27 Mart 2001 Salı


BİZE ULAŞIN



HABER İNDEKSİ



ARŞiV



YARDIM



KÜNYE



·  SON DAKİKA  
·  ANA SAYFA  
·  GÜNCEL  
·  SİYASET  
·  EKONOMİ  
·  YAZARLAR  
·  SPOR  
·  DÜNYA  
·  YAŞAM  
·  MAGAZİN  
·  SAĞLIK  
·  KADIN & MODA  
·  ASTROLOJİ  
·  OTOMOBİL  
·  ÇİZERLER  
·  BİLİM & TEKNİK  
·  TV'DE BUGÜN  
·  İŞ YAŞAMI  
·  OMBUDSMAN  
·  HAVA DURUMU  
·  CUMARTESİ  
·  PAZAR  
 
 




37. Ağlama Haftası

     Çağımız bilgi çağı. Bilgiye giden yol ise okul ve kütüphanelerden geçiyor. Eğitimin çok içinde olduğumuz için sanıyorduk ki, daha kötü durumda olanı yok. Ama kütüphanecileri dinlediğimde eğitimciler adına şükrettim. Peki böyle bir durumda çağı nasıl yakalayacağız? Ulusal Programla mı? Güldürmeyin!..
     37. Kütüphaneciler Haftası Ankara Milli Kütüphane'de yoğun bir programla kutlanıyor. Hafta sonuna kadar hemen her saat birbirinden ilginç paneller, konferanslar ve kültürel etkinlikler var. Bilgi birikimine, sanal ortamda bilgi erişimine ve transferine ilgi duyanlar için bulunmaz fırsat. İlgilenenlere duyurulur...
     Açılış konferansı için çağrılmaktan ve kendileriyle birlikte olmaktan onur duydum. Yaptıkları işi bu kadar çok sevmelerine ve bu kadar zor koşullarda çalışmalarına karşın, maddi ve manevi olarak bu kadar az onore edilen bir başka meslek herhalde çok az bulunur...
     Bir yandan çağı yakalamaya soyunacaksınız, öte yandan çağa açılan pencerelerden birine kapkara perdeler çekeceksiniz. Olmaz böyle şey. Ne devlet olarak, ne de halk olarak onlara sahip çıkabilmişiz. Bu yüzden hemen herkesin yakasında siyah kurdele vardı. Nedenini de bir bir açıkladılar. Hiç de haksız sayılmazlar:
     * Üniversite mezunları içinde en düşük maaşı kütüphaneciler alıyor. 4 yıllık fakülte mezunun aldığı maaş 184 milyon lira.
     * Bin 486 halk kütüphanesinde sadece 284 kütüphaneci çalışıyor.
     * İngiltere'de 4100, Avusturya'da 2451, Hollanda da 1750 kişiye bir halk kütüphanesi düşerken, bizde ancak 50 bin kişiye bir kütüphane düşüyor. Ama onlar da içler acısı...
     Aslında rakamlar çok çarpıcı. Ama daha fazla moral bozmaya gerek yok. Ankara Vali Yardımcı anlattı. Koca Ankara'da hepsi hepsi 46 kütüphane varmış. Ama bunlardan 12'si onarım ve personel yokluğu nedeniyle kapalıymış!..
     En acısı da sanal bilgi birikimi ve transferinin doruğa çıktığı bir ortamda bin 400 halk kütüphanesinden sadece ve sadece 22'sinin internet bağlantısı varmış. Dahası: binden fazlası çalışamaz durumdaymış!..
     Kütüphanelerini böylesine ihmal eden bir ulus, bir değil, bin tane ulusal program hazırlasa AB'ye giremez. Girmemeli de!..
     Kültür Bakanı sanki ateş almaya gelir gibi geldi, kısa bir konuşma yaptı ve gitti. Bolca mesaj vardı. Sezer ve Bostancıoğlu'ndan ise yoktu. Oysa kütüphanecileri en fazla desteklemesi gereken onlar. Biri halkın, öteki öğrencilerin babası. Ama bırakın gelmeyi, kutlamaya bile gerek görmüyorlar! Yazık, hem de çok yazık...
     Daha fazla ve daha donanık kütüphane ve daha fazla kitap için kampanya önerdim. Alo Bilgi hattının yararlı olacağını söyledim. Kütüphaneye gelmeyi özendirici promosyonlar, kaynak artırıcı paketler dile getirdim. Ama moralleri öylesine bozuktu ki!..
     Özetin özeti: Eğer çağı yakalamak istiyorsak onlara sahip çıkmalıyız. Hem de hiç vakit geçirmeden!..
     
     aguclu@milliyet.com.tr
     



 SAYFA BAŞI 





Taha AKYOL
'Ekonomik?'

Melih AŞIK
Hani kadınlar

Fikret BİLA
'Bülent devam edecek...'

Berrin Cankat
Biri kartvizitini gönderdi!

Hasan CEMAL
Washington'dan: Dış destek, Nisan ortasına kaldı

CAN DÜNDAR
Ölüyorlar!

Abbas GÜÇLÜ
37. Ağlama Haftası

Sami KOHEN
Ulusal Program seferberliği...

Meliha OKUR
Bayrak yarışı...

Tuncay Özkan
Sökmenoğlu: "Meclis temizlik yapacak"

Derya SAZAK
Sayın üye

Meral TAMER
Bu krizler öncü!

Güngör URAS
31 Mart "iki yanı keskin bıçak"

© 2001 Milliyet