
|


"2001 Şiir Yıllığı"
Mehmed H. Doğan, sevdiğim, saygı duyduğum bir yazar. Köşesinde oturup sıradışı (ya da son derece sıradan) düşünceler üretmeye çalışan yazarlardan değil. Araştıran, inceleyen, irdeleyen, bunu yaparken de ayaklarını yerden kesmeyen bir eleştirmen. Penceresi yeniye her zaman açık.
"Adam Sanat" için dokuz yıldır "şiirimizde geçen yıl"ı derliyor, değerlendiriyor. 2000 yılının değerlendirmesi de derginin bu sayısının eki olarak yayımlandı.
Ek diyorum ama öyle tek formalık bir ek değil bu, 176 sayfalık bir kitap. İçinde Fazıl Hüsnü Dağlarca’dan Necmi Zeka’ya kadar 125 şairin geçen yıl yayımlanmış şiirlerinden seçmeler var. Şiirimizi dergilerde izleyememiş okurlar için güzel bir olanak, değerli bir kaynak. Daha önce yayımlananlarla birleştirin, son on yılın Türk şiiri antolojisini elde edeceksiniz.
***
Bu tür şiir derlemelerini 1950’lerde Varlık Şiir Yıllıkları’ndan hatırlıyorum. Ama onların özelliği başkaydı. Yıl içinde yayımlanmış şiirlerden değil, "Varlık"a gönderilmiş, ama dergide yer bulamamış şiirlerden oluşurdu. Yaşar Nabi Nayır, bir bakıma sanki onlardan kurtulmak için yayımlanırdı bu yıllıklar.
"Yeni Dergi" döneminde "Memet Fuat’ın Seçtikleri", bir tür "yılın antoloji"siydi. Adı üstünde: Memet Fuat’ın Seçtikleri"... Ama birçok kişi, seçimin nesnel olmadığını ileri sürüp Memet Fuat’a yüklenirdi... Artık "nesnel seçim" denilen şey nasıl yapılıyorsa...
***
Mehmet H. Doğan "2001 Şiir Yıllığı"nın başında yer alan "Genel Görünüm" yazısında bana çok doğru gelen saptamalarda bulunuyor. Özellikle genç şairlerin daha önceki kuşak şairleri tarafından okunmuyor olmaları yargısına katılıyorum. "Şiirde büyük değişimler, şairle okur arasındaki ilişkiden, iletişimden çok, değişik yaşlardaki şairler arasındaki tanışmalardan, konuşmalardan, yazışmalardan, tartışmalardan doğar" görüşünü de doğru buluyorum. Ama sadece günümüz için geçerli bir durum değil bu. Bizim kuşağın birçok şairi, ikinci, üçüncü kitaplarını yayımladıktan sonra bile, daha yaşlı şairlerle karşılaşınca kendilerini tanıtabilmek için adlarını kim bilir kaç kere yinelemek zorunda kalırlardı. Elbette ayrıcalıklar dışında, gençlere yaklaşım hep böyleydi.
Çok sanatçının bilinçaltında "Mohikanların sonuncusu"nun kendisi olduğu mu yatıyor acaba?
***
"2001 Şiir Yıllığı" bu açıdan da yararlı. Size genç şairlerle tanışmak olanağını veriyor. İlginizi çeken örneklerden yola çıkarak bazılarının adlarını dergilerde arar, yayımlanmışsa kitaplarını alır, onları daha yakından tanıyabilirsiniz.
BİR DAKİKA ARA Neredeyse daha düne kadar ünlü yazarlarımız bile kitaplarını zar zor yayımlatabilirlerdi. Orhan Kemal bir öykü kitabını satabildiği zaman İkbal Kahvesi’ne ne büyük keyifle gelirdi, hatırlıyorum. Şimdilerde ise ilk kitapları, hem de büyük yayınevleri tarafından yayımlanan yazarların sayısı azımsanacak gibi değil. Bu kitaplardan bazıları kısa sürede yeniden basılıyor. Bu sadece edebiyatımıza yeni imzaların katılması açısından değil, yayınevlerinin "ilk kitapölara daha sıcak yaklaşma olanağını yaratması bakımından da sevindirici.
Bu haftaki köşemizi bir "ilk kitap" olayına ayıralım:
ABD’nin en büyük yayınevlerinden "The Modern Libraryönin yöneticisi Bennet Cerf, New York’tan Chicago’ya giderken havaalanında birkaç okul dergisi alır. Uçakta onları okur. Kısacık bir öykü dikkatini çeker. Bir kolej öğrencisinin kaleminden çıkmış, savruk ama parlak ipuçları taşıyan bir öyküdür bu. Chicago’ya iner inmez sekreterine telefon eder. "İki gün sonra dönüyorum, bana şu çocuğu bul, yayınevine gelmesini söyle" der.
Ertesi hafta kolej öğrencisiyle karşı karşıyadır. Bir sözleşme uzatır ona: "İleride yazacağın kitapları yayımlamak istiyorum."
Öğrenci büyük bir coşkuyla sözleşmeyi imzalar. Altı ay sonra da ilk kitabını getirip yayıncının masasına bırakır.
"Oter Voices, Other Rooms / Başka Sesler, Başka Odalar" adını taşıyan roman inanılmaz ilgiyle karşılanacak, yazarı Truman Capote da çağdaş Amerikan edebiyatının önemli yazarlarından biri olup çıkacaktır.
PAZAR


Alman takımında bir Türk taraftarı
KİM NE OKUYOR?..
Kamuya açık değilim
Beşiktaş indi, siyah beyaz çıktı
Yeniden bir aradalar...
Nurgül Yeşilçay’ın İstanbul’u...
Vücut saatine ayar çekin
Bir kocaman duman halkası
Ödüllü karikatürler
Atlar ve hatlar
Hangi Potter gerçek?
Dali’liğe övgü
Dünya mutfakları İstanbul’da...
KİM NEREDE NE YEDİ?
Haftanın REHBERİ
‘Kemal bir daha medyayla gelmesin’
Al dilini yanına, herkes kendi yoluna
"Küçük askerler" bedelli bekler!
Nasıl konsantre olunur? (1)
Dereotsuz bakla yemeği
Seksüel transiyaset
Bitkilerden hoş bir seda
Altın yumurtlayan tavuğun tüyleri nasıl dökülüyor?
Saatlerin kaprisi
"2001 Şiir Yıllığı"
Mahallemizin renkleri
SAYFA BAŞI

|
|

|