21 Mart 2001 Çarşamba


BİZE ULAŞIN



HABER İNDEKSİ



ARŞiV



YARDIM



KÜNYE



·  SON DAKİKA  
·  ANA SAYFA  
·  GÜNCEL  
·  SİYASET  
·  EKONOMİ  
·  YAZARLAR  
·  SPOR  
·  DÜNYA  
·  YAŞAM  
·  MAGAZİN  
·  SAĞLIK  
·  KADIN & MODA  
·  ASTROLOJİ  
·  OTOMOBİL  
·  ÇİZERLER  
·  BİLİM & TEKNİK  
·  TV'DE BUGÜN  
·  İŞ YAŞAMI  
·  OMBUDSMAN  
·  HAVA DURUMU  
·  CUMARTESİ  
·  PAZAR  
 
 




Sülün Osman göğsümüzü kabarttı

     Allah için, Batılılar bizden daha değerbilir insanlar. Türkiye’deki düzenin en iyi temsilcilerinden biri olan Sülün Osman’ı biz unuttuk, onlar unutmadılar.
     Le Figaro gazetesi, 20. yüzyılı değerlendirdiği yazılarından birini, "Düzenbazların büyük kumarı" başlığıyla, geçen yüzyılın yetiştirdiği meşhur üçkağıtçılara ayırdı.
     Gazeteci Lamia Oualalou yazının girişinde Michael Milken, Victor Schwitz ve Simson’dan bahsettikten sonra (ileride bunların kim olduğunu anlatırım size) sözü Sülün Osman’a getiriyor ve medarı iftiharımız, milli üçkağıtçımız için "O bir sanatçıydı!"
     ifadesini kullanıyor.
     ***
     Özellikle yeni nesil, Sülün Osman’ı bilmiyor olabilir.
     Sülün Osman sizin tanıdığınız banka hortumcularının, batak bankerlerin, hayali ihracatçıların atababasıydı. Rahmetli Osman’ın bunlar gibi devletlü amcaları, başbakan hamileri filan da yoktu. Yani bugünkü rezillerin yanında, o evet, bir sanatçı, asil bir dolandırıcıydı. (Saat kulesini sattığı Bilecikli’nin cebindeki 1200 liranın iki yüzünü yol parası diye adama bıraktığını kendisi anlatır.) Ayrıca, Sülün yurtdışına kaçmadı, 16 yıl hapis yatarak, cezasını fazlasıyla ödedi.
     Sülün Osman zarfçılık, bakırı altın yaparak definecilik, üçkağıtla papelcilik gibi teknikleri de başarıyla kullanırdı ama asıl hüneri satıcılıktı.
     Galata Köprüsü’nü, İstanbul Metrosu’nu ve tramvayı, bir saat kulesini saf ama paralı köylü vatandaşlara satarak yolunu bulurdu.
     (Not: İlgilenenlere, Sülün Osman’ın çok sevimli bir biyografisini bulabilecekleri, internetteki Sosyal Ayrıntılar Ansiklopedisi sitesini tavsiye ederim. Adresi www.geocities.com/sosyalayrinti)
     Geçen asırda, Batı ülkelerinde de büyük düzenbazlar yaşadı.
     Bunların bir kısmı yakayı ele verdi. Bir kısmı da (bizdeki gibi) yakalanamadığı için, ömrünü "itibarlı tacir, işadamı" olarak sürdürdü.
     
     ***
     Düzenbaz genellikle halkın saflığından
     ve iyi niyetinden istifade eder. Zorla değil, kandırarak parayı sövüşler.
     Psikanalist Michel Dubec, "Aldatma Ustaları" adlı kitabında, düzenbazları şöyle tarif etmiş (bir yere not edin, ihtiyacınız olabilir):
     "Düzenbaz iyi veya kötü bir insan değildir, diğer insanları da oyununa katan bir hilekardır. Düzenbazın dehası, kurbanlarının tedbiri tamamen elden bırakmasını sağlamaktadır.
     Düzenbaz kolay kazandığı parayı harcamayı sever (... gibi. Boşlukları siz doldurun); bazen parasını bürokratları, politikacıları satın almak için kullanır (... gibi). Bazen kamu vicdanında aklanmak için hayır işleri de yapar (... gibi). Bazen de, kurbanlarına o kadar çok menfaat temin eder ki, ortaya çıkıp davacı bile olmazlar (... gibi).
     Diyeceksiniz ki, Serdar, düzenbazın
     iyisi mi olur?
     İyisi olmaz ama rezili olur.
     ***
     Yine de, günümüz Türkiye’sinin kalitesiz hırsızlarını suçlarken, 16 yıl hapis yattıktan sonra afla çıkan Sülün Osman’ın şu veciz sözünü unutmayın:
     "Aptallığı cezalandıran kanun yok. İşte bunun için Allah, bu görevi üstleneyim diye,
     beni yarattı. Dünyada bu kadar çok cebi dolu, aklı kıt insan yaşarken, benim gibiler her
     çağda var olacaktır!"
     Üstelik, ileri görüşlüydü de üstat!
     
     sdevrim@milliyet.com.tr
     


 CUMARTESİ


Bayanın hemen yanındaki kız
İkinci Tarkan olayı...
Top10
Çingene Kartal İstanbul’da
Kızışınca suya atla
Kuşunuzun manikürü geldi
ARANIYOR..
Sülün Osman göğsümüzü kabarttı
Ya dikizle ya terk et!
Bu yazıyı 18 yaşından küçükler okumasın
Dünyanın çivisi çıktı


 SAYFA BAŞI 





© 2001 Milliyet