Mart ayının ilk ihalesi her açıdan çok önemliydi. İhale açıklanıncaya kadar nefesler tutuldu. Sonra da derin bir nefes alındı. Hazine, bankalara sevimli davrandı, bankalar da Hazine’ye... Ve net 2 katrilyon 189 trilyon lira satış yapıldı, ama gelen tekligi bir kez daha hatırlatalım.
Tam tamına 7 katrilyon 391.4 trilyon lira. Bileşik faiz yüzde 124.99. İkincil piyasadaki faizlere bakarsak, 27 Haziran 2001 vadeli bononun ikincil piyasadaki faizleri ilk etapta 15 puan düştü.
Yüzde 125’lerde seyreden faizleri aşağı çeken en önemli faktör neydi acaba? Piyasalar çalışmıyordu. Bu ihale döviz, faiz, borsa cephesinde dişlilerin yerine oturmasını sağladı. İhaleye gelen teklif de ihaledeki satış miktarı da başlı başına önem taşıyordu. Çünkü Hazine 2.5 katrilyon ile 3.5 katrilyon lira arasında borçlanmayı planlamıştı. Ve daha ihale sonuçlanmadan 1 katrilyon 96 trilyon liralık ROT (rekabetçi olmayan teklif) satışı yapmıştı. Toplam satış 3 katrilyon 280 trilyon liraya ulaştı. Bugün 3 katrilyon 280 trilyon liralık itfa var. Ve Hazine borcunu ödeyecek paraya sahip.
Bütün bu anlattıklarımızın özeti; Piyasa, yeni Devlet Bakanı Kemal Derviş’e "selam" verdi. Şimdi diyor ki; "Arkasını bekliyoruz. Ama siyasetçilere güvensizliğimiz hala sürüyor, bilesiniz..." Profesyonel cephesine bakarsak "bahar erken" geldi. Ya yatırımcı cephesi? Öncelikle şu soruyu soracağınızı biliyoruz.
"Yahu 19 Şubat’ta kriz çıktı. Ortalıkta konsolidasyon lafı dolaştı durdu. Hazine, hem düşük faizle hem de beklediği oranların üzerinde borçlanmayı başardı. Biz bu işten bir şey anlamıyoruz?" Bizim anladığımız şu: Hazine ile bankalar akitlerini yenilediler. Karşılıklı güven tesis edildi. Gelen telefonlarda sorulan soru:
"Bu faizle Hazine bonosuna yatırım yapılır mı?" Şu aşamada üç aylık dönemde cazip görünen enstrüman olarak dikkati çekiyor. Neden? Borsaya bakalım. Borsa, para bekliyor. Sıcak para kısa sürede risk faktörlerinin göz önünde bulundurursak geleceğe benzemiyor. Döviz piyasası dalgalı kur sistemine alışmaya çalışıyor. Dalga boyunu kestirmek kolay değil.
Repo piyasasına baktığımızda, gecelik oranlar ikinci el piyasada maksimum yüzde 70 seviyesinde. Repo oranını yüzde 70’ten alır ve bugünkü Hazine ihalesindeki 21 Haziran 2001 vadeli bono ile kıyaslarsam sonraki net getiri yüzde 15 civarında.
Dün ihraç edilen Hazine bonosunun ikincil el bono piyasasındaki oranı yüzde 110. Ve üç ay sonrası için net getiriye bakarsak, yüzde 30.
Küçük bir not, Hazine bonosu ve tahvilde yatırmıcı beyanname veriyor. Repoda ise stopaj ödüyor. Bankalar ihale öncesi bu hesabı yapıp vatandaşa da bono satmayı planladıkları için yüksek teklifler verdiler. Yakında bankaların bu ihaleden aldıkları Hazine bonosu ile ilgili yaptıkları satış ilanlarını görme şansınız olacak. Çünkü bankalar bir kaç puan altında bu bonoları satmaya başlayabilirler.
Sular şimdilik durulmuşa benziyor.
Bankacılar memnun. Hazine mutlu. Fakat yaşanan iki kriz ve krizden çıkma çabaları sürüyor. Hep birlikte ulusal programı bekliyoruz. O yüzden hesabınızı iyi yapmanız gerektiğini bir kez daha hatırlatmak durumundayız.
Dünkü ihaleyi değerlendiren Akbank Genel Müdürü Zafer Kurtul, "Zamanlama çok önemliydi. Belirsizliğin hüküm sürdüğü bir ortamda ihale yapıldı. Ama sistem konsolidasyon söylentilerine karşı iyi bir yanıt verdi" diyor.