22 Şubat 2001 Perşembe


BİZE ULAŞIN



HABER İNDEKSİ



ARŞiV



YARDIM



KÜNYE



·  SON DAKİKA  
·  ANA SAYFA  
·  GÜNCEL  
·  SİYASET  
·  EKONOMİ  
·  YAZARLAR  
·  SPOR  
·  DÜNYA  
·  YAŞAM  
·  MAGAZİN  
·  SANAT  
·  SAĞLIK  
·  KADIN & MODA  
·  ASTROLOJİ  
·  OTOMOBİL  
·  ÇİZERLER  
·  BİLİM & TEKNİK  
·  TV'DE BUGÜN  
·  İŞ YAŞAMI  
·  ENTELLEKTÜEL B.  
·  OMBUDSMAN  
·  HAVA DURUMU  
·  İSTANBUL  
·  CUMARTESİ  
·  PAZAR  
 
 




Sezer'le Ecevit, gördünüz mü ne yaptığınızı?..

     Osman Ulagay salı günkü yazısında her zamanki nazik üslubu içinde yakınıyor, Cumhurbaşkanı Sezer'le Başbakan Ecevit'i şöyle eleştiriyordu:
     "Günümüzde bir ülkenin başına gelebilecek olan en büyük felaketlerden biri, devletin ve hükümetin başında bulunanların ekonomiden ve piyasalardan habersiz olmaları. Bunu Sayın Sezer ve Sayın Ecevit için 'hafifletici neden' olarak söylüyorum aslında. Eğer ekonomiden ve piyasalardan biraz olsun anlasalardı, dünkü ortamı yaratmazlar, ekonomiye 'sabotaj' anlamına gelen bu darbeyi vurmazlardı diye düşünmek istiyorum."
     Ama bu darbeyi vurdular.
     O yüzden borsa göçtü.
     Faizler füze gibi fırladı.
     Ödemeler kilitlendi.
     Kimse kimseye ödeme yapmıyor.
     Piyasa yine geberik!
     Ne yazık ki öyle, sevgili Osman.
     Bu öylesine bir darbe ki, bu yüzden birçok insan daha işinden olacak.
     Bu öylesine bir darbe ki, bu yüzden birçok insanın cebine giren para azalacak.
     Bu öylesine bir darbe ki, bu yüzden pazarda file daha güç dolacak.
     Bu öylesine bir darbe ki, bu yüzden mutfakta tencere daha zor kaynayacak.
     Bu öylesine bir darbe ki, bu yüzden birçok işyeri daha kapanacak.
     Bu öylesine bir darbe ki, bu yüzden birçok işyeri üretimini kısacak.
     Bu öylesine bir darbe ki, bu yüzden herkesin sırtındaki borç yükü ağırlaşacak.
     Bu öylesine bir darbe ki, bu yüzden dış kredi kaynakları kuruyacak.
     Bu öylesine bir darbe ki, bu yüzden zaten devede kulak olan yabancı sermaye akışı daha beter duracak.
     Bu öylesine bir darbe ki, bu yüzden hayat standartları düşecek.
     Bu öylesine bir darbe ki, bu yüzden insanımızın aş ve iş sorunu daha da zora girecek.
     Bu öylesine bir darbe ki, bu yüzden ekonomiyi toparlamak çok daha güçleşecek.
     Bu öylesine bir darbe ki, bu yüzden özellikle çalışan yığınların, emekçi halkın katlanmak zorunda oldukları fedakarlıklar çok daha büyüyecek.
     Uzatmak yersiz.
     Farkında mısınız Sayın Sezer?
     Sayın Ecevit?
     Vurmuş olduğunuz darbenin ne kadar ağır, ne kadar acıtıcı olduğunu biliyor musunuz? Kurmaylarınız, bunun raporlarını masalarınıza koymaya başladılar mı?
     Ekonomi, geçen yılın kasım ayında yaşanan krizin yaralarını sarma çabası içindeydi. Piyasada olumlu kıpırtıların kendileri henüz olmasa da, beklentileri uç vermeye başlamıştı.
     Herkes diken üstündeydi. Çünkü sırat köprüsünden geçiliyordu. Kriz, reel ekonomiyi vurmuş, ekonomiyi daraltmış, işsizlik dalga dalga yayılıyordu.
     Ekonominin dengeleri bu kadar bıçak sırtındayken, insanlarımızın beli katlandıkları fedakarlıktan dolayı böylesine bükülmüşken devletin tepesinde kapışmak düşünülebilir miydi?
     Kapıştınız, ekonomi yedi darbeyi...
     Kapıştınız, aş ve iş sorunu yedi darbeyi...
     Kapıştınız, emekçi yedi darbeyi...
     Bunları hiç hesap etmediniz. Ya da hesap edebilecek formasyondan yoksundunuz.
     Sevgili Osman'ın dediği gibi:
     "Günümüzde bir ülkenin başına gelebilecek olan en büyük felaketlerden biri, devletin ve hükümetin başında bulunanların ekonomiden ve piyasalardan habersiz olmaları..."
     
Ne yazık!
     Ankara hala yolsuzluğu, rüşveti, kiri temizlemek için enflasyonu yenmenin, bunun için devleti ekonomiden çekmenin ve ekonomiyi düze çıkarmanın da şart olduğunu göremiyor.
     Ne yazık!
     Ankara hala yeni yüzyılın ekonomi mantığını kavramakta yaya kalıyor.
     Ne yazık!
     Ankara hala sorun çözmüyor, kendisi sorun oluyor.
     Ne yazık!
     Ankara hala çözümden çok gerilim ve kavga üretmeye devam ediyor.
     Ne yazık!
     Bugün sorun siyasettir, siyaset kurumudur. Bugün sorun, siyaset kadrolarının yenilenmesi, kendilerini yenilemesidir.
     Başka çıkış yolu yok!
     
     h.cemal@milliyet.com.tr
     



 SAYFA BAŞI 





Taha AKYOL
Bitsin artık

Şahin ALPAY
Kim değil nasıl

Melih AŞIK
Destek yağmuru

Fikret BİLA
Siyaset, hukuk, denetim

Berrin Cankat
Sanatçıların farkında bile olmayanlara

Hasan CEMAL
Sezer'le Ecevit, gördünüz mü ne yaptığınızı?..

Nilgün CERRAHOĞLU
Kemerlerinizi bağlayın...

Yılmaz ÇETİNER
Fransız üzümü 7.5 milyona!..

Güneri CIVAOĞLU
Filler ve Çimen

Yalçın DOĞAN
IMF: "Siyasi denge bozuldu"

Abbas GÜÇLÜ
Susmasını bilmek

Doğan HEPER
İtfaiyeci aranıyor

Sami KOHEN
Türkiye devre dışında değil

Meliha OKUR
Yamalı bohça

Zeynep ORAL
"Aile Reisi"

Tuncay Özkan
Helva yapmayı bilmek

Hasan PULUR
Attila İlhan vak'ası...

Derya SAZAK
Pusula

Meral TAMER
Bedava Köprü geçişi trafiği kurtarır mı?

Tamer HEPER
Denetleme Kurulu

Güngör URAS
Faiz dövizi frenleniyor (ama halkı eziyor)

© 2001 Milliyet