Bir zamanlar vatan için çarpışan gazilerimiz, şimdi de törenlere üniformayla katılma yasağına karşı ‘ölümüne’ direnmeye kararlı
NEŞET KARADAĞ Adana DHA
Ne bir kurtuluş günü, ne de bayramdı... Ancak önceki gün Kuvay-i Milliye Mücahit ve Gaziler Derneği Genel Merkezi’nin önünde büyük bir hareketlilik vardı.
Genel kurulda sorunlarını tartışan gaziler, başta Adana olmak üzere birçok ilde gazilerin askeri kıyafetle resmi ve kurtuluş törenlerine katılmalarının yasaklanmasını protesto ettiler.
‘Üniformasız bizi kim tanır?’
Osman Bektaş, üniformalarının Kuvay-i Milliye’nin simgesi olduğunu belirterek şöyle konuştu: "Biz de ordumuzun bir askeriyiz. Biz II. Dünya Savaşı’nda çarpışan babalarımızın, dedelerimizin elbiselerini giyiyoruz. Biz bu elbiseleri giymesek kim bizi tanır? Ölürüz de kıyafetleri çıkarmayız."
"Ancak Ata’ya teslim ederiz"
İstiklal Madalyası sahibi Şeref Galip de hiçbir kuvvetin bu giysileri çıkartmaya gücünün yetmeyeceğini vurgulayarak, "Elbiselerimizi soyarsak ulu önderin huzurunda soyarız. Anıtkabir’e gidip, madalyalarımızı, elbiselerimizi Atatürk’e teslim ederiz" dedi. Adanalı Kuvay-i Milliyeci Ali Dinçer de şunları söyledi: "Kuvay-i Milliye’yi çocuklarımıza, torunlarımıza tanıtmak için bu giysileri giymemiz şart. Elbisemize dokunmasınlar. Hapse girmeye de, ölüme de razıyız..."