Dün dövizle kira ödeyen bir okuyucuma verdiğim yanıtta; kira bedelini kendiliğinden TL’ye dönüştüremeyeceğini yazmıştım ve TL’nin değer kaybı nedeni ile iflasın eşiğine gelen bir gruptan söz etmiştim, o grup TL ile kredi kullanan tacirdir. Dikkat edin dövizle kredi demiyorum, zira dövizle kredi kullananların, döviz borcu bulunanların mağdur olacağı zaten söyleniyor, peki TL ile kredi kullananlara ne oluyor? Bakın ne oluyor?
Pek çok okuyucum bilmiyor. Bir kredi mukavelesi öyle bir mukaveledir ki adeta bir kitap kalınlığındadır. Kredi alacak olanın bu kitabı ne okuması mümkün ne de itirazı. Bu mukavelenin son sayfasını imzalar krediyi alır. Bu koca kitabın içinde bir hüküm, faiz hükmüdür. Örneğin kredi faizi % 45’ti. Ancak bunun devamında bir cümle vardır ki bu cümle kredi ödenmekte iken dahi kredi alacaklısına faizi mevzuattaki en yüksek orana çıkartma yetkisi verir. Buna göre de son krizde kredi faizi % 45’ten % 3000’e kadar çıkar. Şimdi soruyorum. Bir iş yapıyorsunuz ve bundan beklediğiniz kar belli, bütçenizi de hem borç ana parası, hem de % 45 faiz ödemek üzere ayarlıyorsunuz ve bir de bakıyorsunuz ki karşınıza % 3000’lik bir faiz çıkmış. Şimdi gelin bu faizi ödeyin, ödeyin de batmayın, bu mümkün mü?
İşte şimdilik ortalıkta pek duyulmayan, duyulmasına az kalan önemli bir problem. Bir düşünün bakalım neler olacak?