  
·  KADIN & MODA  
·  ASTROLOJİ  
·  OTOMOBİL  
·  ÇİZERLER  
·  BİLİM & TEKNİK  
·  TV'DE BUGÜN  
·  İŞ YAŞAMI  
·  ENTELLEKTÜEL B.  
·  OMBUDSMAN  
·  HAVA DURUMU  
·  İSTANBUL  
·  CUMARTESİ  
·  PAZAR  
 
 







Beşiktaş Anayasası

     Ters Köşe / ERCAN GÜVEN

     Mizah yazarlarının "velinimeti" politikacılar ise şayet...
     Spor yazarlarının da, Beşiktaş yöneticilerine, sporcularına ve hocasına karşı hissetmeleri gereken duygunun adı "minnet"...
     Eksik olmasınlar, hafta geçmiyor ki bir "gaf" yapmasınlar...
     Sezon başında saat gibi işleyen takımı miksere sokmayı bile göze aldılar, "sevgili yazar kardeşlerini" konusuz bırakmamak uğruna.
     Son fırtına, ilginçliğini yitiren Nouma krizlerinden birine, Scala’nın omuz vermesiyle üfürüldü ve sayfalar renksiz, bültenler cansız, köşeler nefessiz kalmadı çok şükür.
     Yoksa, Nouma duvara telefon fırlatsa kimin umurunda, "küçük su" dökse kimin?.. Ama Scala çıkıp, "içimizde hain var" deyince, taşlar yerine oturuyor, denklem kuruluyor ve el birliği ile haftanın sorunu çıkıyor ortaya...
     Ölçü, Beşiktaş’a "zarar" vermekse... Ve "Hain", bu olayı bilerek ya da bilmeyerek basına taşıyansa şayet; ortamı "hazırlayan", olayı "yapan", ağzından kaçıranı hain diye "yorumlayanlar" ne oluyor acaba?..
     Hazin bir tesadüf, sorun, devletin zirvesindeki didişmeden de izler taşıyor.
     Bu olayda "denetimin denetimini" basın yapıyor...
     "Beşiktaş Anayasası"nın "Kulübe zarar vermemek" maddesini herkes farklı yorumluyor.
     Havada Anayasa, değil telefonlar uçuşuyor.
     Sonuçta ne mi olur?..
     "Keskin sirkeler" ekonomi ve borsayı silkeler...
     Ankara, ülkeninkini...
     Fulya, halka açılmak üzere olan kulübünkini...
     
Hakem takım tutar mı
     Sabır, umut etmek sanatıymış... Hep umudumuz vardı "taraf tutan hakemler" subjektifliğinin sıfırı tüketeceğinden.
     Umutla sabrettik ve galiba bu saçma sapan, bitmez tükenmez, başı sonu belirsiz saplantımızdan arınacağımız günlere geldik.
     En son Lucescu söyledi; "Hakemleri de yeneceğiz". "Eyvah" dedik, "adam çıbanımızı tırnaklıyor". Artık Lig bitene kadar bu polemiğe esiriz.
     Fakat o da ne?.. Bırakın ses getirmeyi, Lucescu’nun lafına "tuz ile" koşan angaje medyatörler, ancak aynada gördükleri kadar yandaş bulabildiler bu kez...
     Yavaş yavaş herkes anlıyor ki, her hakemin gönlünde bir takım yatsa da, bunu işlerine yansıtmamaya çalışıyorlar. Tıpkı aklı başında medya mensupları gibi...
     Her futbolsever yavaş yavaş kavrıyor ki, hakemin ön yargılı veya art niyetli olabileceği paranoyası, insana "ne onunla, ne onsuz" çaresizliğinden başka bir şey vermiyor... Selçuk Parsadan’ın annesi gibi.
     Hakemler de hata yapıyor; hepimiz gibi...
     Ama salya sümük saldırmıyalım artık onlara, bazılarımız gibi...
     
Hakaret
     "Fenerbahçe’yi medya sürüklüyor" ilginçliğine medyanın kilit isimleri "Dört senedir Galatasaray’ı da biz mi şampiyon yaptık" sorusuyla yanıt verdi.
     TSYD Başkanı Atilla Gökçe ise, "Bu laf, mensuplarımıza hakarettir" dedi.
     Doğru... Hem de iki türlü hakaret.
     Birincisi spor müdürlerinin taraflı olduğunu iddia ediyor...
     İkincisi, bunu bir basın mensubu akıl ettiği veya tekrarladığı için, kamuoyunda basın mensuplarının zekası konusunda yanlış bir izlenim yaratıyor...
     
Haciz
     Özkan Sümer, "sonsuza kadar başkan olmak için gelmedik" demiş.
     Sümer kesin bir tarih veremiyor. Çünkü mahkemelerin işleyiş hızını kestiremiyor.
     Haciz gelir, başkan gider...
     Yazık... Trabzonspor bunları hak etmiyor...
     
Koruk
     Bu psikolojinin adını bilmiyorum. Henüz transfer mevsimi gelmemişken Emre ve Okan’a en küçük bir eleştiri gönderseniz, karşınıza tüm yöneticiler dikilir ve "Onlar bizim evladımız. Toz kondurmayız" freniyle refüje girerdiniz...
     Aynı yöneticiler, bugün İnter’le flört eden Emre ve Okan için "Kimler geldi kimler geçti Galatasaray’dan... Aslan Nihat’lar, Gündüz Kılıç’lar" vurdumduymazlığına direksiyon kırıyorlar.
     Aynı yorumlar Fatih Terim ve Hakan’a da yapılmıştı.
     Galiba kulübün banka cüzdanı ve unvanı eşit hızda büyüyemediği için gidenlerin arkasından uzanamayıp, "koruk" diyorlar.
     
Torpil
     Beşiktaş’ın Nouma’sı...
     Galatasaray’ın Hagi’si...
     Ve Fenerbahçe’nin Balic’i...
     Kimi yönetimden, kimi hocadan kimi başkandan torpilli...
     Adalet bir kez bozuldu mu geri dönüşü zor oluyor... Onların yaptığı kayırma, takıma "hizip", "tartışma", "handikap" olarak geri dönüyor.
     
Diyarbakırspor
     Şehit Gaffar Okkan anısına Diyarbakır’da oynanacak maçta sanatçılar ve gazeteciler mücadele edecekmiş.
     Yeri, zamanı, katılanları, anlamı ile neresinden baksanız dört dörtlük bir fikir...
     Böylesine "sivil girişimler" Diyarbakırspor taraftarlığı, sevgisi olarak nitelenir ve kimse sesini çıkaramaz. Ama Devlet’in içinden, emniyetten, askeriyeden yapılan destek açıklamaları, kısa vadede Diyarbakırspor’u amacına ulaştırsa da "şaibe" yaratır.
     Saygı, sevgi, vefa tamam da; severken yaralamayalım Diyarbakırspor’u...
     
Çinliler ve çimenler
     Milliyet’te gördünüz, Çinliler olimpiyatı Pekin’e alabilmek için çimenleri bile boyuyor.
     Çin’in otları renklendi, bizim "antiolimpik otlar" inat ediyor.
     


 SPOR


MILAN ÇIKAMAZ!
Haftanın Analizi
At yarışları
Avrupa Ligleri
Efes sirtaki de bilir: 88 - 65
2. Lig’de dün
Hidayet idare etti
Muhteşem Eczacı: 3 - 0
ŞEREFSİZLER
‘İntikam maçı oynamayacağız’
‘Yeter artık’
SÜMER topa tuttu
Ahlâksız Fransız
FEDAKÂR NİNE
HOPPALA Federasyon hata yapmış!
HABER TURU
NORA seferberliği
İyi ki varsın Iraklis
Beşiktaş Anayasası


 SAYFA BAŞI 




© 2001 Milliyet