23 Şubat 2001 Cuma


BİZE ULAŞIN



HABER İNDEKSİ



ARŞiV



YARDIM



KÜNYE



·  SON DAKİKA  
·  ANA SAYFA  
·  GÜNCEL  
·  SİYASET  
·  EKONOMİ  
·  YAZARLAR  
·  SPOR  
·  DÜNYA  
·  YAŞAM  
·  MAGAZİN  
·  SANAT  
·  SAĞLIK  
·  KADIN & MODA  
·  ASTROLOJİ  
·  OTOMOBİL  
·  ÇİZERLER  
·  BİLİM & TEKNİK  
·  TV'DE BUGÜN  
·  İŞ YAŞAMI  
·  ENTELLEKTÜEL B.  
·  OMBUDSMAN  
·  HAVA DURUMU  
·  İSTANBUL  
·  CUMARTESİ  
·  PAZAR  
 
 




Kimler geldi kimler geçti

Bir maniniz yoksa annemler size gelecekler. Varsa maniniz, bir kitap önerelim; kalmaz o zaman mani... Ayfer Tunç, www.altkitap.com’da yayımlanan kitabında 70’li yılları anlatıyor

     SEMA ASLAN

     Nesrin Topkapı, saat tam 12’de, elinde bir baston, üzerinde göğsünü ve kalçalarını kapatan şalvarımsı bir kostümle televizyona çıktı, böylece Türkiye’de televizyona çıkan ilk dansöz ünvanını almış oldu."
     Akbank reklamı sağırlar diyaloğuydu. İki emekli yolda karışılaşıyor, biri diğerine soruyordu: Akbank’a mı gidiyorsun? Diğer emekli cevap veriyordu: Hayır, Akbank’a gidiyorum."
     70’lerin sonuna doğru Türk halkı Bülent Ersoy ile tanıştı. "Kız yüzlü" bir oğlandı. Sesi çok güzeldi ve çok güzel "okuyorödu. En ağdalı Türk musikisi şarkılarının bile altından kalkıyordu..."
     Küçük Ev, ağlatan dizilerdendi. Laura’nın ailesi için yaptığı fedakârlıklar, seyircilerin gözlerini ağlamaktan kan çanağına çevirirdi. Dizinin kötü kızı Nelly, iyi kalpli Laura’yı küçük düşürmeye çalışırdı."
     
     Uzunca bir kitap adı: "Bir Maniniz Yoksa Annemler Size Gelecek". Adı bir yana, çağrışımı da ilginç. Ayfer Tunç da bu çağrışımı farketmiş ki, ilk kez www.altkitap.com adresinde yayımlanan ve kendi çocukluk dönemlerine ilişkin yaşantıları, nesneleri anlattığı kitabına bu ismi vermiş. Ayfer Tunç ile 70’leri konuştuk:
     
Neden bu ismi seçtiniz?
     Dönemin çok klasik bir ifadesiydi bu. Çünkü o zamanlar pek çok evde telefon yoktu. İnsanlar birbirlerini ziyaret etmek istediklerinde çocukları gönderirlerdi ve çocuklar da ‘bir maniniz yoksa annemler size gelecek’ derlerdi. Bu sanki şifre gibi bir şeydi. Kapıyı çalardım ve herhangi bir vurgulama yapmaksızın cümleyi söylerdim.
     
70’lere ilişkin en belirgin özellik neydi sizce?
     Hayatımıza rengin girdiği yıllardı. Televizyon renklenmişti. Bazı gazeteler renkli basılıyordu, moda inanılmaz renkliydi. Gençlik açısından da albenili yıllardı.
     
Kitapta, dönemin eğlence hayatından çocuk oyunlarına dek pek çok ayrıntı yer alıyor. Hiç günlük tutar mıydınız?
     Hayır, hayatımda hiç günlük tutmadım. Üç kere teşebbüs ettim, üçer gün tuttum.
     
Ayrıntıları nasıl hatırladınız?
     Bunu ben de bilmiyorum.
     
Hatırladıklarınız arasında en çok hangi ayrıntıya şaşırdınız?
     Anket defterlerinin soruların hatırlarken çok şaşırdım. Bu kadar çok soruyu hatırlıyor olmak da çok şaşırtıcıydı. 70’li yılların bir özelliği de terör yılları olmasından kaynaklanan ve sosyal hayatta ağır bir siyasi baskının bulunduğu yıllar olmasıydı. Onlar günlük hayata da yansımıştı. Bunlar şaşırtmıştı. Sokağa çıkma yasağı vardı ve gece hayatı nedir, bütün bir toplum unutmuştu.
     
90’lar da yazılmalı mı sizce?
     Bugün hayatımızda hiç önemsemediğimiz pek çok unsur yarın anlam kazancak. Bugünü de yazmalı .
     
Tüketimin çılgınca sarıp sarmaladığı bir dönemde bu ne kadar mümkün?
     Bugünü yazmak bir kuşağın tarihini yazmak anlamını taşımaz. Ya da bugünü yazmak çok anlamlı mıdır, bilmiyorum. Çünkü değişim artık çok hızlı. Nesnelerin ömrü günümüzde altı aydan uzun değil.
     
Hatırlama temelli bir kitap, uçucu olduğunu düşündüğümüz bir ortamda, sanal alemde yayımlanıyor.
     Bu zıtlık benim çok hoşuma gidiyor. Geçmişi anlatan bu türden bir kitabın, günümüzün en üst düzeydeki teknolojisi ile yayımlanması çok heyecan verici.
     
Kitabın genişletilmiş bir baskısı yayımlanacak. Görsel malzeme de kullanacak mısınız basılı kitapta?
     Evet. Benim için çok önemli iki nesne var: Santrifüjlü çamaşır makinesi ve kömür kovası fotoğrafı. Santrifüjlü çamaşır makinesini hatırlar mısınız?
     
Hayır. Tarif edilmesi zor pek çok nesneyi ayrıntılandırmışsınız.
     Evet, izah edilmesi çok zor. Bu nedenle santrifüjlü çamaşır makinesinin fotoğrafını bulduğumda çok sevindim. Peki kömür kovasını hatırlıyor musunuz? Kömür kovası bence bir tasarım harikasıdır. Tabii dönemin reklamları da çok ilginç. Mesela "üstün kudretli Omo!" Söylem farklı yani. Ya da Jill çoraplarıyla ilgili reklamdan sonra, çoraplardan yapılmış paspaslar bir çılgınlık halinde bütün evlerde kullanılır olmuştu.
     
Klavye de romantik olabilir
Sanal ortamda faaliyet gösteren bir yayınevi: altKitap

     Www.altkitap.com, Ayfer Tunç’un da kitabını yayımlayan bir yayınevi. Prensip olarak düşünsel hiçbir ürünün satılmaması gerektiğini savunan ve faaliyetlerini fiziksel ortamda değil, sayısal olarak sürdüren farklı bir yayınevi altKitap. Türkiye’de başka bir örneği yok. altKitap’ın yayın kurulunda yer alan Yekta Kopan, Murat Gülsoy ve Adnan Kurt ile bu alternatif yayınevini konuştuk.
     Yaklaşık sekiz aydır faaliyette olan site, bugüne kadar aralarında Ömer Madra, Tunçel Gülsoy, Handan Salta, İbrahim Yıldırım, Leyla Şimşek ve Özge Baykan’ın da bulunduğu yazarların kitaplarını yayımlamış. Bu kitaplar daha önce başka hiçbir yerde yayımlanmamış. altKitap, yazarların telif haklarını sponsorluk yöntemiyle ödüyor. "Üreticiler için emeklerinin hakkını vermeyi planlayan, ama üretimin kendisini parayla sunmayan bir yayınevi."
     Burada yayımlanan kitapları kitaplığınıza da koyabilirsiniz. Nasıl mı? altKitap’ın bir diğer "hizmeti" de isteğe bağlı, özel baskılar yapması. "Bir kitabı basılı olarak elde etmek istiyorsanız, size özgü tek baskı yapma olanağı var. İstediğiniz renk kağıda, istediğiniz puntoda, istediğiniz formatta "altKitapölarınız olabiliyor."
     


 PAZAR


‘Rol kesmeye’ hazırlar
KİM NE OKUYOR?..
Kimler geldi kimler geçti
Kitap dünyasında neler oluyor?
Başarıya yelken bastı
taksilazimmiabi.com?
Yesek mi yemesek mi?
Bu elektrik beni besliyor
Yuvarlak dünyanın Köşebaşı
Deli danalı soykırım
Parola: Tek taşımı kaybettim!
Ufaklık, çok mu ufak?
Kayıp kalpler için göbekli dua ilmihali
Yapayalnız
"Hammond Dede" hâlâ zıpkın gibi
Senem Betil’in pastaları
Narmanlı Han’ın başına gelecekler
Akvaryumdaki çocuklar
Yusuf Atılgan’ın kitapları


 SAYFA BAŞI 





© 2001 Milliyet