Bush yönetimi, "Milliyet" aracılığıyla verdiği mesajda, Türkiye’nin Irak’tan kaçak mazot alımına "nakit yerine mal değişimi" şartıyla göz yumacağını bildirdi. Washington, sınır ticaretindeki gelir kaybına karşılık, Ankara’nın tazminat talebine açık olduğunu belirtti
YASEMİN ÇONGAR Washington
Bush yönetimi, Ankara ile Washington arasında önümüzdeki haftalarda "pişirilmesi" beklenen "Güneydoğu sınır ticareti" pazarlığına ilişkin tutumunu büyük ölçüde netleştirdi.
Washington, Türkiye’nin Irak’tan,ömevcut yaptırımlar rejimini delerek" yaptığı mazot ithalatının Saddam Hüseyin’e "nakit akışı" sağladığına inanıyor ve bu durumun değiştirilmesinde ısrarlı. Ancak ABD yetkilileri, "teoride tümden karşı" çıktıkları bu ticarete, "pratikte" göz yummaya hazır olduklarını belirtiyorlar ve "yeşil ışık" koşullarını "nakit ödemelerinin durdurularak tümüyle mal değişimine (trampa) kayılması" ile "sınırda sıkı denetim" diye açıklıyorlar.
"Bu sınır denetiminin yaratacağı gelir kaybına karşılık, Ankara’nın her türlü tazminat talebini görüşmeye açığız" diyen ABD’nin, Türkiye’nin Irak ile ticarette "ayrıcalıklı resmi statü" arayışına muhalefeti ise sürüyor.
Eşzamanlı çözüm
ABD Dışişleri Bakanlığı’nın konuyla ilgili bir yetkilisi, Washington ve Ankara’da teknik hazırlıkları süren pazarlığa ilişkin yaklaşımlarını Milliyet’e anlattı. Adı saklı kalmak koşuluyla konuşan yetkiliye göre, Irak ile kaçak ticaretin denetimi konusunda "birkaç hafta içinde sonuç alma niyetlisi" olan Washington, 30 Mart’taki ikinci Cem - Powell görüşmesi ardından, Ankara’ya yeni heyet gönderip "işi bağlama" niyetlisi. ABD, Suriye, Ürdün ve Birleşik Arap Emirlikleri’nin Irak’la kaçak ticaretine de "eşzamanlı" çözüm peşinde.
Trampaya "okey"
Hedeflerini "Saddam’ın eline silah ve nakit gitmemesi" diye açıklayan yetkiliye göre, Bağdat’ın kaçak petrol satışı, bir dönemde sadece Körfez üzerinden günde 400 bin varile çıkarken, Türkiye’ye yapılan kaçak satış da, zaman zaman Körfez’deki miktara eşitlendi. Yetkili, Ankara’dan beklentilerini, "Güneydoğu halkının zarar görmesini istemeyiz. Ticaret tamamen trampaya dönüşürse, itiraz etmeyeceğiz" diye açıkladı.
Tazmin yolları
Bu denetimin doğuracağı olası maddi kayıpların tazmini için ise yol aranacak. ABD yetkilisi, "Türkiye’nin tazminat taleplerini tartışmaya açığız" derken, sorularımız üzerine, bu yelpazede "Türk - Amerikan ikili ticaretinde kolaylık sağlanmasından kredi olanaklarına, Kerkük - Yumurtalık hattından pay artırımına kadar" her konunun yer alabileceğini belirtti.
Halen "gıda karşılığı petrol" satışının iki hattından biri olan Kerkük - Yumurtalık’ın, Suriye hattının da resmen devreye girmesiyle "üçün biri" durumuna düşecek olması ise, Türkiye’nin burada pay arttırımı yerine, başka alanlarda "telafi" aramasını daha "gerçekçi" kılabilecek.
Bu arada Dış Ticaret Müşteşarlığı’nın 182 işadamından oluşturduğu bir heyet de Bağdat’ta ticareti geliştirmenin yollarını arıyor.
Beşinci Madde’ye kırmızı ışık
Ankara’nın yakında, yeniden Birleşmiş Milletler (BM) Güvenlik Konseyi’ne başvurarak, BM Anayasası’nın 5’inci maddesi kapsamında, "Irak yaptırımlarından doğan kaybını telafiye yönelik özel statü" talep etme niyeti ise, Bush yönetiminden yine "kırmızı ışık" gördü. ABD yetkilisi, muhalif tutumlarını, "Irak yaptırımlarından zarar gören başka ülkeler de var. Bambaşka bölgelerdeki yaptırımlardan kayba uğrayan bambaşka ülkeler de var. Herkes kayıp telafisine kalkarsa ne olur" sözleriyle açıkladı.