11 Mart 2001 Pazar


BİZE ULAŞIN



HABER İNDEKSİ



ARŞiV



YARDIM



KÜNYE



·  SON DAKİKA  
·  ANA SAYFA  
·  GÜNCEL  
·  SİYASET  
·  EKONOMİ  
·  YAZARLAR  
·  SPOR  
·  DÜNYA  
·  YAŞAM  
·  MAGAZİN  
·  SAĞLIK  
·  KADIN & MODA  
·  ASTROLOJİ  
·  OTOMOBİL  
·  ÇİZERLER  
·  BİLİM & TEKNİK  
·  TV'DE BUGÜN  
·  İŞ YAŞAMI  
·  OMBUDSMAN  
·  HAVA DURUMU  
·  CUMARTESİ  
·  PAZAR  
 
 




‘Londra Sularının Horozu’

Henley-on-Thames kasabası Thames Nehri’nden doğmuş sanki. Londra’ya bir saat uzaklıktaki bu kasabanın ne kadar eski olduğu, nehir yatağında bulunan, Demir ve Bronz çağlarına ait iki kılıç ve Romalılar’a ait kalıntılarla paralardan anlaşılıyor

     LONDRA

     Londra’ya gelen Türk turistler niçin sadece dükkanlara, restoranlara; az bir kısmı da müzikallere koşar, bir türlü anlayamam. Ellerindeki uzun alışveriş listeleri ile çılgınca gezer dururlar. İnanın, Batı’nın pazarlarında mal hiç bitmez. Bugün listelerinizi otel odasında bırakıp bana takılın. Sizi Thames Nehri üzerinde Londra’ya bir saat uzaklıkta ufak ama mine ile işlenmiş kadar güzel eski bir İngiliz kasabasına götüreceğim.
     Henley-on-Thames, Thames Nehri’nden doğmuş sanki. Nehir yatağında bulunan Demir ve Bronz çağlarına ait iki kılıç, Romalılar’ın İngiltere’ye gelişlerinde burada da yerleştiklerini gösteren bazı kalıntı ve paralar, kasaba tarihinin ne kadar eski olduğunu gösteriyor. 1232’de nehir üzerine bir köprü ve köprünün üzerine St. Anne’e adanmış bir küçük kilise yapılır. 1754’de köprü o kadar yıpranır ki kasabalılar karşıdan karşıya geçmek için bir sal satın almak zorunda kalırlar. Yeni köprünün yapılışı enterasandır. İşçiler o devirde devamlı içki içtiklerinden bazıları nehirde boğulur. Bunun üzerine yetkililer her vardiyadan bir işçinin ayık olması ve içenleri bir ağaca bağlama kararına varırlar. Yapımı 1786’da tamamlanan beş kemerli yeni köprü kasabanın daha da gelişmesine, 18. yüzyıl sonunda yaygınlaşan posta arabaları küçük hanların büyümesine, bira imalathaneleri ve pubların çoğalmasına yol açar.
     Henley’in sosyal ve ekonomik hayatında 170 yıldır en önemli rolü oynayan Royal Regatta (her yıl temmuz ayında yapılan uluslararası kürek yarışları) 1829’da ezeli rakip Oxford ve Cambridge üniversitelerinin takımları arasında yapılan bir yarışma ile başlar. 1839’da belediye binasında yapılan halka açık bir toplantıda olayın senelik bir yarışmaya dönüştürülmesine ve aynı zamanda halka "eğlence ve zevk" sağlamasına karar verilir. Yarış adada başlayıp köprüde bitecek, böylece seyirciler yarışın bitişinde dükkan, otel ve restoranların yakınında olacaktır. 1851 de Prens Albert Regatta’nın hamiliği görevini yüklenir. Böylece yarışlara asil sıfatı eklenerek, "Royal Regatta" İngiliz sosyetesindeki bugünkü yerini almaya başlar.
     Regatta’nın ilk senelerinde yarışmacıların çoğu Oxford ve Cambridge’den geliyordu. 1818 den beri Thames’in Londra kıyılarında yapılan kürek yarışlarına katılan dünyanın en eski kürek kulübü "Leander" 1897’de Henley’e taşındı. Regatta’nın ilk yapıldığı 1839’daki yarışlara girmeyen Leander takımı yarışlar sırasında diğer kürekçilerin yanında kürek çekerek rakiplerini tarttıklarını söylediler. Ertesi sene bu yasaklanınca yarışlara katıldılar, o zaman bu zamandır Regatta’nın en çok kupa alan takımı olup "Londra Sularının Horozu" unvanını aldılar.
     Henley’de yapılacak o kadar çok şey var ki! Bu pitoresk kasabanın sokaklarında dolaşıp eski binaları seyretmek bile başlı başına bir zevk. Kasabada "Nehir ve Kürekçilik Müzesi" bile var.
     Kasabaya son gidişimde dönüşüm geceye kalmıştı. Treni beklerken dolunayın, nefesini tutmuş Thames üzerinde pırıldayışını sürdürdüğünü gördüm ve evvelden duyduğum bir hikaye aklıma geldi. Fransız Blandy 1700’lerin başlarında Henley’de yaşayan zengin bir avukattır. Güzel kızı Mary kendisine hiç uygun olmayan çirkin kaptan Cranstouna’a aşık olur. Bu beraberliğe karşı çıkan babayı ortadan kaldırmak için Cranstoun, İskoçyalı bir cadıya hazırlattığı "mucize tozu", babasının yemeğine koyması için, Mary’ye verir. Baba zehirli yemeği yer ve ölür. Mary paniğe kapılır ve erkek hizmetçisine kendisini Fransa’ya kaçırmasında yardımcı olmasını ister. Uşak rededer. Mary yalnız kaçmaya çalışır. Halk onu yakalar. 1752’de Oxford’da idam edilir. Rivayete göre Mary’nin hayaleti geceleri kasabanın değişik yerlerinde sık sık görülürmüş. Hikayeyi hatırlayınca tenha ve oldukça karanlık istasyonu sırtımdaki ürpertiyle gözledim ve trenin bir an evvel gelmesi için dua ettim.
     


 PAZAR


HENDRICKS İstanbul’da
KİM NE OKUYOR?..
Sade’ın kırbacı şakladı
Ruhumu sex shop’ta bulabilirsin
Çalış yorul, dinlen yorul
Ofisin köşesini yuvarladı
40 Ergin İnan sergileniyor
Rehineniz itinayla kurtarılır
Hortumlu dokunulmazlık
Ayşegül Aldinç’in İstanbul’u...
Beyoğlu’nun Keyfhan’ı
sanat BORSASI
‘Ben bir isyancıyım’
Seksolojiden çaktım
İşsizlik öğretir!
Mütevazı bir analiz
Dave Holland geliyor
Hacıbaba Lokantası
Hırsız ve çapkın bakan
‘Londra Sularının Horozu’
Büyükelçiler ve anıları
Bir erkek gibi kırılgan
"Karanlığın Kahkahası"
Felekten bir Harlem gecesinin sonunda


 SAYFA BAŞI 





© 2001 Milliyet