Avrupa Birliği, "Şap belası her yere Türkiye’den yayıldı" açıklamasıyla ‘tek suçlu!!’yu yine buldu
DIŞ HABERLER SERVİSİ
Şap hastalığıyla alt üst olan, ABD’ye giren vatandaşlarının ‘ilaçlanması’ ile ‘aşağılanmayı’ tadan Avrupa, sonunda faturayı Türkiye’ye çıkardı. Avrupa Birliği’nin şap hastalığını araştıran komisyonunun sekreteri Yves Leforban, hastalığın kıtaya Türkiye’den yayıldığını öne sürdü.
Türkiye’nin Avrupa açısından en büyük risk bölgesini oluşturduğunu ileri süren Leforban, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Türkiye şap hastalığına yol açan virüs için önemli bir potansiyel kaynak. Dikkat edilirse, 1990’lı yıllarda Yunanistan’ın Türkiye sınırına yakın bölgelerinde 5 - 6 şap vakasının ortaya çıktığı görülür. Bu bölge son olarak 2000 Temmuz’unda olmak üzere birkaç defa ilaçlanmıştı."
Reuters: Suçlu komşular mı?
Haberi bu haliyle dünyaya geçen Reuters haber ajansı da, Türkiye’ye İran, Irak ve Suriye’den kaçak hayvan girişi olduğuna dikkat çekti.
Özellikle bu ülkelerin sınırlarına yakın bölgelerde hastalığın yaygın olduğunu yazan Ajans, buna karşılık Türk yetkililerin, özellikle Türkiye’nin batı bölgelerinde hiçbir şap vakasına rastlanmadığını hatırlattığını belirtti.
‘Deli dana’ patlayacak!
İngiliz bilim adamları, ‘Deli dana’ hastalığının insanlardaki versiyonu ‘vCJD’nin, bulaşmadan 30 yıl sonra bile ortaya çıkabileceğini açıkladı. Birmingham Üniversitesi bilim adamlarına göre, hastalığın önü alınmadığı takdirde, 2010’da ‘vCJD’den ölen insan sayısı 100 milyonlara ulaşabilecek. ‘vCJD’ insanlarda ilk kez iki yıl önce görülmüş ve Avrupa’da 80’e yakın kişi hayatını kaybetmişti. Hayvanlardaki deli dana hastalığı ise ilk kez yaklaşık 15 yıl önce tespit edilmişti.
Tek ipucu ‘yamyamlar’
Bu arada, ‘vCJD’ benzeri bir hastalığın ilk kez Okyanusya ülkesi Papua Yeni Gine’de ortaya çıktığı saptandı. Bu hastalığa ilk kez 1950’li yıllarda, ‘ölülerinin beyinlerini yiyen’ Fore kabilesinde rastlandı. Bilim adamlarına göre, hastalığı da bu yamyamlık körükledi. ‘Deli dana’lı hayvanların da, hemcinslerinin ‘mezbaha artıkları’ ile beslendiğini, yani ‘yamyamlaştırıldığını’ bildiren bilim adamları, bu nedenle kabile üyeleri üzerindeki araştırmalarla ‘vCJD’yle başa çıkmada önemli ipuçları bulmayı umuyor.