23 Şubat 2001 Cuma


BİZE ULAŞIN



HABER İNDEKSİ



ARŞiV



YARDIM



KÜNYE



·  SON DAKİKA  
·  ANA SAYFA  
·  GÜNCEL  
·  SİYASET  
·  EKONOMİ  
·  YAZARLAR  
·  SPOR  
·  DÜNYA  
·  YAŞAM  
·  MAGAZİN  
·  SANAT  
·  SAĞLIK  
·  KADIN & MODA  
·  ASTROLOJİ  
·  OTOMOBİL  
·  ÇİZERLER  
·  BİLİM & TEKNİK  
·  TV'DE BUGÜN  
·  İŞ YAŞAMI  
·  ENTELLEKTÜEL B.  
·  OMBUDSMAN  
·  HAVA DURUMU  
·  İSTANBUL  
·  CUMARTESİ  
·  PAZAR  
 
 




"Hammond Dede" hâlâ zıpkın gibi

     Mr. Jazz

     Tam 50 yıl önce genç Jimmy Smith, Hammond B-3 org denen tuhaf tuşluyla ortaya çıktığında, bu çalgıyla jazz arasında pek bir flört olmamıştı. Count Basie ve Fats Waller org çalmışlardı ama netice parlak değildi.
     Pennsylvania doğumlu Smith, çalgıyı adeta yeniden yarattı. Bas kalıplarını ayakla idare ederken akorları sol eliyle basıyor, solo kısımları sağ eliyle çalıyordu. Blues bilgisini kısa sürede bebop ile birleştirdi. Ve ortaya, son yarım yüzyıldır herkesin çaresiz izlediği bir "Jimmy Smith sound" çıktı.
     1953’te ilk org üçlüsünü kuran Smith, 1956’da New York’un Cafe Bohemia adlı ünlü kulübünde "Ben buradayım artık!" mesajını verdi.
     Gerisi, jazz tarihinin parlak sayfaları... Blue Note markası ile birbirinden popüler albümler; Lee Morgan, Kenny Burrell, Tina Brooks gibi ustalarla ortak çalışmalar... 1970’lerin sonlarına doğru, jazz türünün iyice geri plana itildiği o dönemde, Smith ortadan kayboldu. Los Angeles’ta "Jimmy Smith Jazz Supper Club" adlı bir gece kulübü işletti.
     Jazz tutkunları, org döneminin geri geleceğini biliyorlardı. 1980’ler sonunda genç kuşaklar acid jazz üzerinden jazz tarihine balıklama dalınca, Smith’in inanılmaz külliyatı karşısında büyülendiler. Günümüzün ünlü üçlüsü Medeski, Martin & Wood’u büyük ölçüde Smith’in 1960’ları kasıp kavuran eserlerinin yarattığı söylenebilir.
     75 yaşını yeni dolduran Smith, hala genç. Albümler üretiyor turnelere çıkıyor. Son albümünün adı "Dot Com Blues". Ömrünün son döneminde köklerine dönmüş bu albümde. Blues denizine yelken açarken mürettebatı ünlü isimlerle takviye etmiş. Kadro müthiş. Dr John, BB King, Taj Mahal, Keb Mo ve Etta James ustaya yardımcı olmaktalar. Gitarda Russell Malone ve davulda Harvey Mason var. Ben ön kayıtlardan bazılarını dinledim ve çok beğendim. Yakında bizde de piyasaya çıkacak olan bu albümü yakalamakta yarar var.
     
     Komuta yine Cohen’de...
     Leonard Cohen tümüyle kayıp değil. Ama üretimi de eskisi gibi değil. Budizmle ilgisi, müzik tutkusunu aştı gitti. Sevenleri için onun klasik albümleri teselli olmasına teselli, ama "bir ses verse" demeden de durulmuyor. Çünkü, içi dolu dolu bir albüm yapalı neredeyse 10 yıl olacak.
     Bu "teselli" kelimesi, Sony’nin yeni çıkardığı bir konser albümü için tam uyuyor. Üstadın 1979 yılında Londra ve Brighton’da verdiği dört konserin en iyi anlarını bir araya getiren "Field Commander Cohenöde, "Bird On The Wire" gibi pek çok klasik var. O dönemde Cohen’e çok yakın olan ünlü şarkıcı Jennifer Warnes da konserlerde vokalde Cohen’i destekliyor. "Field Commander Cohen"in yeri, Cohen koleksiyoncularının rafları olacak, bu kesin.
     


 PAZAR


‘Rol kesmeye’ hazırlar
KİM NE OKUYOR?..
Kimler geldi kimler geçti
Kitap dünyasında neler oluyor?
Başarıya yelken bastı
taksilazimmiabi.com?
Yesek mi yemesek mi?
Bu elektrik beni besliyor
Yuvarlak dünyanın Köşebaşı
Deli danalı soykırım
Parola: Tek taşımı kaybettim!
Ufaklık, çok mu ufak?
Kayıp kalpler için göbekli dua ilmihali
Yapayalnız
"Hammond Dede" hâlâ zıpkın gibi
Senem Betil’in pastaları
Narmanlı Han’ın başına gelecekler
Akvaryumdaki çocuklar
Yusuf Atılgan’ın kitapları


 SAYFA BAŞI 





© 2001 Milliyet