21 Mart 2001 Çarşamba


BİZE ULAŞIN



HABER İNDEKSİ



ARŞiV



YARDIM



KÜNYE



·  SON DAKİKA  
·  ANA SAYFA  
·  GÜNCEL  
·  SİYASET  
·  EKONOMİ  
·  YAZARLAR  
·  SPOR  
·  DÜNYA  
·  YAŞAM  
·  MAGAZİN  
·  SAĞLIK  
·  KADIN & MODA  
·  ASTROLOJİ  
·  OTOMOBİL  
·  ÇİZERLER  
·  BİLİM & TEKNİK  
·  TV'DE BUGÜN  
·  İŞ YAŞAMI  
·  OMBUDSMAN  
·  HAVA DURUMU  
·  CUMARTESİ  
·  PAZAR  
 
 




Bayanın hemen yanındaki kız

"Bayanın on sıra arkası", "Bayanın 18 koltuk yanı" diye devam eden reklamda "bayan"ın hemen yanındaki kız gözden kaçıyor: Ayşe Tolga. Bir zamanların ünlü dizisi "Şehnaz Tango"nun "Kepçe"si...

     Mefaret Aktaş

     Bir yer göstericinin insanları sinemada yerlerine oturturken, Deniz Akkaya’nın bacaklarını ve memelerini işaret noktası olarak kullandığı reklamı izlediniz mi? Akkaya çok başarılı değil mi? Peki orada yanında oturan öteki güzel kızı tanıdınız mı? Ayşe Tolga’yı...Yıllar önce "Şehnaz Tango"da, Şehnaz’ın küçük kızını oynamıştı. Sonra Hülya Avşar’la "Ah Bir Zengin Olsamöda, "Aşkım Dağlarda Gezeröde oynadı. En çok da reklamlarda... Bir kredi kartı reklamında, sevgilisinin pılısını pırtısını pencereden aşağı atıyordu. Bir ara TRT’de, şimdi Tan Sağtürk’ün sunduğu Kültür - Sanat Rehberi’ni sunuyordu. En son da NTV’deki son zamanlarda yapılmış en iyi müzik programlarından biri olan Eksen’i sundu. Metro’da falan dolaşıyordu uzun pardösüsüyle "full karizma"... Bugünlerde Kanal D’nin sitcom’u (durum komedisi) "Çarli"nin "Çarli İş Başında" adıyla yeniden yayınlanan bölümlerinde Pamuk’u oynuyor. 28 yaşındaki Ayşe Tolga, Marmara Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi, Seramik Bölümü’nü bitirmiş. "Ne öğreniyorsam kendime" diyerek, küçüklüğünden beri sinema, müzik, resim, moda, reklamcılık gibi bir stil ve iyi bir yaşam tarzı oluşturmak için gerekli her şeyle ilgileniyor. En büyük hayali kamera asistanı olan kardeşiyle birlikte gerçek video art işleri olacak klipler çekmek. Bir de iyi bir sitcom yaratmak...
     Tolga, kendine rol model olarak Füreya Koral’ı ve başka başarılı kadınları alıyor. Türk gençliğinin her daim derdidir. Ya rol modelleri yoktur, kendilerine yakıştıramazlar kimseyi ya da "örnek aldığım insan Ece Erken" falan gibi adamı sorduğuna pişman ettiren şeyler söylerler. Oysa doğru rol model seçmek önemlidir. İnsanın kendini geliştirmesini sağlar. Bakın Ayşe Tolga’ya, "kişilik oluşturma" yolunda, yan kulvarlardakilere çoktan tur bindirmiş bile...
     
Seramikçi Füreya Koral’ı örnek alırım mesela kendime. Virginia Woolf’u, Sylvia Platt’ı da... Aslında bir rol modelim yok. Kadınlara hayranım. Kadının savaşçı olduğunu düşünüyorum...
     Seramik okurken oyuncu olmaya nasıl karar verdin?
     Ya, eğitim sistemi yüzünden ben Güzel Sanatlar’da mutsuz olmaya başlamıştım. Sen de biliyorsun. Resim yapmayı seviyoruz diyelim mesela. İlkokulda "Gökyüzünü mora boyayacağım" dedim. Adam bana "Gökyüzü mavi olur" dedi. Ben de o yaşta "Siz hiç güneşin batışını görmediniz galiba. Mor oluyor gökyüzü işte" dedim. Böyle bir sistemden sonra insan kendisini yukarı çekecek hocalar bekliyor. Ama ben orada yalnızca, YÖK’ün getirdiği saçma sapan profesörlerle muhatap olmak zorunda kaldım.
     
     Güzel Sanatlar’da okuyanlar hep bu sorunlardan bahsederler. Nedir tam olarak sizin sorununuz?
     Hocanın tarzı, sevdiği neyse ona göre çizmeni istiyor hep. Kendi istediğini yapamazsın. Hiç unutmuyorum, bir Tankut Hoca vardı. Çok tatlıydı. Mezun olduktan seneler sonra beni arkadaşlarına anlatırmış. Çünkü ben her ödevi iki tane yapardım. Biri hoca için biri de kendim için. Sonra da "Bu sizin istediğiniz gibi, bu da benim istediğim gibi" der verirdim. Mesela sokakta gördüğün bir travestiyi, sanatçı gözünle çok beğenirsin ama bu adamlar sana
     "Sen sapık mısın?" diyebilirler.
     
     "Şehnaz Tango"ya nasıl başlamıştın?
     Şahika Tekand’ın Stüdyo’sunda oyunculuk çalışırken, "Şehnaz Tango"nun yönetmeni Semih Kaplanoğlu gelip oyuncu istedi ve beni beğenmiş. İyi de oldu. Çok şey öğrendim; hem iyi hem kötü. Ama tek bir tipe bağlı kaldım, yüzüm eskidi. Hep o tiple hatırladı insanlar beni. İnsanların tanıması iyi ama prodüktörler de hep öyle hatırlıyorlar.
     
     Deniz Akkaya, birlikte oynadığınız reklamda gayet başarılı. Onunla tanışıyor muydunuz daha önceden?
     O reklam sesli çekildi. Deniz de çok başarılı. Akıllı kız. Biliyor ki herkes oyunculuk yapabilir. Ve şimdi onun oyunculuk yapması hiç yadırganmaz. İnşallah çok iyi bir senaryo gelir de oynar.
     
     Sitcom’u, mizahı seviyorsun. Sen de mizah yazıyor musun?
     Arkadaşlarımla geliştirdiğimiz bir sitcom projesi var. Çok güzel olacak, yapabilirsek. Eskiden "Charles in Charge"ı, "Muhteşem İkili"yi seyrederdik, herkes gülerdi, Türk milleti sitcom’u sever. Bu arada, bir şikayetim de, kültür-sanat programları hakkında. Şimdi ben büyük bir kanala kültür-sanat programı götürürsem adamlar gülerler.
     
     Politikayı izliyor musun?
     Apolitik değilim ama bizim kuşak zorla apolitik yapıldı. İlgileneceğim bir şey yok ortada. Büyükbabamın, babamın partisi, Ecevit, benim genlerimde var zaten. Kemal Derviş geldi şimdi. Adamcağızı televizyonda gördüm bugün. "Ben dün yemin ettim, vatanıma hizmet etmek istiyorum" dedi. Çok üzüldüm. Adamlar vatanlarına hizmet etmek istiyorlar. Kaç kişi var başka? Bu sistemin tamamen değişmesi gerek. Ben milletvekilimi gerçekten kendim seçebilmeliyim. Onun da seçilmeyi hak etmesi lazım. Doğu’da, Güneydoğu’daki ağalar paralarıyla çıkmasınlar artık meclise. Köylere gittiğin zaman insanların gözlerinin içine bakarsın, onlar çocuk gözleri gibidir. Ama burada "para" diye bir şey var. Orada parasız kalan insan buraya gelip bir gecede ev yapıyor. Her seçimlerde onlara tapuları dağıtıyor. Bu arada buradaki orta sınıf gittikçe fakirleşiyor. Ben İstanbulluyum hâlâ bir evim yok. Ben İstanbul doğumluyum abi, benim daha çok hakkım var burada ev sahibi olmaya ya! Yazık değil mi bana. Ama onlara da ne diyeceksin ki? Ben bizim jenerasyona güveniyorum.
     
     Uzun zaman bekleyeceğiz demek ki!
     Başımızdakilere hiç güvenmiyorum, onları tamamen süpürmek gerek. Artık devrim mi olur ne olur, bunlar tamamen süpürülsün abi, üstümüzdeki ölüler gitsin. İyi niyet bizde var, bu insanlar kötü niyetli... Köy yerinde garibin sırtına vurup ekmeğini alan adamlar bunlar. İnsan olmak lazım ya biraz. Hem giderek onursuz bir millet olmaya başladık, sadece anamıza sövüldüğünde gururumuz kabarıyor. Fransa, Ermeni soykırımını kabul etti ya, bizimkiler kabardı. Vergileri alırken, askerde çocuklarımız ölürken hep sırtımıza bindiler. Mahvettiler bizi, hiç gıkımız çıkmadı. Ermeni yasa tasarısı çıktı, herkes ayaklandı. Böyle yapmamak lazım, korkmamak lazım valla.
     


 CUMARTESİ


Bayanın hemen yanındaki kız
İkinci Tarkan olayı...
Top10
Çingene Kartal İstanbul’da
Kızışınca suya atla
Kuşunuzun manikürü geldi
ARANIYOR..
Sülün Osman göğsümüzü kabarttı
Ya dikizle ya terk et!
Bu yazıyı 18 yaşından küçükler okumasın
Dünyanın çivisi çıktı


 SAYFA BAŞI 





© 2001 Milliyet