23 Şubat 2001 Cuma


BİZE ULAŞIN



HABER İNDEKSİ



ARŞiV



YARDIM



KÜNYE



·  SON DAKİKA  
·  ANA SAYFA  
·  GÜNCEL  
·  SİYASET  
·  EKONOMİ  
·  YAZARLAR  
·  SPOR  
·  DÜNYA  
·  YAŞAM  
·  MAGAZİN  
·  SANAT  
·  SAĞLIK  
·  KADIN & MODA  
·  ASTROLOJİ  
·  OTOMOBİL  
·  ÇİZERLER  
·  BİLİM & TEKNİK  
·  TV'DE BUGÜN  
·  İŞ YAŞAMI  
·  ENTELLEKTÜEL B.  
·  OMBUDSMAN  
·  HAVA DURUMU  
·  İSTANBUL  
·  CUMARTESİ  
·  PAZAR  
 
 




İstifa çağrıları

     "Neden iki kulağımıza karşılık bir dilimiz var?
      Çok dinleyelim, az konuşalım diye...
      Diyogen"

     Ankara'nın siyasi kulislerinde şu söylem, krizin şifresi olarak paylaşılmakta.
     "Devlet adamı, neleri söyleyeceğinden çok, neleri söylemeyeceğini bilmelidir."
     
Böylece... Yaşanan krizin ilk hareketlenme noktasındaki Başbakan Bülent Ecevit'e gönderme yapılmakta.
     Örneğin...
     "Ecevit, kelime tasarrufunda bulunsaydı, bunalım patlak vermez ve bu dramatik tablo ortaya çıkmazdı" düşünceleri, daha özenli bir ifadeyle formüle ediliyor.
     Gerçekten... 50 yıllık siyaset duayeni, kökü Tagor'a uzanan kültür birikimi, ülke yararları için daha filozof ve özverili olmalıydı.
     Sinir sistemine direnemedi.
     
Gemide isyan
     Eğer kaptan, gemiyi dev dalgalardan ve fırtınadan sakin sulara götüremiyorsa, gemide isyan çıkar.
     Dün, Hükümet'in eski bakanlarından İstanbul Milletvekili Mehmet Ali İrtemçelik, "Ecevit'in artık Başbakanlık'tan ayrılmasını" istedi.
     İrtemçelik, Ecevit için "Başbakanlık yetki ve sorumluluklarının hakkını veremeyecek durumda olduğu artık saklanamayacak hale gelen" gibi dikenli ifadeler de kullandı.
     Dün sabah Anavatan Genel Başkan Yardımcısı Işın Çelebi de TV'de, isim vermeden "bu yönetimin halka vereceği güvenceler, artık Uganda'dan herhangi birinin konuşmasından daha etkili olamaz" diyordu.
     Anavatan'dan Lütfullah Kayalar, Yaşar Topçu, Odalar Birliği ve Emek Platformu gibi sivil toplum örgütleri de "Hükümet'in istifasını isteyenler" arasında...
     Üslupları yadırgasak da, son kriminal sürecin siyasi ve bürokrat sorumlularının sorgulanmaları doğal.
     
Kayalıklar
     Ama... Fırtınalı denizde isyan, geminin kontrolden daha da çıkarak tehlikeli kayalıklara bindirmesi riskine açık.
     Hükümet krizi, hatta "seçim" tartışmalarıyla Türkiye'nin üzerine bir de tüy mü dikilmeli?
     Ecevit'in, şu aşamada Hükümet'ten ayrılma hasarı daha büyük olmaz mı?
     Bakınız... DYP, şimdi "Hükümet değişikliği" istemekle beraber, kriz sırasında TBMM'de görüşülecek olan gensoru önergesini geri çekmişti.
     Çiller, arkadaşlarına "ekonomi konuşma yasağı" koymuştu.
     FP bile krizin tavan yaptığı günlerde sağduyuluydu.
     Dün, ABD Hazine Başkanı, "Türkiye ekonomisine destek verileceğini" açıkladı.
     IMF ve Dünya Bankası da öyle...
     IMF, önümüzdeki günlerde 2.5 milyon dolarlık bir ödemeyi hızlandırmanın yanısıra, uluslararası bankalara da "Türkiye ekonomisine katkı" çağrısında bulundu.
     Bu fotoğrafı iyi okumalıyız.
     Elbette... Hükümet - şimdilik - sürmeli, ama toplumun tepkilerine karşı da duyarsız kalınamaz.
     Hiçbir şey olmamış gibi devam edilemez.
     
Aşamalı değişim
     Hükümet'ten aldığımız izlenimlere göre de; İlk aşamada, bazı bakanların ve üst düzey ekonomi bürokratlarının değişmeleri beklenmeli.
     Herhalde önce, birkaç bakan ve bürokrat değişimiyle makyaj yenilenecek.
     Fakat... "İktidarın kimlik kartında değişim", ancak fırtına dindikten ve sular durulduktan sonra gündeme gelebilir.
     İşçi, memur, sanayici, bankaların sancıları yeni başlıyor.
     Yıkıntılara, yangınlara tanık olacağız.
     Yaşamın üzerinden silindir geçecek.
     Bu manzaraların üzerinde bir yönetimin uzun süre kalması çok zor.
     Dahası... Sular durulsa, gemi sakin limana çekilse bile kaptan köşkünün havı döküldü.
     Artık heyecan ve güven vermiyor.
     Yeniden umut ufuklarına nasıl açılır?
     
     gcivaoglu@milliyet.com.tr
     



 SAYFA BAŞI 





Taha AKYOL
Kriz...

Melih AŞIK
İşte sansür...

Fikret BİLA
'Dolar çok yükselmez'

Berrin Cankat
Ajda Pekkan hangi sözleşmeyi feshetti

Hasan CEMAL
İnandırıcılık: Yeni paketle eski ekip mi?

Güneri CIVAOĞLU
İstifa çağrıları

Yalçın DOĞAN
"Para basma hakkına" fren

Yalım ERALP
"Aptallığın hududu yoktur"

Abbas GÜÇLÜ
Dolarlı okullar

Nail GÜRELİ
5 Nisan süreci

Doğan HEPER
Dar gelirli aldatıldı

Sami KOHEN
Çok yazık...

Meliha OKUR
Bu "dalga"da sakın sörf yapmayın!

Tuncay Özkan
‘Bir ricat’ın öyküsü

Hasan PULUR
Bunun altından zor kalkarlar

Derya SAZAK
Kim ödeyecek?

Umur TALU
Hiç unutmayın!

Meral TAMER
Özkan'dan projeye aykırı havuz!

Tamer HEPER
İmzasız karar olmaz

Osman ULAGAY
Enflasyon lobisinin zaferi

Güngör URAS
Ayşe Hanım Teyzem "yıkıldı"

Serpil YILMAZ
Biz buna halk dilinde hortumlama diyoruz

© 2001 Milliyet