14 Mart 2001 Çarşamba


BİZE ULAŞIN



HABER İNDEKSİ



ARŞiV



YARDIM



KÜNYE



·  SON DAKİKA  
·  ANA SAYFA  
·  GÜNCEL  
·  SİYASET  
·  EKONOMİ  
·  YAZARLAR  
·  SPOR  
·  DÜNYA  
·  YAŞAM  
·  MAGAZİN  
·  SAĞLIK  
·  KADIN & MODA  
·  ASTROLOJİ  
·  OTOMOBİL  
·  ÇİZERLER  
·  BİLİM & TEKNİK  
·  TV'DE BUGÜN  
·  İŞ YAŞAMI  
·  OMBUDSMAN  
·  HAVA DURUMU  
·  CUMARTESİ  
·  PAZAR  
 
 




Hükümet, zamanla yarışın ne kadar farkında?..

     Zaman gitgide bastırıyor. Hükümetin elini çabuk tutması lazım. Eğer daha fazla oyalanırsa, özellikle bankacılık sektörüyle ilgili kararları hızla alamazsa, işler daha kötüye gidebilir.
     Çünkü piyasalar çalışmıyor.
     Sistem kilitlenmiş durumda.
     Ortalık sakin ama kriz derin!
     Eğer gerekenler bir an önce yapılmaz ve bunun için şart olan siyasal kararlılık koalisyon ortakları tarafından sergilenmezse, dizginler bir anda boşalabilir.
     Bu nedenle Bakanlar Kurulu'nun sayın üyeleri, böyle bir dönemde hızlı tren geyiği yapmak yerine, yaşanmakta olan krizin derinliği konusunda kafa yorsalar daha iyi olur.
     Bir banka yöneticisi dün dedi ki:
     "Otlar kızıştıkça kızışıyor. Gecikirsek, bir anda parlayabilir otlar... Bilek kangren olmuş durumda. Ayağı kesmezsen, bütün bacak gidecek. Böyle bir durumda aspirinle idare edemezsin."
     
Bir banka sahibinin dünkü sözleri:
     "Özellikle bugünkü gibi kriz dönemlerinde kararı çabuk alacaksın. Çünkü, böylesi dönemlerde kararsızlığın maliyeti çok daha büyük olabiliyor. Bayramı çok iyi kullanabilirdi hükümet. Her şeyi hazırladıktan sonra pazartesi sabahı bir basın toplantısıyla kararları açıklayabilseydi, daha farklı olurdu."
     
Ve şunları ekledi:
     "Ortalık hala sakin. Kaos yok ama Ankara ne yapacaksa bir an önce yapmalı artık."
     
Öncelik elbette bankacılık sektöründe.
     Çünkü kamu bankalarının günlük açıkları 1 katrilyon liradan, son krizle birlikte 5 - 6 katrilyona çıktı. Mali sektör bunu karşılayacak halde değil. Yüksek faizlerle günü kurtarmaya çalışarak kilidi açmak mümkün değil.
     
Sorun burada düğümleniyor.
     Bir başka deyişle:
     Kamu ve fon bankalarının likidite derdini çözmek... Bankacılıkta reform yapmak, devleti bankacılık alanından bir an önce çekip çıkarmak...
     
Bunlar, köklü ve çok nazik kararları gerektiriyor. Bu kararlar alınmadan, sistemi çalıştırmak ve krizden çıkmak mümkün değil.
     Hükümet aynı zamanda politik kararlılığını gösterecek birtakım adımları bir an önce atmak durumunda. Örneğin Ziraat, Emlak ve Halk bankaları tek bir yönetim altında toplanırken, siyasetin müdahale alanı dışına çıkartmak bu kararlardan biridir.
     Nitekim, bu yolda olumlu bir hareketlenmenin dün yaşandığı söylenebilir. MHP'li Devlet Bakanı Faruk Bal, kendisine bağlı Emlakbank'la Ziraat ve Halkbank'ın bir üst yönetimin altında toplanacağını açıkladı.
     Hükümetin işi ciddiye aldığını gösterecek başka adımlar arasında, Telekom'la THY'nin özelleştirilmesi var. Bunun için bazı yasal düzenlemelerin yapılması var.
     Hükümetin program konusundaki kararlılığını gösterecek bir başka alan da 'tarım reformu'dur. Örneğin bu konuda, Dünya Bankası'yla kredi anlaşmasının sonuçlanması için koalisyonun MHP kanadı gecikmiş bazı adımları atmak durumunda...
     Ücret, maaş ve maliye politikaları da hükümetin yeni program konusundaki kararlılığını gösterecek bir diğer alanı oluşturuyor.
     Ancak, demin de belirttiğim gibi öncelik, kamu ve fon bankalarıyla bunların nakit sorununda düğümleniyor. Buraya neşterin hızla vurulması gerekiyor. Ancak hızlı ama nasıl sorusu ise farklı görüşlere yol açmış durumda...
     Kimi, 'para basmak'tan söz ediyor, yani enflasyonun bir miktar kontrollü biçimde fırlamasından başka çare olmadığını savunuyor. Kimi, hiper enflasyon kaygısıyla daha farklı ama daha radikal bir yol öneriyor.
     Her neyse...
     Kısacası:
     Hükümetin siyasal kararlılığını bir an önce sergilemesi bekleniyor. Çünkü zamanla yarış söz konusu...
     
     h.cemal@milliyet.com.tr
     



 SAYFA BAŞI 





Taha AKYOL
IMF, Atatürk...

Melih AŞIK
Polis bankada

Fikret BİLA
Destek...

Berrin Cankat
Dükkân iyi de vitrini berbat!

Hasan CEMAL
Hükümet, zamanla yarışın ne kadar farkında?..

Güneri CIVAOĞLU
Büyük ulus olmanın...

Abbas GÜÇLÜ
8 gün kaldı Sayın Ecevit!

Sami KOHEN
Balkan gerçeği

Gani MÜJDE
Faruk Müren’den Kutsal itiraflar

Meliha OKUR
Siyaset - banka ilişkisi!

Tuncay Özkan
Yolsuzluk mücadelesi

Hasan PULUR
İktisat bilim midir?

Meral TAMER
Derviş erken mi geldi?

Metin TOKER
Tarih yazmak veya şaşmak!

Güngör URAS
Altı sorun ekonomiyi kilitledi

Serpil YILMAZ
Rantiyeler içeri!

© 2001 Milliyet