Sanat yaşamlarını aynı dönemde Paris’te sürdüren beş Türk ressamının sergileri de aynı tarihe rastladı. Mübin Orhon sergisinin sürprizi ise, Ara Güler’in fotoğrafları...
SERAP YÜZGÜLLER
İstanbul bugünlerde zengin bir plastik sanatlar ortamına sahip. Sanat yaşamlarını aynı dönemde Paris’te geçiren beş Türk ressam, kentin çeşitli galerilerinde yer alan sergiler aracılığıyla İstanbullu sanatseverlerle buluştu. Galeri Nev’de açılan Nejad Devrim sergisiyle başlayan yoğun plastik sanatlar gündemi, Garanti Sanat Galerisi’nde Fikret Mualla, AKM’de Selim Turan, Tem Sanat Galerisi’nde Hakkı Anlı ve son olarak da Milli Reasürans’daki Mübin Orhon sergileriyle devam ediyor.
"Gören göz için Fikret Mualla"
Yaşamının son kırk yılını Paris’te geçiren ve hiçbir sanat akımının içinde yer almayan Fikret Mualla, evrensel bir sanat anlayışına sahipti. Tuvaline daha çok Paris yaşamını yansıttı. Sergilenen guvaş ve yağlıboya çalışmalarında ortak konu; Paris kentinin insanları, barları ve sokakları. Mualla’nın çalışmalarında kimi zaman bir portre, kimi zaman da bir Paris kahvesiyle karşılaşıyoruz. Belki de Mualla’nın sanatını anlatan en iyi kelimeler bir zamanlar Abidin Dino’nun dile getirdiği cümlede gizli: "Gören göz için Fikret Mualla".
"Selim Turan’ın Sanatından Kesitler" adını taşıyan sergide Türk resim sanatının büyük ustası Selim Turan’ın yüzden fazla resmi izleyiciyle buluşuyor. Uluslararası sanat alanında da önemli bir yeri olan sanatçı, altmış yıllık sanat yaşamında pek çok türde eser verdi. AKM’de yer alan sergide Turan’ın soyut, yarı soyut, figüratif resimleri on dört ayrı bölümde ele alınıyor. Sanatçının eserleri arasında Anadolu yansıması olan tezhip ve minyatür çalışmaları da var.
Türk resminin yapı taşları
Tem Sanat Galerisi’nde 3 Mart tarihine dek görülebilecek sergiyse, modern Türk resminin yapı taşlarından biri olan Hakkı Anlı’yı ağırlıyor. Ölümünün üzerinden on yıl geçen Anlı, aşık olduğu Paris’te yaptığı resimleri, Caravaggioist (Karanlık) yapıtları ve sanat yaşamından kesitler sunan diğer eserleriyle izleyicinin karşısına çıkmakta. Sanat eleştirmeni Özkan Eroğlu’nun dile getirdiği gibi: "Anlı’nın resimleri sizi yerinize öyle mıhlar ki, resme baktıkça yeni keşifler, yeni imgeler peşinde olursunuz. Resimlerin dillendirmek istediği çok şeyi vardır."
Ülkesi dışında yaşamayı seçen ve Polonya’da yaşama veda eden Nejad Devrim, 1950’li yıllarda "Yeni Paris Okulu" üyeleri arasında yer almaktaydı. Özgür soyutçu bir tavırla eser veren sanatçı, guvaş ve yağlıboya resimlerini bir araya getiren sergisiyle Galeri Nev’de. 1950’lerde yazdığı manifestosunda "Haydi haydi, yeter, bitsin bu artık..." diyen Devrim’in sanatı bir başkaldırı olarak izleyiciyi sarsmakta.
Şubat ayının zengin plastik sanatlar gündemine eklenen son isim ise yine Paris’te yaşamış olan Mübin Orhon. 1948’de Paris’e giden ve 1981’de ölene dek bu kentte yaşayan ressam, değişik dönemlerinden seçilen resimleriyle ilk kez İstanbul’a konuk oluyor. Sergide ayrıca Ara Güler’in 1948 - 1981 yılları arasında Paris’te çektiği Mübin Orhon fotoğrafları da sergileniyor. Selim Turan’ın deyişiyle "ibadet eder gibi resim yapan" Orhon’un resimleri 7 Nisan’a dek Milli Reasürans’da.