Babür Çetin, 14 Şubat tarihli Milliyet’in manşetini eleştiriyor. 14 Şubat, malum, Sevgililer Günü olarak hayli yaygın biçimde "idrak edildi".
Milliyet de o günkü Bir Günlük Aşk Molası şeklindeki manşetiyle bir bakıma "günün mana ve ehemmiyeti"ne işaret etmekteydi.
Babür beyin itirazı, manşete bu günün çıkartılmasıyla ilgili değil.
O, manşetin altındaki bazı ifadelere takılmış.
"Ne siyaset, ne ekonomi... Halkın gündeminde sadece Sevgililer Günü var. Restoranlarda, barlarda her yer doldu..." şeklindeki alt başlıkta yer alan, "...halkın gündeminde.." ifadesini yanlış buluyor Çetin.
"Bu sıkıntılı dönemin diğer bütün günlerinde olduğu gibi o gün de halkın gündeminde öncelikle ekonomi vardı." diyor. " Halk diye bu toplumun önemli bir kesimini kastediyorsanız, Sevgililer Günü bunlar için gündemin tek maddesi değildi."
Genel Yayın Yönetmeni Mehmet Yılmaz’a göre, manşet seçiminde, konunun tümüyle medyanın, internetin ve günlük hayatın içinde tuttuğu yer, "konuşulur" olması önemli bir rol oynadı. Ama, gündemde "sadece" o günün olmadığında da okurumuz haklı.
Zaman zaman dille ilgili önemli uyarılar da geliyor. Sefer Humar’dan gelen iki cümle düzeltmesi, sıkça rastlanan kurgu hataları arasında yer aldığı için aktarıyorum.
13 Şubat tarihli Milliyet’te Melih Aşık’ın köşesinde, Yürüyen Parti başlıklı yazıdaki bir cümle şu ifadeyi içeriyor: "CHP’de sokağa dökülmeler başladı. Pazar günü Taksim’de görevden alınan il ve ilçe yöneticileri yürüyüş yaptı.."
Bu cümlede, sanki örgüt yöneticilerinin pazar günü görevden alındıklarına ilişkin bir anlam çıkıyor" diye yazmış Humar. Ve doğrusunu eklemiş: "...Görevden alınan il ve ilçe yöneticileri pazar günü Taksim’de yürüyüş yaptı."
Humar’ın ikinci düzeltmesi, aynı günkü spor sayfasından Kadiroğlu Vefat Etti başlıklı yazıdaki bir cümleyle ilgili: "MHK eski üyesi Mehmet Kadiroğlu dün yakalandığı amansız hastalıktan kurtarılamadı..." deniyor o cümlede.
"Bu da Yanlış kurulmuş" diyor. "Sanki bu kişi sanki hastalığa dün yakalanmış gibi bir anlam çıkıyor". Humar’a göre doğrusu şöyle:
"..MHK eski üyesi Mehmet Kadiroğlu yakalandığı amansız hastalıktan kurtarılamayarak dün vefat etti..."
Celal Yıldırım, 9 Şubat tarihli Milliyet’in manşetini çok iyi bulmuş. Manşet, Nakşibendi tarikatı lideri Esad Coşan’ın Süleymaniye Camii mezarlığına gömülmesine ilişkin kararnamenin Cumhurbaşkanı tarafından geri gönderilmesiyle ilgiliydi: İşte Atam Çankaya
"Gurur duydum. Her şeye rağmen hukukun geçerliliğine inandım. Gözlerim yaşardı. Saklanacak bir manşettir. Sizi kutlarım" diye mesaj bırakmış Yıldırım.
Levent Onural da övgülerini iletmiş.
10 Şubat tarihli Milliyet’in arka sayfasındaki manşet haberde, DigiTürk’ün yeni futbol sezonundaki tarifesinin ilan edilenden daha pahalı olduğu yolundaki bilgiler aktarılıyordu.
"Sıkıntıma tercüman oldunuz" diyor Onural. "Tam da yazdığınız gibi. Gerçeğin ne olduğunu ortaya koydunuz. Teşekkürler."
Herkes düşünce ve ifade özgürlüğü hakkına sahiptir; bu hak serbestçe düşünme, hangi yoldan ve nereden olursa olsun bilgi ve görüş alma, araştırma ve yayma özgürlüğünü içerir.
İnsan Hakları Evrensel bildirgesi
Madde 19
Okur Temsilcisi,
Milliyet gazetesinin içeriği (haber, yorum, fotoğraf, başlık, spot, sayfa düzeni, baskı, kağıt vs.) ile ilgili olarak okurlardan gelen şikayetleri ele alır; bunları basın etiği (doğruluk, denge, tarafsızlık, adil yaklaşım...) ve temel kalite ölçütleri açısından inceleyerek görüşlerini okurlarla paylaşır.
Görüşleri kendisine aittir.
Okur Temsilcisi, Milliyet'in gazete ve internet içeriği ile ilgili tüm şikayetlerinizi bekliyor.
Tel: (90) 212 505 68 40
fax: (90) 212 505 68 09
posta: Yavuz Baydar, Milliyet, Doğan Medya Center, Mahmutbey, 34554 Istanbul