27 Mart 2001 Salı


BİZE ULAŞIN



HABER İNDEKSİ



ARŞiV



YARDIM



KÜNYE



·  SON DAKİKA  
·  ANA SAYFA  
·  GÜNCEL  
·  SİYASET  
·  EKONOMİ  
·  YAZARLAR  
·  SPOR  
·  DÜNYA  
·  YAŞAM  
·  MAGAZİN  
·  SAĞLIK  
·  KADIN & MODA  
·  ASTROLOJİ  
·  OTOMOBİL  
·  ÇİZERLER  
·  BİLİM & TEKNİK  
·  TV'DE BUGÜN  
·  İŞ YAŞAMI  
·  OMBUDSMAN  
·  HAVA DURUMU  
·  CUMARTESİ  
·  PAZAR  
 
 




Sayın üye

     TBMM'de bugün sayın üyelerden birinin - Van milletvekili Mustafa Bayram'ın - dokunulmazlık dosyaları görüşülecek.
     Son olarak adı "Picasso operasyonu"yla gündeme gelen Bayram hakkında "adam öldürmeye azmettirme" gerekçesiyle Van Ağır Ceza Mahkemesi'nde açılmış bir dava bulunuyor. Milletvekili seçilince dokunulmazlık kazanan "sayın üye" 24 yıl hapsi istenen davada yargılanmaktan kurtulmuş. Mustafa Bayram ayrıca tarihi eser kaçakçılığıyla suçlanıyor.
     Meclis Danışma Kurulu'nun dünkü kararıyla Bayram'la ilgili dokunulmazlık dosyaları öne çekildi. Bugünkü oylamada geç kalmış bir işlem yerine getirilecek ve "bağımsız" milletvekiline yargı yolu açılacak.
     Ancak bu tür kararlarla "kamu vicdanı"nı rahatlatmak mümkün müdür? Mustafa Bayram, tek başına mahkemeye gönderilse ne olacak?
     Anayasa'nın 83'üncü maddesi bugünkü haliyle yürürlükte kaldığı sürece, "dokunulmazlık zırhı" eskisi gibi kullanılmayacak mı?
     Geçen dönem CHP'nin verdiği değişiklik önerisi kadük olunca, TBMM üyelerinin düşüncelerinden ötürü sorumlu tutulamayacaklarına ilişkin madde dışındaki "koruma duvarı"nın yıkılması gündemden düştü. 83'üncü madde seçimden önce veya sonra suç işlediği öne sürülen milletvekili hakkında Meclis kararı olmadıkça, sorgulama ve yargılama yapılamayacağını hükme bağlıyor.
     Susurluk skandalı bu zırhın kaldırılması açısından dönüm noktasıydı. Aşiret reisi Sedat Bucak o sayede korunabildi ve 18 Nisan'da yeniden seçildi.
     Mustafa Bayram da ANAP ve Fazilet'le başlayan siyasi serüvenini üçüncü dönem Meclis'e taşıma başarısını gösterince 24 Mayıs 1999 tarihinden geçerli olmak üzere Van'daki cinayet davasının dışında tutuldu.
     Meclis bu tür dosyaları zamana yaymakla kurumsal saygınlığını aşındırıyor.
     Sorun bir "sayın üye"yle bitmiyor. Önemli olan Anayasa'nın 83'üncü maddesini yeniden gündeme getirebilmektedir. Ayrıca DYP'nin tartışmaya açtığı milletvekili seçimindeki "tercih" sistemi halka sandık başında kendini koruma hakkını verebilir. Siyasi partilerin seçim harcamalarıyla ilgili "şeffaflık" düzenlemesi de süratle hayata geçirilmelidir.
     TESEV'in son araştırması da gösteriyor ki, halkın Meclis'e ve siyaset kurumuna olan güveni süratle aşınıyor.
     Trafik cezası ödemeyen, bankalara borç takan, çalıntı Picasso tablosu pazarlayan "sayın üye" haberleri parlamentoya yakışmıyor.
     TBMM Başkanlığı, dokunulmazlıkla ilgili Anayasa değişikliği konusunda grupları harekete geçirmelidir.
     Yakın tarihin en ağır ekonomik bunalımı yaşanırken "sayın üyeler" ettikleri yemine sadık kalarak, mesailerini toplumun huzur ve refahı yönünde kullanmalıdır.
     
     dsazak@milliyet.com.tr
     



 SAYFA BAŞI 





Taha AKYOL
'Ekonomik?'

Melih AŞIK
Hani kadınlar

Fikret BİLA
'Bülent devam edecek...'

Berrin Cankat
Biri kartvizitini gönderdi!

Hasan CEMAL
Washington'dan: Dış destek, Nisan ortasına kaldı

CAN DÜNDAR
Ölüyorlar!

Abbas GÜÇLÜ
37. Ağlama Haftası

Sami KOHEN
Ulusal Program seferberliği...

Meliha OKUR
Bayrak yarışı...

Tuncay Özkan
Sökmenoğlu: "Meclis temizlik yapacak"

Derya SAZAK
Sayın üye

Meral TAMER
Bu krizler öncü!

Güngör URAS
31 Mart "iki yanı keskin bıçak"

© 2001 Milliyet