21 Mart 2001 Çarşamba


BİZE ULAŞIN



HABER İNDEKSİ



ARŞiV



YARDIM



KÜNYE



·  SON DAKİKA  
·  ANA SAYFA  
·  GÜNCEL  
·  SİYASET  
·  EKONOMİ  
·  YAZARLAR  
·  SPOR  
·  DÜNYA  
·  YAŞAM  
·  MAGAZİN  
·  SAĞLIK  
·  KADIN & MODA  
·  ASTROLOJİ  
·  OTOMOBİL  
·  ÇİZERLER  
·  BİLİM & TEKNİK  
·  TV'DE BUGÜN  
·  İŞ YAŞAMI  
·  OMBUDSMAN  
·  HAVA DURUMU  
·  CUMARTESİ  
·  PAZAR  
 
 




Seksüel transiyaset

Dr. Cabral’ın bürosunda çalışan 10 "transgenre"ın tümü Türkiye hayranı. Ve Türkiye’deki "kardeşlerinin" yaşadığı zorlukların bilincinde

     PARİS

     Sarışın güzel kadın, uzun bacaklarını zarif bir hareketle üst üste atıyor ve dizlerinin dibine çöken devasa yaratığın başını okşayarak "Korkmayın, o uslu bir kızdır" diyor. Devasa yaratık bir kurt köpeği. Herhalde Alman bir kız olmalı. Herhalde diyorum, çünkü emin değilim. Bulunduğumuz yerde, kimin erkek, kimin dişi olduğunu cinsel organlar belirlemiyor. Örneğin karşımızdaki sarışın güzel kadın, aslında kadın değil. Erkeklik organları ve kadınlık duyguları taşıyor. Seçimini, kadın gibi yaşayan erkek olmaktan yana koymuş. Ameliyat bile olmamış. Belden yukarısını hormonla düzenlemiş, belden aşağısına dokundurtmamış. Asistanı Chris kadınsı bir erkeklik sergilerken, sekreteri Jacinthe Hanım erkeksi bir kadınlığı tercih etmiş. Burada herkes transeksüel. Ama onlar, transeksüel sözcüğü yerine, "transgenre", yani "evrimsel tür" demeyi yeğliyorlar.
     Sarışın güzel kadının adı, Camille Cabral. Sizin bu satırları okuduğunuz gün, Paris’in 17. Bölge Belediye Meclisi Üyesi seçilecek. Camille, Yeşiller Partisi’nin bölge listesinde iki numaralı aday. Başkentin Lafayette sokağındaki 94 numaralı binanın dördüncü katı, hem Transgenre Çalışma ve Sağlık Derneği’nin genel merkezi, hem de Camille’in seçim bürosu. İçerde güçlü kuvvetli hanımlar, narin beyler arı gibi çalışıyor, Camille’in seçim broşürlerini, propaganda afişlerini taşıyor, telefona cevap veriyor, seçmenlere mektup yazıyorlar.
     Camille Cabral anlatıyor: "Brezilya asıllıyım. Mesleğim doktorluk. Dermatoloji uzmanıyım (deri hastalıkları). Transeksüel deyince, genelde cinsel organlarını ameliyat yoluyla değiştirmiş kişiler geliyor akla. Oysa bu doğru değil. Cinsiyet değiştirmek, salt fiziki değil, psikolojik bir sorun. Örneğin Fransa’da kendisini kadın hisseden bir erkek, kimliğine kadın olduğunu yazdıramıyor. Kadınlığının resmen kabulü için mutlaka ameliyat geçirmesi gerekiyor. Bu çok saçma bir durum. 1991 yılında kurduğum bu dernek, transeksüellerin toplumsal, sosyal ve yasal hakları için siyasal mücadele veriyor. Herkes, transeksüellerin fahişe olduklarını düşünüyor. Oysa cinsiyet değiştiren kişiler çoğunlukla toplumun dışına itildikleri, başka iş bulamadıkları için fahişelik yapmak zorunda kalıyorlar. Derneğimiz, seks alanında etkinlik gösteren bu yurttaşların sağlık kontrolünden geçirilmesi, meslek değiştirmek istediklerinde iş aramak, psikolojik destek sağlamak yönünde çalışıyor. Tacize uğradıklarında, yasal haklarını savunuyoruz. Bir transeksüel, kamu hizmetlerinden diğer insan türlerine eşit biçimde yararlanamıyor, bunun için uğraşıyoruz!"
     Dr. Cabral’in kadınsı erkek asistanının odasında, turistik Türkiye fotoğrafları var. 10 adet "transgenre"ın çalıştığı büroda, herkes Türkiye hayranı. Ve işin ilginç yanı, Türkiye’deki "kardeşlerinin" ne zorluklar yaşadığının bilincinde. Yeşiller Partisi’nin çiçeği burnunda politikacısı Camille, ülkemizde yasal genelevlerin varlığını çok olumlu buluyor. "Çünkü," diyor, "Fransa’da genelevler yasal olarak kapatıldı. Oysa yalnız bizim kardeşlerimizden (yani transeksüel olan) 952 fahişe, genelevde değil de, ormanda, çayırda, bayırda, kötü otel odalarında ve tabii çok sağlıksız ortamlarda seks hizmeti veriyor." Türkiye’deki genelevleri gezip görmüş Camille. Varlıkları iyiymiş ama, çok pismişler. Ne de olsa bir doktorla karşı karşıyayız. "Türkiye’de daha çok genelev açmalı, ama temiz ve sağlıklı koşullar altında seks hizmeti sağlamalı" diyor. "Böylece tatsız pek çok hastalık ortadan kalkar." Ben de içimden, "Erkeklerin de gözü doyar..." diye düşünüyorum tabii. Açsınlar valla. Yeni Manukyan’lar yaratırsak, devletin boş kasalarına biraz vergi akar belki.
     Ama Dr. Cabral, ciddi ciddi konuşmakta kararlı. Hatta Türk "kardeşlerinin" yardımına koşmaya hazır. Tam ayrılırken "Yazınıza e-posta adresimizi koyun, lütfen!" diyor. "Türk kardeşlerimizle iletişim kurmak isteriz!" Hayhay:
     cabralcamille@net-up.com
     pastt@club-internet.fr
     www.intersocial.org
     Dünyanın sosyal evriminde, belli ki transiyasetçilerin de yeri var.
     


 PAZAR


Alman takımında bir Türk taraftarı
KİM NE OKUYOR?..
Kamuya açık değilim
Beşiktaş indi, siyah beyaz çıktı
Yeniden bir aradalar...
Nurgül Yeşilçay’ın İstanbul’u...
Vücut saatine ayar çekin
Bir kocaman duman halkası
Ödüllü karikatürler
Atlar ve hatlar
Hangi Potter gerçek?
Dali’liğe övgü
Dünya mutfakları İstanbul’da...
KİM NEREDE NE YEDİ?
Haftanın REHBERİ
‘Kemal bir daha medyayla gelmesin’
Al dilini yanına, herkes kendi yoluna
"Küçük askerler" bedelli bekler!
Nasıl konsantre olunur? (1)
Dereotsuz bakla yemeği
Seksüel transiyaset
Bitkilerden hoş bir seda
Altın yumurtlayan tavuğun tüyleri nasıl dökülüyor?
Saatlerin kaprisi
"2001 Şiir Yıllığı"
Mahallemizin renkleri


 SAYFA BAŞI 





© 2001 Milliyet