Dünya Bankası ve IMF kaynakları, krize gecikmiş de olsa doğru teşhis konulduğu ve gerekli önlemlerin alındığı görüşünde
YASEMİN ÇONGAR Washington
Türkiye’de açıklanan Acil önlemler Paketi’nin, "mali krizle ilgili kendi analizlerinin teyidi" anlamına geldiği kanısındaki Uluslararası Para Fonu (IMF), yeni programın ilk aşaması olarak nitelendirilen "bankacılıkta reform" kararlarından çok memnun.
IMF, Devlet Bakanı Kemal Derviş’in öncülüğünde hazırlananıp hükümetçe benimsenen önlemlere ilişkin henüz resmi bir açıklama yapmadı, ancak IMF ve Dünya Bankası kaynaklarının Milliyet’e yaptığı değerlendirmeler, bu önlemlerin "Türkiye için gecikmiş bir devrim" olarak algılandığını yansıttı.
IMF çevreleri, Türkiye’nin mali krize girmesi ve önceki programın aksamasında ana nedenin bankacılık sektörünün ekonomiye bindirdiği yük olduğunu vurguluyor ve Ankara’nın da aynı değerlendirmeyi yapmasından memnun olduklarını gizlemiyor.
‘Altı ay önce hayaldi’
Fon çevreleri, Türkiye’de bazı uzmanların Acil Önlemler Paketi ile ilgili "hayalkırıklığı" açıkladığını hatırlattığımızda, "Bunun daha ilk aşama olduğunu, Sayın Derviş ve hükümet yetkilileri açıkladı. Biz programın tümüyle netleştirilmesini bekliyoruz" demekle birlikte, atılan adımın küçümsenmemesi gereği üzerinde duruyor.
Bir Dünya Bankası yetkilisi izlenimlerini şöyle anlattı: "Türkiye’de tartışılması bile tabu haline gelen uygulamaların artık değiştirileceği söyleniyor. Kamu bankalarının birleştirilmesi, bilançolarının daraltılması, Merkez Bankası’nın özerkliği, ekonominin siyasetin sultasından çıkarılması yönünde gecikmiş bir devrim. Bugün benimsendiği görülen bu adımlar, altı ay önce gündeme getirildiğinde büyük tepki çekiyor, olanaksız gibi algılanıyordu. Şimdi Ankara’nın krize doğru teşhis koyduğu görülüyor."
IMF ve Dünya Bankası yetkilileri, kamu bankalarının bilançolarının küçültülmesi operasyonuna mali destek vermelerinin gündemde olduğunu, ayrıntıların Ankara’yla kesinleştirildikten sonra açıklanacağını vurguluyor.