27 Mart 2001 Salı


BİZE ULAŞIN



HABER İNDEKSİ



ARŞiV



YARDIM



KÜNYE



·  SON DAKİKA  
·  ANA SAYFA  
·  GÜNCEL  
·  SİYASET  
·  EKONOMİ  
·  YAZARLAR  
·  SPOR  
·  DÜNYA  
·  YAŞAM  
·  MAGAZİN  
·  SAĞLIK  
·  KADIN & MODA  
·  ASTROLOJİ  
·  OTOMOBİL  
·  ÇİZERLER  
·  BİLİM & TEKNİK  
·  TV'DE BUGÜN  
·  İŞ YAŞAMI  
·  OMBUDSMAN  
·  HAVA DURUMU  
·  CUMARTESİ  
·  PAZAR  
 
 




Washington'dan: Dış destek, Nisan ortasına kaldı

WASHINGTON

     Kemal Derviş'in dün Amerikan Hazine Bakanlığı, IMF ve Dünya Bankası'na verdiği mesaj çok açıktı.
     Dedi ki: "Parayı bugün vermezseniz, yarın çok geç olabilir!"
     Derviş buna, ne yanıt aldı?
     Washington önce Ankara'nın yeni programını ve nisan ayı ortasına kadar atacağı adımları görecek, para konusunda kararını o zaman verecekti.
     Nitekim, Kemal Derviş Türkiye saati ile gece yarısından sonra düzenlediği basın toplantısında, "Dış destek konusunu görüştük. Ancak, rakam ve kesin karar henüz yok" dedi ve sözlerine şunları ekledi:
     "Çok kritik iki hafta var önümüzde. 15 Nisan'a kadar bir yandan bizim programımızı oluşturmamız ve bu arada Meclis'ten yasal düzenlemeleri oluşturmak ve geçirmek zorundayız. Başka seçeneğimiz yok. Programsız ve dış desteksiz Türkiye yeniden büyümeye geçemez."
     Derviş, nisan ayının ortasına kadar dış destek karararının çıkmaması halinde, "tehlike durumuyla" karşı karşıya kalınacağını açık bir dille sözlerine ekledi.
     Aşağıda Kemal Derviş'in kritik pazartesi görüşmelerinden önceki yazı yer alıyor.
     ***
     Amerikan başkentinde Türk diplomatlarının yüzleri asık. "Başkan Bush yönetimiyle işler nasıl?" sorusuna üst düzeyde bir diplomatik kaynağımız aynen şu yanıtı verdi:
     "Ekonomik kriz olmasaydı, çok daha iyi olacaktı. Tam kasım krizi atlatıldı diyorduk ki, şubat krizi patladı."
     Yani işler iyi gözükmüyor.
     Nedeni malum:
     Üst üste iki kriz, özellikle sonuncusu Washington'da Ecevit hükümetine dönük güveni sıfırlamış durumda.
     "Türkiye'deki bu takımla ekonominin düze çıkması için gerekli reformlar yapılamıyor" havası hiçbir kuşkuya yer bırakmayacak biçimde kendini belli ediyor. Türkiye'ye verilen paraların Rusya örneğindeki gibi dipsiz bir kuyuda kaybolduğu yargısı, Başkan Bush yönetiminde fazlasıyla yaygınlaşmış...
     
Ama tabii bu demek değil ki Washington, Türkiye'yi böylesine güç bir döneminde yalnız başına bırakacak.
     Türkiye'ye yine destek çıkılacak!
     Ancak para ne gibi koşullarla, nasıl bir vadeyle ve hangi miktarlarda gelecek? Bu soruların yanıtları, Kemal Derviş'in kritik pazartesi görüşmeleri öncesinde çelişkili yorumlara neden oluyordu.
     O yüzden Derviş hafta sonu Washington'a uçarken tedirgin sayılırdı. Çok önemli ve çetin bir pazarlığa gidiyordu. Hem ülkesi hem de kendi kariyeri açısından kritik olan bu pazarlık dış kaynak, yani para pazarlığıydı.
     
Birkaç hafta içinde, en geç nisan ayı ortasına kadar Türkiye'ye bir miktar kaynak koparmanın gerektiğini biliyordu. Bu para piyasalara güven aşılayacaktı.
     Derviş bu yüzden gergindi.
     Eli boş dönebilir miydi?..
     Çünkü Derviş Washington'da Ecevit hükümetine karşı esen rüzgarların, yani güvensizliğin farkındaydı. Geçen bayram yapmış olduğu ilk tur görüşmelerde havanın olumsuzluğuna bizzat şahit olmuştu.
     Örneğin, Amerikan Hazine Bakanlığı'ndan üst düzeyde bir yetkili şunu demeye getirmişti:
     "İyi de bu hükümete nasıl güvenelim? Ben şimdi nasıl kalkıp da 'Bu hükümet kredi verilebilir bir hükümettir!' diyebilirim? Dersem, nasıl inandırıcı olabilirim? Örneğin IMF'den son olarak 5 milyar dolar aldınız. Ne oldu bu para?.."
     
Bu sözlerin anlamı açıktı:
     Ecevit hükümeti arabayı dört ay içinde iki kere duvara toslattı; üçüncü kere toslatmayacağını kim garanti edebilir ki?
     
Bu bakımdan Kemal Derviş tek başına ne kadar güvence olabilirdi?.. O yüzden Washington daha önce ağzı birçok kez yandığı için bu defa önce ekonomik programı ve uygulamayı görmek istiyordu, parasal desteği sağlamadan önce...
     Nitekim bu gerçeği, ABD'nin Ankara Büyükelçisi Pearson'ın da Başbakan Ecevit'e diplomatik bir dille söylediği biliniyor.
     Siyasal destek konusuna gelince..
     Bir de bu konu var Washington'da. Koalisyon ortakları, Kemal Derviş'in ne kadar arkasında sorusu güncelliğini koruyor. Ecevit'in desteği ve içtenliği konusunda kuşku beslenmiyor.
     Ama buna karşılık aynı rahatlık koalisyonun MHP ve ANAP kanatları hakkında yok. Bu kanatlarda Derviş'e yönelik desteğin gönülsüz, eski deyişle kerhen olduğuna inanılıyor.
     Bu durumun ileride Derviş'in elini tutması ve yeni ekonomik programın uygulanmasını köstekleme ihtimali üzerinde de duruluyor.
     Bir soru:
     Washington'da Başkan Clinton olsa, Türkiye açısından işler daha kolay olabilir miydi?
     Böyle düşünenler var.
     Çünkü Cumhuriyetçi Başkan Bush'un ekonomi takımı IMF'den, Dünya Bankası'ndan fazla hazzetmiyor.
     
Washington kulisi...
     Bush'un Hazine Bakanı O'Neill, "Herkes önce pazar ekonomisinin gereklerini yerine getirsin; oyun kuralına göre oynanırsa kriz falan çıkmaz" diyor.
     Yani Amerikan vergi mükellefinin parasını dipsiz kuyulara atmak istemiyoruz diyorlar.
     Ama tabii konu Türkiye olunca iş değişiyor.
     Cumhuriyetçiler için de öyle.
     Hazine biraz farklı baksa da, Amerikan Dışişleri Bakanlığı'yla Pentagon, Türkiye'nin krizde yalnız bırakılmamasını, mutlaka desteklenmesini istiyor.
     Çünkü Başkan Bush yönetiminin örneğin Rusya'dan Ortadoğu ve Irak'a kadar dış politikada su yüzüne vuran yönelişleri de Türkiye desteğini gerekli kılıyor.
     Destek çıkacak ama nasıl?..
     Türkiye bugünlerde bu konuyu tartışacak. Bu arada ben de hafta boyunca Washington kulisine ayna tutmaya çalışacağım.
     
     h.cemal@milliyet.com.tr
     



 SAYFA BAŞI 





Taha AKYOL
'Ekonomik?'

Melih AŞIK
Hani kadınlar

Fikret BİLA
'Bülent devam edecek...'

Berrin Cankat
Biri kartvizitini gönderdi!

Hasan CEMAL
Washington'dan: Dış destek, Nisan ortasına kaldı

CAN DÜNDAR
Ölüyorlar!

Abbas GÜÇLÜ
37. Ağlama Haftası

Sami KOHEN
Ulusal Program seferberliği...

Meliha OKUR
Bayrak yarışı...

Tuncay Özkan
Sökmenoğlu: "Meclis temizlik yapacak"

Derya SAZAK
Sayın üye

Meral TAMER
Bu krizler öncü!

Güngör URAS
31 Mart "iki yanı keskin bıçak"

© 2001 Milliyet