Dünya, "global bir krize mi" sürükleniyor? Wall Street’ten gelen haberler moralleri bozuyor. Avrupa borsaları dün düştü. Londra, Paris ve Frankfurt borsalarından gelen veriler, bizim "yuppie"lerin moralini bozuyor.
Üstelik 22 Kasım ve 19 Şubat sendromu henüz atlatılamadı...
Gözler Devlet Bakanı Kemal Derviş’in üzerinde. Ağzından çıkacak tek bir sözcük bile pür dikkat dinleniyor. Çünkü umut fakirin ekmeği...
Bütün anlattıklarımızın özeti, "doğrudan sermaye ya da sıcak para acep bize yeniden yönünü çevirir mi"? İnanın ondan yazıyoruz. ABD, Japonya, Uzakdoğu, Avrupa...
Derdimiz düzeltilmeye çalışılan moralleri daha da bozmak değil. Yaşanılanları kısaca aktarmak. Dünya para piyasalarının kalbinin attığı Wall Street’ten gelen haberlere bakılırsa "ayılar" yavaş yavaş piyasanın tümüne hakim oluyor. Yeni mesaj; "boğalar öldü, yaşasın kral ayı" gibi... Boğa piyasası yükselişi, ayı piyasası düşüşü temsil ediyor.
ABD ekonomisi, 1982’den bu yana 1987’de yaşanan kriz bir yana bırakılırsa büyüyordu.
Clinton dönemi, Amerikalılar için "gerçekleşmesi zor bir rüya" gibiydi. Üstelik yeni ekonomiyi temsil eden şirketlerin karları insanların hayal gücünü zorluyor, geleneksel ekonomiyi temsil eden köklü şirketlerin pabucu dama atılıyordu. Ama gün oldu, devran döndü.
Yeni ekonomiyi temsil eden şirketlerin balonu bir bir sönmeye, köklü şirketlerin karlarında düşüş görülmeye başlandı. Çünkü globalleşme anlatıldığı gibi şirketlerin performanslarını artırmadı. Evlilik yapan şirketler yönetim tarzından, iş anlayışına kadar birçok noktada uzlaşamadı. Kötü yönetim, düşen karlar etkisini göstermeye başladı. ABD’nin en güçlü adamı Merkez Bankası Başkanı Alan Greenspean’ın radikal bir faiz indiriminde bulunmaması da moralleri bozmaya devam ediyor.
İşte, düşen şirket karları ve indirime gidilen faiz oranları dünya para trafiğinde de dengeleri altüst ediyor.
Peki, bu gelişmelerden bize ne diye sorarsanız, yanıtımız: Türkiye, gelişmekte olan bir ülke kategorisinde.
Gelişmiş ülkelerdeki sıcak para getiriye bakıyor. Hisse, bono, döviz fark etmiyor. Ama hisse senedi piyasası cazip değilse tahvil, bono, para sahibi için en iyi enstrüman olabiliyor. ABD’de borsalar gözden düşerken tasarruflar tahvile ya da daha yüksek getirili farklı enstrümanlara gidiyor. Para, sığınaklı bir liman arıyor. Ya da tasarrufa kayıyor.
O yüzden para bekleyen ülkelerin bürokratlarına, bankacılarına çoğu kez avuçlarını ovuşturmaktan başka seçenek kalmıyor. Çünkü borçlanmak için para arayanlar, para bulmakta güçlük çekiyor. IMF’nin kurtuluş reçetesi ile çıkış yolu arayan Brezilya, Arjantin gibi Latin Amerika ülkeleri de sarsıntıya uğruyor.
ABD’de ekonomi küçülürken Avrupa da gelişmelerden etkileniyor. AB’nin ortak para birimi euro, tedirginlikten dolayı dolar karşısında değer kaybediyor. Ve Avrupa Merkez Bankası acil bir faiz indirimi için yoğun baskıya maruz kalıyor. Çünkü Avrupa, ABD’deki faiz oranlarını yakalayıp rekabette öne çıkmak istiyor.
Ve ithalatını dolarla, ihracatını ağırlıklı olarak euro üzerinden yapan Türkiye için bu cepheden gelen her haber çok çok önem taşıyor.
Ve bizim borsada barometre işlevini yerine getiriyor.
NOT: Öncesi gün öğrenci hareketleriyle ilgili tarih yanlışlıkla 1986 olarak çıkmıştır. Doğrusu 1968 olacaktır.