Emlak Bankası, Emlak Konut Genel Kurulu’nu Ekonomiden sorumlu Devlet Bakanı Kemal Derviş’in itirazına rağmen, bankadan sorumlu Devlet Bakanı Faruk Bal’ın "oluru" ile gerçekleştirdi. Bu durum iki bakanlıktan arasındaki yazışmayla belgelendi, devlet arşivlerinde yerini aldı.
Şahin söyledi gitti
Genel Kurul’da Emlak Konut Genel Müdürü Süleyman Şahin’in "Kanunsuz bir kurul yapıyorsunuz. Kamu bankaları ile ilgili yapılan yeni düzenlemeye göre kurulu yapmaya yetkili merci Hazine’dir" itirazı yalnızca kurumdan ayrılması işine yaradı!.. Şahin söylendi, kurul tamamlandı.
Emlak Bankası hukukçularına göre hukuk dışılık yok. İlgili kanun maddesi Emlak Konut’un yeni statüsünü bağlar, ana sözleşme eski haliyle bankanın sorumluluğunu tanıyor.
Derviş’in uyarısı
Bu açıklamaya ikna olmadım. Nedenine gelince, Derviş’in kurul sürecinde yaptığı uyarıyı atlıyorlar. Ziraat Bankası ile Emlak Bankası’nın birleşmesini öngören genel kurul talebini dikkate almıyorlar. Derviş, Emlak Bankası’na gönderdiği bir yazı ile 30 Mart’a kadar Ziraat ile birleşme kararının alınacağı genel kurulun yapılmasını istiyor. Böyle bir durum oluştuğunda Emlak Konut’un sahibi de değişecek.
Neden beklenmesin ki?
Soru çok olunca, para kaynaklarına yönelmek gerekir. Ben de öyle yapıyorum. Emlak Konut nedir? Burası 640 trilyon lira değerinde (krizden önce) gayrimenkule sahip zengin bir şirket. Sermayenin 386 trilyon lirası da ücretlilerden kesilen Konut Edindirme Yardımı (KEY hesapları) fonundan geliyor. Maksat o ki, Emlak Konut bankadan bağımsız bir şirket olsun. 386 trilyon lira değerindeki arsa, konut ve ticari üniteler için gayrimenkul yatırım ortaklığı şirketi kurulsun. Bu şirketin hisseleri, katılım payları oranında çalışanlara (isimlerini tesbit etmek bile güç) hisse olarak verilsin. Yapılan hesaplara göre en yüksek katılım bedeli 120 milyon lirayı geçmiyor.
Bağışladım
Hisseyi almak kolay değil. Uygulanan prosüdüre göre adınızı ortaklığa kayıt ettirmek için 30-40 milyon lira harcamayı gözden çıkarmanız gerekiyor. Bu durumda ben hakkımı helal ederim, versinler 386 trilyon lirayı Hazine’ye. Hiç olmadı enflasyona merhem olur.
Emlak Konut öyle ufak tefek bir olay değil. Sermayeden KEY’i çıkardıktan sonra bile geriye 254 trilyon lira değerinde gayrimenkul kalıyor. Bunun içinde Ataşehir’in 15 bin konut kapasiteli arsası da dahil. Hadi müteahhitler ne duruyorsunuz, verin bir omuz program çıksın.
Dikkat!
Patronlar programa değil, icraata ve porfermansa destek verecek
Ekonomik program veya kriz tesbitlerinden çok siyasi ağırlık taşıyan ve Rahmi Koç'tan sonra Sakıp Sabancı'nın ev sahipliğinde yapılan büyük patronlar toplantısından edindiğim bilgileri sıralamak istiyorum.
* Derviş ABD'den döndükten sonra programı şekillendirirken sosyal kesim temsilcileriyle tek tek görüşerek, programı ortaya koyacak.
* Gerekirse IMF gibi uluslararası finans kuruluşlarıyla özel sektör temsilcileri de görüşüp destek isteyebilir.
* Derviş'in duruşu iyi ama sorunların çözümü için yeterli değil. Siyasi sistemin programa entegre edilmesi gerekir.
* Başarısızlık halinde hükümete kayıtsız destek olmayacak. İş dünyası sisteme aktif olarak katılacak.
* Program kelimesi yerine icraat ve performansa destek verilecek.
* Grubun "süper patronlar" olarak anılması, toplumsal hedeflerle çakışmıyor. Patronlar olarak tanımlacaksa, sektör temsilcileri bu gruptan kopabilir. Yeni katılımlar da olabilir.
*Ekonomik sorunlar siyasetten koptuğu anda, siyasi partiler ve seçim yasasının değişmesi gündeme gelir.