
|


Emekli Büyükelçi Bilal Şimşir'in ilginç diplomasi anılarına devam ediyoruz
Ninoşka beyefendinin emrinde olacaktır!
Çiller çiftinin 1995'te yapacağı İspanya gezisi öncesinde, özel kalem müdürüne özel bir not gönderilir: 'Beyefendinin saunası hazır, Ninoşka yine emrinizde olacaktır'
ÖTEKİ DİPLOMASİ / 2
Süleyman Demirel'in Cumhurbaşkanı olmasının ardından 13 Haziran 1993'de DYP Genel Başkanlığı'na seçilen Tansu Çiller, Başbakan olarak İspanya'ya yaptığı ilk ziyaret sırasında yaptığı açıklamalar nedeniyle sıkıntıya girmişti. Çiller, uçakta gazetecilere, Güneydoğu sorunu için, ETA ayrılıkçılığına karşı "otonom bölge" içeriği taşıyan İspanyol modelinin örnek alınabileceğini söyleyince kıyamet koptu. Çiller, "BASK modeli" diye bilinen formüle ilişkin kopan gürültü üzerine, çıkışı, bu sözleri inkar etmekte buldu.
İlgilinin dikkatine! İspanya gezilerinde basına yansımayan bazı gelişmeler ise, iç yazışmalarda renkli ayrıntılarla anlatılıyordu. Çiller'in Aralık 1995'de çıkacağı İspanya gezisinin hazırlık notları Başbakanlığa iletilmişti. Notta, DYP lideri ve eşi Özer Çiller için Madrid'teki aynı otel ve suitte yer ayrıldığı vurgulanıyor, İspanya ve Fransa ile yapılacak AB konulu zirve toplantısı ve basın konferanslarına ilişkin bilgiler aktarılıyordu. İlgili bürokratlara gönderilmesi istenen bu nota ekli diğer not ise, "Sadece Sayın Akın İstanbullu için" uyarısını taşıyordu.
Saunada özel düzen Çiller'in, örtülü ödenek skandalında başı ağrıyan Özel Kalem Müdürü İstanbullu'ya gönderilen özel not, "Beyefendi" diye anılan ve saunaya düşkünlüğüyle de bilinen Özer Çiller için İspanya'da yapılan hazırlıklara ilişkindi:
"Beyefendi için araba ve mihmandar hazırlanmıştır. Otelde sauna da mevcuttur. Arzu ettikleri düzen alınacaktır. Geçen defaki THY görevlisi Ninoşka, Özel Kalem'in emrinde olacaktır." Notta, Özer Çiller'in "saunada istediği özel düzen"in ne olduğu ile Beyefendi için bir kez daha Özel Kalem emrinde tutulan "geçen defaki Ninoşka"ya ilişkin başka ayrıntı yoktu!
Sayın Çiller Bacım! 21 Ağustos 1995 tarihinde, Başbakanlığa bir yazı gelir. Hitap bölümü aynen şöyledir: Sayın Prf. Dr. Tansu Çiller T.C. Başbakanı (BACIM)
Bacısına hitap eden işadamı Orhan Akdemir'dir. "Saygıların nicesine, sevgilerin yücesine layık Sayın Başbakanım" diye başlayan yazısında, otel - restaurant, servis arabaları üreten bir firmanın yönetim kurulu başkanı olduğunu anlatan Akdemir, sadede gelir:
'Kızımı uçağınıza alın' "Dileğim: Şu an benimle bu işe gönül veren mimar kızım ve diş hekimi nişanlısının, görgü ve bilgilerini artırmaları için ticaret adamları ile yurtdışına yapacağınız, sizce uygun bir seyahate davet edilmeleridir. Mektubuma ayırdığınız bir dakika, benim belki de ömrümü uzatacaktır. Dualarım sizinle!"
BÜYÜKELÇİMİZ soyunma odasından bildiriyor Diplomatların bulundukları ülkelerden merkeze gönderdikleri bilgiler için özel şifreler ve "çok gizli" ibaresi taşıyan kriptoların yanı sıra notlar ve "açık telgraf"lar da kullanılır. Zagrep Büyükelçiliği de, 4 Kasım 1993'de Dışişleri Bakanlığı'na bir açık telgraf gönderir. Konu Ülker ile Hırvatistan'ın Zagrep takımları arasında bir gün önce yapılan basketbol karşılaşmasıdır.
Büyükelçi'nin telgrafındaki ifadesiyle "bu güzel ve dengeli" maç 55 - 55 berabere bitmiştir. Ancak en az üç farklı galibiyete ihtiyacı olan Ülker, Koraç Kupası turnuvasından elenmiştir. Büyükelçi, bu bilgileri aktardıktan sonra maçın anlatımına geçer:
Savaş benzetmesi "Maç başabaş cereyan etmiştir. Maçı kazanmaları çok gerçek olasılık idi!" Büyükelçi, telgrafında tribünlere de değinir: "Bu maç, Bosna'da Müslümanların Vares’i ele geçirdikleri ve 15 bin Hırvat'ın Vares'ten kaçtıkları ve Travnik kentinin de Boşnak Müslümanların eline geçmesinin beklendiği bir konjonktürde yapılmaktaydı. Buna karşın maç olaysızdı."
Hoca’dan Kırgızlar’a ‘adil düzen’ dersi Tarih, 17 Temmuz 1996. Dönemin Başbakanı Necmettin Erbakan, Dışişleri Bakan Yardımcısı Amikbek Çeksenkulov başkanlığındaki Kırgız heyetini kabul ediyor. Kırgız heyeti, Türkiye'ye gönderilen öğrencilere verilen desteğin artırılması, ticaretin geliştirilmesi gibi talepler dile getiriyor. Tutanaklara da yansıyan yanıt; adil düzen! Erbakan, anlatmaya başlıyor:
Ne komünizm ne kapitalizm "Bir kere 500'e yakın Kırgız profesöre adil düzen hakkında konferans verdim. Konferanstan sonra adil düzenin Kırgızistan'daki tüm okullarda ders kitaplarına alınmasına karar verildi. Ülkeniz yıllarca komünist düzen altında yaşayarak, bunun saadet getirmediğini gördü. Şimdi komünizm kalktı. Elbette ki kapitalizme dönülmemelidir. Biz 'Ne komünizm, ne kapitalizm' diyoruz. Artık adil düzen devridir." Erbakan'ın dünyaya pazarladığı adil düzeni, FP bile sahiplenememişti...
SİYASET


Ninoşka beyefendinin emrinde olacaktır!
‘Çankaya’ya haciz kıskacı
"Çift başlı" Kızılay
SAYFA BAŞI

|
|
|