27 Mart 2001 Salı


BİZE ULAŞIN



HABER İNDEKSİ



ARŞiV



YARDIM



KÜNYE



·  SON DAKİKA  
·  ANA SAYFA  
·  GÜNCEL  
·  SİYASET  
·  EKONOMİ  
·  YAZARLAR  
·  SPOR  
·  DÜNYA  
·  YAŞAM  
·  MAGAZİN  
·  SAĞLIK  
·  KADIN & MODA  
·  ASTROLOJİ  
·  OTOMOBİL  
·  ÇİZERLER  
·  BİLİM & TEKNİK  
·  TV'DE BUGÜN  
·  İŞ YAŞAMI  
·  OMBUDSMAN  
·  HAVA DURUMU  
·  CUMARTESİ  
·  PAZAR  
 
 




'Ekonomik?'

     NEDEN bu işi bir türlü başaramadık? 200 yıldır çağdaşlaşmadan bahsetmiyor muyuz? İşte, Yunanistan ve Portekiz bizi çoktan geçti!
     Bulgaristan bile AB ile tam üyelik müzakerelerine başladı, vizesi kaldırıldı! Biz yıllar sonra o aşamaya geleceğiz!
     Hukuk Fakültesi'nin birinci sınıfında ekonomi hocamız rahmetli Yüksel Ülken, 50 bin klişe ile okuyup yazan "Kore'nin fert başına milli gelirinin 61 dolar, Türkiye'nin 121 dolar" olduğunu anlatırdı... Aradan otuz yıl geçti, Kore'nin milli geliri 8 bin dolar, bizimki (devalüasyondan önce) 3 bin dolar!
     Türkiye, 18. yüzyıldan beri her devirde, Cumhuriyet dahil, düşük ekonomik performans gösterdi! Neden?
     * * *
     OSMANLI'DA 1839'dan 1896'ya kadar 61 gazete çıkmış, bunun 43'ü politiktir. "Baha Tevfik" üzerine yaptığı değerli araştırmada bu rakamı veren Rıza Bağcı, Osmanlı aydınının 'politika'ya düşkünlüğünü anlatır.
     Ahmet Güner Sayar'ın "Osmanlı İktisat Düşüncesinin Çağdaşlaşması" adlı muhteşem eserindeki bulgular daha da düşündürücüdür.
     1899 yılına kadar Japonlar sadece fenni tarım konusunda üç bin (çeşit) kitap basmışlar, bizde tümüyle ekonomi hakkında basılan kitap sayısı 10 (on) tanedir!
     1840 - 80 yılları arasında Londra Üniversitesi'ndeki iktisat derslerini izleyen yabancıların büyük çoğunluğu Japon'dur, bir tek Türk yoktur! Jön Türk'ler gırtlağına kadar politikayla uğraşmaktadır!
     Sosyal Demokrat Tevfik Çavdar'a göre, 1933'te devlet partisi CHP tarafından çıkarılan "Ülkü" dergisinde ekonomi konusunda 49, dönemin politik önceliklerini yansıtan dil ve tarih alanlarında ise 147 makale çıkmış...
     * * *
     SİYASİ öncelikli düşünme geleneğimizin bu kadar derin ve devamlı olmasının iki sebebi vardır: Siyasi sorunların önemli olduğu bir coğrafyada yaşamamız... Devleti yönetenlerin ve kanaat önderlerinin 'ekonomik sınıflar'dan değil, askeri ve bürokratik (mülki) kadrolardan gelmesi...
     Siyasete adam yetiştirecek ve iktisadi düşünceyi üretecek derinlikte sivil ekonomimiz, ticaret ve sanayi ile uğraşan derin ve yaygın sosyal sınıflarımız olmamıştır! Çünkü köylülük toplumun egemen karakteri idi.
     Ekonominin içinden gelen tek sadrazamımız yoktu, başbakanlarımız da azdır!
     Bugün Bulgaristan çoktan kentlileşmiş bir ülkedir çünkü bütün rejimler ekonomiye, sanayileşmeye, kentleşmeye öncelik vermişlerdir.
     Biz ise hala yarı köylüyüz... Ekonomik (rasyonel) nitelikte düşünmek ve hele de "ekonominin içinden gelen" adamlar aramak için ağır krizler gerekiyor hala!
     Resmi ideoloji bize neyi öğütlüyor? Ekonomik düşünmeyi mi, politik düşünmeyi mi?! Ya partilerin, politikacıların kavgaları?!
     Aman Kemal Derviş'in yolunu kesmesinler! Bu defa krizi aşma sorunu, ekmek kavgasıdır; şakası olmaz!
     
     t.akyol@milliyet.com.tr
     



 SAYFA BAŞI 





Taha AKYOL
'Ekonomik?'

Melih AŞIK
Hani kadınlar

Fikret BİLA
'Bülent devam edecek...'

Berrin Cankat
Biri kartvizitini gönderdi!

Hasan CEMAL
Washington'dan: Dış destek, Nisan ortasına kaldı

CAN DÜNDAR
Ölüyorlar!

Abbas GÜÇLÜ
37. Ağlama Haftası

Sami KOHEN
Ulusal Program seferberliği...

Meliha OKUR
Bayrak yarışı...

Tuncay Özkan
Sökmenoğlu: "Meclis temizlik yapacak"

Derya SAZAK
Sayın üye

Meral TAMER
Bu krizler öncü!

Güngör URAS
31 Mart "iki yanı keskin bıçak"

© 2001 Milliyet