
|


Yaşasın! Para öldü!
Kusuncaya kadar para konuştunuz bu hafta. En süper güç olarak paranın yaldızı döküldü pul pul. "Bol bol sür, bol bol ye" zamanlar bitti. Şimdi herkes "katık etmeyi", markasız ayakkabılarla da dik durulabileceğini hatırlamak zorunda kalacak. Kriz, yeni bir ahlâk yaratacak
Zengin düğünlerinde kenarda köşede mutlaka böyle bir aile görürsünüz. Façaları düzgündür ama zenginlere ait o pırıltıları yoktur. En çok da tavırlarındaki sıkıntılı iğretilik ele verir onları. Çünkü onlar, zenginler sınıfına dahil değillerdir aslında. İğretiliği yaratan sıkıntılarından, sıkıntılarını yaratan güvensizliklerinden tanırsınız onları. Birbirinden hiç ayrılmayan anne, baba ve çocukların yüzlerindeki gergin ifadesizlik, etrafı tedirginlikle izleyen gözleri, sınıfsal farkın sadece parayla ilgili olmadığının kanıtıdır. Çünkü kendine güven ve rahatlık, -en çok da son yirmi yıldır- üst sınıfın ayrıcalığıdır.
Ve bugünlerde olup bitenin bu düğün fotoğrafıyla bir ilgilisi vardır...
Paranın insanları
Televizyon "bol bol sür, bol bol ye" diyordu krem peynirleri için, anneannelerin torunlarına "katık etme" hesabını öğretmeye çalışması nafile bir çabaydı. "Harcadıkça kazandıran", insanın içinde yarattığı hava boşluklarıyla ruh obezliğine yol açan kredi kartlarının nasıl çalıştığını anlamayanlara gülünüyordu. A fonu ve B fonu arasındaki farkı bilmeyenlere "demir perde ülkesinden gelen zavallı mülteci" muamelesi yapılıyordu. İnsanlar hipermarketlerden daha önce varolmayan "ihtiyaçlar" satın alarak dönüyorlardı evlerine. Dev alışveriş merkezleri orta sınıfın "tüketim temaşası" olmuştu, zenginlerin neler tükettiği izlemeye gidiyorlardı oraya. Ani tüketim krizleri için cep telefonuyla alışveriş imkanı sağlanıyordu. Ekmek bile kesin bir çizgiyle ikiye bölünmüştü: Naylonlu ekmeklerin üzerinde "Ekmeğinizi elletmeyin" yazıyordu. Demek ki "halk ekmeği" pisti...Öyle ise, halk ekmeği yiyenler de pis olmalıydı. Kaka insanlardı, yanlarından geçerken bile etrafından geniş bir yay çizerek yürünmesi gereken... Sizin çizdiğiniz yay genişledikçe sırtları kamburlaşan kaka insanlar...
Çünkü siz, orta sınıftınız, her an üst sınıfa geçebileceğiniz için gayretkeş ve çalışkan, alt sınıflarla ayrımınızı belirginleştirmek için onlara karşı hep bir tiksinti içinde... Fakat nihayetinde, zengin düğününde ezilip büzülen o aile...
Kriz yeni bir ahlak yaratacak!
İnsanların kusuncaya kadar paradan konuşmasına sebep olan kriz, dalgalı kur sisteminin dalgalarında salınabilecek kadar zengin olanlarla, kayığını zaten epeydir iskeleye bağlamak zorunda kalmış yoksulları ilgilendirmiyor. Kriz, esasen orta sınıfın meselesi. Hiç değilse kısa vadede onların hayat biçimi değişmek zorunda kalacak. İyimser bir tahminle bu zorunluluk, orta sınıfın son yirmi yıldır edindikleri tüketim alışkanlıklarını, para ile ilişkilerini değiştirecek. Bel bağladıkları en önemli değer olarak paranın, "dalgalar" arasında anlamsal olarak parçalandığını görecekler. Son yirmi yıldır kutsanıp duran paranın yaldızı parça parça dökülecek. Bu anlam kırılması sebebiyle insanlar yeni bir tüketim alışkanlığı, git gide de yeni bir hayat ve ahlâk benimsemek zorunda kalacak.
Böylece düğündeki o aile, ezilip büzüşmemeyi öğrenecek. Yerli malı haftası yeniden anlam kazanırken, diyelim ki üst sınıfa özenmek artık sinir bozucu ve nafile olduğu için Televole ve benzeri programların reytingi yavaş yavaş düşecek. İnsanlar, markasız ve çamurlu ayakkabılara rağmen dik durabileceklerini hatırlamak zorunda kalacaklar. Gazeteler Alman ekmeğini yazmaya utanacak, insanlar halk ekmeğiyle tanışacak. Cam silinen suyla merdiven yıkama bilgisi anımsanacak. İkili ilişkilere bile sızan paranın büyüsünden temizlenecek ruhlar. Kim bilir, belki de yine "bir pantolon bir gömlek" aşklara dönülecek.
Siz alt dudağınızı düşürmeyin de...
PAZAR


Hepsi yukarı çıktı
KİM NE OKUYOR?..
Pardayanlar geliyor!
VİTRİN
Hız ‘pazar’ı
Şişmanlığa kurban olmayın
Bayramda beslenmeye dikkat!
‘Barış içinde bir cümbüş’
Kurbanlık burun
Son romantik İtalyan
24 saat sucuk-ekmek
Kadınlar ne ister?
Marilyn Monroe açık artırmada...
Genco Erkal ve ‘Askerin Öyküsü’
sanat BORSASI
Saçına göre sevgili
Kat kat tat, kaç kat prezervatif?
Yaşasın! Para öldü!
Schumann’ın öğütleri
Güven Nil’in "Sarafin"i
Tatlı Fransa
Erotikanın "dişbudağı"
Halifelik ve saltanat
İyi bayramlar
O’Henry okuyor musunuz?
Felekten bir Harlem gecesi başlarken...
SAYFA BAŞI

|
|

|