Turban Kuşadası Marina eski genel müdürü Haydar Mengi, Türkiye’ye dönüşünde gözaltına alındı. Bu gelişme, TBBM Turban Yolsuzluklarını Araştırma Komisyonu tarafından yapılan başvuru üzerine Aydın Ağır Ceza Mahkemesi’nde açılan dava bakımından önemli bir adım olarak yorumlandı.
Milliyet, gelişmenin çeşitli boyutlarını geçen hafta içinde birkaç gün peş peşe izledi. Bu haberlerde Çiller ailesi hakkındaki yolsuzluk iddiaları yeniden gündeme geldi.
DYP Genel Başkanı Tansu Çiller’in danışmanı Memduh Bayraktaroğlu, haberlerden memnun değil.
Şunları öne sürüyor:
* Bir haberin en önemli özelliği içinde "taraflara eşit ölçüde görüş hakkı" tanınmasıdır. Oysa bu haberlerde bir tarafın görüşlerine yer verilmemektedir. Eksiklik vardır.
* Haberlerde yer alan açıklamalar, "iftira" ve "siyasi linç amaçlı dedikodu" olarak görülmelidir. Gazetecilik ilke ve ahlakıyla bağdaşmamaktadır.
Milliyet muhabir İhsan Yılmaz’ın eleştiriye yanıtı şöyle:
"Bayraktaroğlu bir cümlesinde, '1998 yılında (Tansu Çiller’in muhalefette olduğu dönem) işlediği zimmet suçundan tutuklu bulunan bir kanun kaçağının iftiraları haber olarak yayınlamanın gazetecilik ilke ve ahlakıyla bağdaştırılabilmesi mümkün değildir’ diyor.
Burada gözden kaçak çok önemli noktalar var. Bayraktaroğlu’nun kanun kaçağı dediği Haydar Mengi, Aydın Ağır Ceza Mahkemesi’nde Özer Uçuran Çiller’le birlikte yargılanıyor. Bayraktaroğlu’nun mantığından hareket edersek, aynı davada yargılandığı için Özer Çiller’in de sözlerine güvenmemek gerekir. Ama kimse bu iddiada bulunmuyor."
"Bayraktaroğlu, Mengi’nin 1998’de Çiller’in muhalefette olduğu dönemde zimmet suçunun işlediğini iddia ediyor. Bu doğru değil. Bahsettiği tarih, savcılığın iddianameyi hazırladığı tarihtir. İddianameyi okursa, "Suç tarihi : 1994 - 1995 yılları arasında" ibaresini görecektir."
"ANAP Milletvekili Mehmet Seven’in sözlerine yer vermemiz de eleştiriliyor. Bu kişi, TBMM kurulan Liderlerin Mal Varlığını Araştırma Komisyonu’nda görev yapmıştır. Mengi ve Özer Çiller’in yargılanmasına neden olan yatların onarımıyla ilgili iddiaları gündeme getirmiştir. Konuya yakın ilgisi ve bilgisi nedeniyle, gündemdeki bir konuyla ilgili kişisel iddialarını dile getirmiştir. DYP’li politikacılar da hemen hemen her gün hükümetle, bürokratlarla, çeşitli kurum ve kuruluşlarla ilgili iddialarda bulunmuyorlar mı? Bu iddiaları basında yer almıyor mu? Ayrıca Çiller ailesine yönelik iddialarla ilgili Özer Çiller’in yanıtı gazetemizde kullanılmıştır. Bize göre, birçok konuda bilgisi olduğuna inandığımız Haydar Mengi’nin Türkiye’ye dönmesi önemlidir ve haber değeri taşımaktadır. Mengi yakalanmamış gibi mi davranmamız gerekirdi?"
Yorum: Her haberin içinde "eşit söz hakkı" diye bir kural yok. Bir konudaki haber dizisine genel olarak bakıp denge aramak gerekir. Üç günlük Mengi haberlerine topluca baktığımızda Özel Çiller’e de cevap hakkı tanındığı ortada. Yılmaz, olaya gazetecinin nasıl bakması gerektiğini çok iyi özetliyor.
Herkes düşünce ve ifade özgürlüğü hakkına sahiptir; bu hak serbestçe düşünme, hangi yoldan ve nereden olursa olsun bilgi ve görüş alma, araştırma ve yayma özgürlüğünü içerir.
İnsan Hakları Evrensel bildirgesi
Madde 19
Okur Temsilcisi,
Milliyet gazetesinin içeriği (haber, yorum, fotoğraf, başlık, spot, sayfa düzeni, baskı, kağıt vs.) ile ilgili olarak okurlardan gelen şikayetleri ele alır; bunları basın etiği (doğruluk, denge, tarafsızlık, adil yaklaşım...) ve temel kalite ölçütleri açısından inceleyerek görüşlerini okurlarla paylaşır.
Görüşleri kendisine aittir.
Okur Temsilcisi, Milliyet'in gazete ve internet içeriği ile ilgili tüm şikayetlerinizi bekliyor.
Tel: (90) 212 505 68 40
fax: (90) 212 505 68 09
posta: Yavuz Baydar, Milliyet, Doğan Medya Center, Mahmutbey, 34554 Istanbul