27 Mart 2001 Salı


BİZE ULAŞIN



HABER İNDEKSİ



ARŞiV



YARDIM



KÜNYE



·  SON DAKİKA  
·  ANA SAYFA  
·  GÜNCEL  
·  SİYASET  
·  EKONOMİ  
·  YAZARLAR  
·  SPOR  
·  DÜNYA  
·  YAŞAM  
·  MAGAZİN  
·  SANAT  
·  SAĞLIK  
·  KADIN & MODA  
·  ASTROLOJİ  
·  OTOMOBİL  
·  ÇİZERLER  
·  BİLİM & TEKNİK  
·  TV'DE BUGÜN  
·  İŞ YAŞAMI  
·  OMBUDSMAN  
·  HAVA DURUMU  
·  CUMARTESİ  
·  PAZAR  
 
 




Ekonomik kriz dolayısıyla işsiz kalanlara tavsiyeler...
Kariyeriniz sizi yerse?

Bugün iş bulmakta zorluk olmasının iki nedeni var. Birinci neden, yeni iş alanlarının çok fazla açılmaması, ikinci nedense yeni açılan pozisyonlara da, kendisine sıradışı özellik katanların girmesi.

     MELİH ARAT

     Dünya ile paralel zamanda Türkiye’de ortaya çıkan ekonomik kriz, binlerce insanı işsiz bıraktı ve bırakmaya devam edecek. İçine girdiğimiz dönemde, iş bulmak eskiden olduğundan çok daha zor.
     Eski yöntemler artık iş bulmak için çok işe yaramıyor. Eskiden ya bir - iki tanıdık yardımıyla ya da gazete ilanına başvuruyla işe girilebiliyordu. Bugün, gazete ilanlarına veya internetteki seçme - yerleştirme sitelerine özgeçmiş göndererek ya da seçme - yerleştirme hizmeti veren insan kaynakları danışman kuruluşlarına başvurarak, işe girebilmek neredeyse imkansız hale geldi. Hatta belirtmek gerekir ki, özelliğiniz ne olursa olsun... Türkiye’nin en iyi üniversitelerinden mezun da olsanız, yöneticilik deneyiminiz de olsa, yabancı diller de bilseniz, profesyonel yöntemlerle eleman arayan kuruluşlar için birkaç bin adaydan birisiniz. Bugün bu yöntemlerle iş aramak, eğer çok şanslı değilseniz, bir - iki yıl sürecek bir kuyrukta beklemek anlamına geliyor. İşe girmek için yeni yaklaşımlara ihtiyaç var.
     
     Diploma farklılık değil, sıradanlıktır
     Yeni mezunlar bazı açılardan daha şanslı, bazı açılardan şanssız. Her yıl yeni mezunları alan kuruluşlar olduğu için her yıl yeni bir şans doğuyor. O da iki yıl için, okuldan mezun olup üç yıl işe giremediniz mi, o kuruluşlar da size sabıkalı gibi bakarlar. Basit bir mantıkla baktığınızda, üniversiteden yeni mezun olmuş kişi sıradandır; ayırıcı bir özelliği yoktur. Okulda kulüp başkanı olmak, etkinlik düzenlemiş olmak bile önemli bir fark yaratmıyor. Aynı üniversiteden mezun kişiler kağıt üzerinde, birbirine benzer kalitede (sıradan) görünürler. Bu da aralarındaki herkesin, işe girme olasılığını eşitler.
     Marmara Üniversitesi’nin Fotoğrafçılık Bölümü’nden bir hoca radyoda demeç veriyordu. 'Okuldaki derslerin dışında, profesyonel çekimlere öğrencileri çağırıyorum, bir - iki kişinin dışında kimse gelmiyor. Biz Amerika’dayken hocalara yalvarırdık, bizi profesyonel çekimlere götürsünler, bir şeyler öğrenelim diye.'
     Bugün, hem öğrenciler, hem de profesyonel çalışanlar tarafından kişisel gelişim konusunda büyük bir talep yoktur. Kişisel gelişim kurslarında bir hareket olsa da, bir patlama yaşandığını söylenemez. Dil kurslarına, bilgisayar kurslarına ortalama bir talep var. Kitap sektöründe kişisel gelişim ve başarı kitaplarına daha çok talep var; ancak insanı farklılaştıran yetenektir; başarı kitapları ise tek başlarına yetenek kazandırmaz. Önemli olan bireyin gelişmek ve farklılaşmak için yetenek kazanacağı ortamları talep etmesidir. Bu talep olmadan ve farklılaştırıcı kişisel gelişim deneyimleri olmadan, iş bulamamaktan şikayet önemli ölçüde suçluyu dışarıda aramaktır. Bu durum, bir alkoliğin içki üreticilerini suçlamasına benzer. Fakat içki üreticisini suçlamak, alkoliği alkolik kalmaya devam etmekten kurtarmaz.
     
     Penguenler kutuptan şikayet etmesin
     İnsan dünyaya penguen gelmese de, eğitim sistemi ve kültürle birlikte penguenleşir. Diğer bir deyişle standart eğitim ve kültür, insanı tıpkı bir penguen gibi, diğer insanlardan farksızlaştırır. Bugün iş bulmakta zorluk olmasının iki nedeni vardır; Birinci neden, yeni iş alanlarının çok fazla açılmaması, ikinci nedense yeni açılan pozisyonlara da, kendisine sıradışı özellik katanların girmesidir. Tabii birçok işe de, ortalama insanların arasından minör farklılıklarıyla rastlantısal bir şekilde giren başka ortalama insanlar da vardır.
     
     Yeni iş bulmak için daha etkili yollar
     Bir kuruluşa tek başına CV göndermekten daha etkili olanı, kuruluşun maliyetlerini düşürecek, satışlarını artıracak bir proje sunmak ya da yeni yatırım yapacağı bir alana işaret etmektir. Böyle bir öneri geliştirmek elbette kolay değildir; ama daha önce belirtildiği gibi bugün her şey on ya da yirmi yıl öncesinden çok daha zor.
     İşsiz birinin iş bulmak için elbette bir taraftan klasik yöntemlerle iş aramaya devam etmesi gereklidir. İş bulma konusunda Türkiye’de ve tüm dünyada hala en geçerli yollardan biri, ilişkilerdir. İşsiz kalan birinin, eski ilişkilerini tazelemek için inanılmaz vakti olacaktır. İnsanların okuldan, eski işyerlerinden, tedarikçilerden ve müşterilerden sayısız tanıdığı vardır aslında. Bu insanlara bir çay içimi süre uğramak, onların aklında sizi tazeleyecektir. Ayrıca piyasadaki gelişmelerden de haberdar olursunuz bu yolla. Hangi şirket hangi yatırımı yapıyor, nerede şube açıyor gibi bilgiler iş arayan birisi için kritik bilgilerdir.
     İşsiz kalan birinin çektiği sıkıntılardan biri, işsiz olduğunu söylemektir. Birçok insan işsiz olmayı bir utanç kaynağı olarak görür. Aslında buna gerek yoktur; çünkü hemen her insan hayatının bir ya da birkaç döneminde bu süreci yaşar; normal bir durumdur işsiz kalmak. Belki kendimizle olan ilişkimizi de daha az yıpratmak adına, para almadan yaptığımız bir işi, işimiz gibi söyleyebiliriz.
     Örneğin, üye olduğumuz bir derneğin işleriyle uğraştığımızı söyleyebiliriz. 'Şu sıra şu isimdeki web sitemi güncelliyorum.' diyebilirsiniz. Bu açıklamalar aslında önemli değildir; ama sizin işsiz olmaktan kaynaklanan içinizdeki baskıyı azaltabilir. Önümüzdeki dönemde her iki yılda çeşitli nedenle, özellikle özel sektörde çalışanların yüzde 50’si işten ayrılmak zorunda kalacaktır. Özellikle profesyonel çalışanlar için, eve önceden bir bilgisayar alınmış olması, işsiz kalınan dönemden oldukça yardımcı olacaktır. Microsoft şirketi, word, powerpoint, excel gibi programlar 'office' markasıyla satmaktadır ve haklıdır. Bu programlar; ister evde, ister yazlıkta, isterse bir otomobilde olsun, herhangi bir bilgisayarı ofise dönüştürmektedir.
     
İş dünyasının altın kuralları
•  Sabit giderleri en düşük olacak şekilde tasarlayın!
Kendi özel yaşamınızdan ve işinizden 'maliyet düşürme' kavramını kovun. Eğer ortada düşürülecek maliyet varsa, parayı bunca zaman boşa harcamışsınız demektir. Herhangi bir şeyi kurarken, daha başlangıçta evde ya da işte, gelecekte size en az gider oluşturacak yapıyı kurun.

•  Sabit gelirler yaratın!
Kriz zamanından önce yapmaya başladığınız ek işler, kriz sırasında sizi ayakta tutar. Küçük çeviriler, yazılar, kademeli doğrudan satış işleri (Dinamik ya da Amway gibi)

•  Gelir yaratacak ilişki ve yetenekler geliştirin!
Türkiye’de klasik olarak, ister bireysel planda, ister işletme planında, isterse devlet ölçeğinde olsun, bir kriz ortaya çıktığında ilk akla gelen tasarruftur. Kriz sırasında tasarruf ekonomiyi tıkar ve krizi artırır. ihtiyaç duyduğumuz tasarruf değil gelir yaratmaktır. Gelir yaratmanın temeli ise, kriz öncesinde gelir yaratacak ilişki ve yetenek geliştirmededir.

•  İkinci bir meslek geliştirin!
İşsiz kalırsanız, eğer ikinci bir meslek ya da ikinci bir temel yeteneğiniz varsa iş bulmak çok daha kolay olacaktır.

•  Yumurtaları tek sepete koymayın!
Tek bir sektöre, tek bir bölgeye ve tek bir ülkeye bağlı iş yapmayın. Tek bir sektöre hizmet verirseniz, onlar krize girince siz de girersiniz. Tek bir bölge ya da ülkeye hizmet ederseniz, bölge ya da ülke krize girince sizde krize girersiniz.

•  İş aramasanız da, eleman ilanlarını takip edin.
Eleman ilanları, bir şirketin yönetim kültürünü, hangi alana yatırım yaptıklarını, organizasyon anlayışını, bütçesini, teknolojik gelişmişlik seviyesini yansıtır. Bu tür bilgiler, gelecekte çok işe yarayabilirler.

İş bulmayın, iş yaratın
     İşsiz kalan insanlar, sık sık küçük bir işletme açmayı da akıllarından geçirirler. Kimisi bir büfe, kimisi bir gazete bayi, kimisi küçük bir konfeksiyon dükkanı ya da damacana su bayii açmayı aklından geçirir. Perakende işler, görüldüğünden zor ve masraflıdır. Ayrıca bir dükkan, insanı bir anlamda esir eder. Hiç tanışmadığınız sorunlarla karşılaşırsınız; günlük defter tutmak, zed raporu almak; tuvalete giderken birisine dükkanı emanet etmek, kontrole gelen Maliyeci’ye dert anlatmak ya da bir dolandırıcıyı atlatmak gibi.
     İkinci kategori iş, özellikle üniversite mezunu profesyonellerin yapmayı düşünebileceği işler olan, endüstriye çalışmaktır. Klasik danışmanlık ya da seçme yerleştirme hizmetleri, bu tür işlerdendir. Bir temizlik şirketinin müşterisi yine bir şirkettir. Şirketler yeni değil, çok eskiden beri birçok hizmetlerini dışarıdan alıyorlar: gümrükleme, güvenlik, temizlik, eğitim.
     Yeni dönemde işten çıkarılan profesyonellerin birkaçı birleşerek birkaç KOBİ’ye hizmet verebilirler. örneğin, profesyonel pazarlama bölümü kuramayacak birkaç küçük orta ölçekli şirket, satış üzerinden pay vereceği bir modelle, yeni kurulmuş birkaç profesyonelin yönettiği bir şirkete pazarlama işlerini verebilir. İşten çıkarılan profesyoneller, hangi kuruluşlara hangi hizmeti daha yüksek katma değerle verebiliriz diye yeni işler geliştirebilirler. Yeni iş kurarken, küçük bütçesi olan profesyoneller, gereksiz masraflardan kaçınmalıdır. çok para gerektiren işleri, biraz para ve daha çok yaratıcılıkla çözmelidir.
     

 SAYFA BAŞI 





© 2001 Milliyet