Genelde iyimserimdir. Üstelik her olayı didik didik sorguladığım halde çoğu kez bardağın dolu yarısını görmeyi başarırım. Gözü kapalı güvendiğim kişilerin sayısı, taa ilk gençlik yıllarımdan beri bir elin parmaklarını aşmamıştır. Haddinden fazla seçici olduğum için de sanırım az yanılırım.
Bu kişisel girizgahın bir nedeni var elbette! Son krizden bu yana güvendiğim kişilerin tümü, söz birliği etmişçesine "Büyük krizi henüz yaşamadık" diyorlar.
Bakın sonra söylemedi falan demeyin! Bu kriz öyle 2 ayda geçecek bir kriz falan değil. Belki arada bize kısa süreli rahat nefes aldırabilir, ama galiba birkaç yıl sürecek derin bir darboğaza girmekteyiz. Bu gerçeğin ne kadar çabuk farkına varabilirsek, o kadar kolay atlatabiliriz.
Yılların deneyimli, üstelik de şu sıralar tuzu fevlakade kuru bir finansçısı, dün sabah telefonda yakınıyordu:
"Bizim millet maalesef bu krizin derinliğini görmezlikten gelmekte ısrar ediyor. Aklı başında bildiğim insanlar, '1994'ü geçirdik, bunu da atlatırız' havasındalar. Ve korkum şu ki, bu aymazlık krizin aşılmasını geciktirecek."
İstanbullu iş çevrelerinin önde gelen simalarından birine göre de yeni krizler yolda: "İyi ki Anayasa'lar fırlatıldı ve bu kriz patladı. Ama Türkiye, birkaç kez daha duvara toslamadan düze çıkamaz. Kamu bankaları operasyonu, siyasilerin para muslukları ve iktidar odaklarından ellerini çekmeleri gibi çok radikal değişiklikler, bu kadarlık faturayla hayata geçirilemez."
Anlayacağınız son 3 ayda geçirdiğimiz 2 kriz öncü! Daha birkaç kez duvara toslamamız pek muhtemel. Etkili çevrelerde bir türlü düşmeyen jeton, faturayı kabartıp tahribatı daha da artıracak.
Dolar kurunda istikrar
1 milyon lira sınırına yaklaşan doların Merkez Bankası müdahalesiyle 850 bin lira seviyelerine gerileyeceği umutları sönüyor. Dolar kuru 970 - 980 bin lirada istikrar(!) kazanacağa benziyor.
Koç Holding Halkla İlişkiler Koordinatörü Tuğrul Kutadgobilik'ten öğrendiğime göre krizin ertesinde dolar ödemelerini 1 dolar = 700 bin lira üzerinden ve avans şeklinde yapan Koç, ay sonunda piyasadaki dolar kuruna göre aradaki farkı ödeyerek hesapları kapatacaklarmış. Bu arada ertelenen herhangi bir ödeme de olmamış.
Meto'ya bir kriz lütfen!
Trafikte Ortak Akıl Platformu TRAP'ta birlikte çalıştığımız Alman Lisesi'nden sınıf arkadaşım Metin Fadıllıoğlu dün aradı. Ankara'da gelecek ay sonu İçişleri, Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanlığı'nın da katılımıyla toplanacak Trafik ve Yol Güvenliği Konferansı'nda, "trafikte seyreden tüm araçların (resmiler de dahil) bağlı oldukları kurumu arkalarında teşhir ederek sivil denetime açık olmalarıyla ilgili" bir tebliğ sunacağını haber verdi.
"Ekonomiyi nasıl görüyorsun, işlerin nasıl?" diye sorduğumda ise "Yine yatırımdayken krize yakalandım. Ama şikayetçi değilim. Krizdeyken yatırım yapmanın da kendine göre bir avantajı var. Hem kriz bittiğinde hazır durumda oluyorsun, hem de krizde pek çok harcama kısılsa da insanlar yeni bir yeri görmeye hevesli oluyorlar" dedi.
Fadıllıoğlu, diskoteği, barları ve çok büyük bir lokantasıyla büyük bir kompleks olan Taksim Nightpark'ı 1991'e girerken yılbaşı gecesi açmış. 17 gün sonra Körfez krizi patlamış.
1993'te Ulus 29'u açmış. Dolar 12 bin lirayken ihalelere girmiş. 1994 kriziyle dolar 40 bine vurunca, bankalar yüzde 450 - 550 faizle geri çağırmışlar kredilerini.
Son olarak da Odakule'nin yanında Beyoğlu'nun atmosferine uygun, fiyatları da Beyoğlu standartlarında balık ağırlıklı bir lokanta açmış. Adı Keyfan. Bu kez diğerlerinden farklı olarak önce 19 Şubat krizi gelmiş, ardından 3 Mart'taki açılış!
Metin "havada, karada denizde, her şartta yatırım" diyor. Bu durumda biz de birkaç kriz daha diliyoruz!